Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    DEM Parti Milletvekili Özgül Saki: AB’nin yeni Göç Paktı mülteci kıyımına dönüştü

    8 Kasım 2026

    Rojin Kabaiş’in amcasına İstanbul’da saldırı: “Davayı bırakın” tehdidi

    8 Kasım 2026

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları: “Eşit yurttaşlığın yeni tanımlanması acildir ve elzemdir”

    8 Kasım 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Mekke Anlaşması ve Orta Doğu’nun koridor savaşları

      6 Kasım 2026

      Allende’ye Darbe: Şili 1973

      4 Kasım 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

      29 Ekim 2026

      Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

      29 Ekim 2026

      Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

      28 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Trump yenilince o da yenilmiş sayılır mı ?

      5 Kasım 2026

      Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

      2 Kasım 2026

      Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

      30 Ekim 2026

      En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

      26 Ekim 2026

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tuncay Yılmaz: Avrupa’da enternasyonalist bir ortak direniş hattı kurmak istiyoruz

      29 Ekim 2026

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Suriye saldırısı yeni bir darbe girişimidir

    Suriye saldırısı yeni bir darbe girişimidir

    Siyasi Haber29 Ekim 2019
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Mahir SAYIN yazdı: Suriye istilasının amacı fiilen bir sıkıyönetim uygulaması oluşturmak ve iktidar blokunu gelişen faşist atmosferde koruyabilmektir.

    TSK, ABD ve Rusya ile anlaşmalı ve esas olarak da ikisi arasındaki bir anlaşmaya bağlı olarak Suriye topraklarının 120×30 km’lik bir alanını daha işgal etmiş oldu. Bu istila harekatından kazanılacak olanları RTE söyle sıralamıştı: “terör örgütü” TC sınırlarından uzaklaştırılacak; TSK 448×32 Km’lik bir sınır hattını askeri denetim altına alacak; Bu bölgeye 2 milyon göçmenin yerleştirilmesine uygun kentler ve evler inşa edilecek; 2 milyon göçmen buraya taşınacak;


    Duruma bakılırsa bunlardan gerçekleşen sadece bir tanesi var: “terör örgütü”nün sınırdan 30 km uzaklaştırılması. Buna karşılık 448 km, kendiliğinden Tel Abyad-Ras El Ayn arası olan 120 Km’ye inmiş bulunuyor. Buna karşılık yapılan anlaşmaya göre ise geri kalan 328 Km’lik alanın önemli bir kısmı Rusya/Suriye denetimine geçerken, Kamışlı kesimi ise yine özerk yönetim denetimine bırakılmış bulunuyor.


    Yapılan anlaşmanın içine Adana Anlaşması’nın da sokuşturulmuş olması TC Devleti’nin şimdiye kadar muhatap olarak kabul etmediği, yıkmaya uğraştığı Suriye rejimini  tanıması ya da en azından bir zaman sonra ilişki kurmayı kabul etmesi anlamına geliyor. Peki şu lafı edilen “Suriye’nin toprak bütünlüğü” ne oldu? Suriye’ye karşı kurulmuş olan eski adıyla El Kaide-ÖSO ve yeni TC nüfus kağıdıyla “Suriye Milli Ordusu” olarak konulan katiller sürüsü bu toprak bütünlüğünün hangi kısmına girecek? Bu lafı ederken akla getirilen sadece Kürtler olduğu için kimse işin bu tarafını sorgulamıyor.


    Durum bundan ibaret olunca iki milyon göçmenin gönderilmesi ve onların bütün sınır boyuna yapılacak 150 m2  bahçeli/bostanlı, 250 m2 yaşam alanı olan evler de şimdilik bir kenara konulmak durumunda.


    Peki bu operasyonla sağlandığı söylenen avantajlara daha önce ABD ile yapılan anlaşmayla zaten ulaşılmamış mıydı? O zaman aynı şeye savaş yoluyla ulaşmanın getirdiği avantaj ne acaba? Üstelik, bütün dünyanın tepkisini toplama, ABD ile ilişkilerin gerilmesine neden olma, AB’nin ve NATO’nun TC’ye karşı yaptırım konuşmasına neden olan ve Kürtlerin de IŞİD’le yaptıkları savaşta kazandıkları prestije en az onun kadar güçlü bir yenisinin eklenmesine neden olunarak gelinen noktanın getirdiği kar ne? Bu işin hiçbir ticareti olmasa RTE gibi bir tüccar bu işe girişmezdi. O zaman elde edilen kazançları ilan edilen hedefler açısından değerlendirmek değil ilan edilmeyenler üzerinden değerlendirmek gerekir.


    Onları anlamak için bu operasyona girişilmeden önceki TC’nin durumuna bakmak bunların neler olduğunu bize söyler:


    -Yerel Seçimlerin yarattığı sonuçlar:


    1- AKP’nin seçim kaybetmezliği efsanesinin yıkılması ve muhalefetin kazanma duygusunu edinmesi;


    2- faşist iktidar blokunun yenilgi psikozuna girmesi ve rant kaybına uğramasıyla hem ittifak ilişkilerinin zayıflaması hem de AKP’nin iç bağlarının gevşeyerek kurulacak olan yeni iki partinin daha büyük kopuşlar sağlayabilecek olması.


    Bütün mesele işte bunların etrafındadır.


    Suriye istilasının amacı fiilen bir sıkıyönetim uygulaması oluşturmak ve iktidar blokunu gelişen faşist atmosferde koruyabilmektir.


    Kürt düşmanlığı temeline ve rant paylaşımına dayanan faşist ittifak yerel seçimlerde sergilediği gibi kendisini bir varoluş yokoluş sorunuyla yüz yüze hissetmektedir. Onun için de “memleketin bekası” dediğinde kimse bunu ciddiye almayıp mevcut bloku esas olarak ekonomiden başlayan gerçeklerle yargılamış ve çoğunlukla mahkum etmiş bulunmaktadır. Bu durum çıkar çetesinin iç ilişkilerini fena halde sarsmış ve öncelikle ittifakın büyük parçası AKP kendi içinde derin çelişkilere boğulmuştur. Bu durum önümüzdeki aylarda çapı henüz kestirilemeyen bir bölünme, parçalanma zincirleme reaksiyonunu başlatmış bulunmaktadır. İktidar biraz daha beklese, muhalefetin çok da şiddetli olmayan darbeleri karşısında esas olarak belki de kendi ağırlığının altında ezilme durumuna ilerlemekteydi.


    O zaman beka sorununu memleket için de gerçek haline getirmek gerekirdi ki, bu bloka karşı duranlar gerçekten memleketin bekasını tehdit altına sokuyor görünsünler ve vatan hainliği ile suçlanabilsinler.


     


    Faşist blok için iktidarda kalmaya onay üretebilecek tek yol meselenin ulusal güvenlik boyutuna ulaşabilmesiydi. Bunun tadını 1 Kasım Seçimleri’nde almışlardı. Nitekim harekatın başlamasıyla birlikte muhalefet yerel seçimlerde elde ettiği bütün avantajı bir kenara koyup “Yenikapı ruhuyla” yeniden iktidarın arkasına geçti. Nasıl ki, 15 Temmuz denetimli darbesi sayesinde faşist blokun ayaklarının üzerine dikilmesine olanak sağlanmışsa şimdi de yerel seçimlerin ardından faşist blokun içine yuvarlandığı gayya kuyusundan bir zaman için daha kurtulmasına olanak sağlanmış oldu. RTE meseleyi yeniden “ulusal güvenlik” sorunu haline getirmeyi başardıktan sonra yüz yüze geleceği sorunların basıncını en azından bir altı ay daha öteye itme ve memleketi fiili bir “olağanüstü hal”le yönetme şansını elde etmiş oldu. Kimi örneklerinde görüldüğü gibi muhalefetin bastırılması, yıldırılması, dağıtılması için her türlü saldırıyı beklemek gerekiyor.


    Ne var ki, şimdi yaratılan faşizan atmosfer daha önceki örneklerinde görüldüğü gibi yüz yüze gelinecek sorunlara, ABD ve Rusya’nın orta sıçanı haline gelmenin yaratacağı yeni sorunların katılmasıyla rüzgarın önüne kattığı bir sis gibi dağılacak, muhalefet güçleri yerel seçimlerle edindikleri kazanma duygusunu geri getirecek ve faşist iktidar blokunun kurumsallaşma çabalarına dağıtıcı darbelerini indirecektir.


    RTE bu yaptıklarıyla mevcut konjonktürü aşma ve blokun yaşamasına imkan verecek yeni bir konjonktürün ortaya çıkmasına kadar dayanma adına Trump’ın sürekli savurduğu tehditlere ve  “aptallık etme!” laflarına bile sesini çıkarmaya cesaret edemeyecek kadar zor bir durumun içerisine sürüklenmiş olduğunu çok iyi bilmektedir.


    Muhalefet güçleri Kılıçdaroğlu’nun “Yenikapı’ya” giderken sıraladığı saçmalıklara yenilerini ekleyerek muhalefet güçlerini faşist blokun arkasına takmasına kuşku yok ki, kendi partisinden de giderek artan tepkiler gelecek ve nasıl orada destek verdiği AKP’nin “kontrollü darbe yaptığını” söylemek zorunda kalmışsa şimdi de, “çocuklarımızı ölüme” gönderdiniz deme zorunluluğunu duyacaktır. Ama herkes o sözünü ettiği çocukları ölüme gönderenin kendisi olduğunu bilmektedir. Önder kıtlığında partisine devlet adına “müdürlük” yapan Kılıçdaroğlu’dan kurtulmak da bu yaptıklarıyla daha yakına gelecektir.


    RTE’nin iç çelişkileri yumuşatma amacıyla giriştiği bu saldırganlık dünyada hak ettiği tepkiyi çoktan bulmuş durumdadır. Yığınların içine sürüklendikleri savaş psikolojisinin etkilerinin geçmesinin ardından muhalefetin öncesinden daha güçlü bir dalga halinde geriye geleceğine kuşku yoktur. Bu iç çelişkilerin keskinleşmesi sonucu böyle alacağı gibi dünyanın içine sürüklendiği ekonomik durgunluk ve büyük güçler arasındaki çelişkilerin keskinleşmesinin yaratacağı etkiler açısından da böyle olacaktır. RTE Rusya-ABD arasında serbest alanda hareket edebileceğini sanırken, herkes onun orta sıçan konumuna sürüklendiğini biraz daha fazla görme şansını elde etmektedir. Yönetenlerin maskaraya dönmesi muhalefetin cüretinin artmasının ve eskisi gibi yönetilmek istemediklerini daha açık ifadelerle sergilemelerinin en önemli kaynağıdır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    TSİP Dayanışma Grubu 2026 buluşmasında Kürt sorunu ve çözüm süreci tartışıldı           

    8 Ekim 2026

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Mekke Anlaşması ve Orta Doğu’nun koridor savaşları

    Korkut Akın

    Allende’ye Darbe: Şili 1973

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

    Mahsuni Gül

    Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Trump yenilince o da yenilmiş sayılır mı ?

    Aziz Çelik

    Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

    Siyasi Haber

    Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

    Aziz Çelik

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kadıköy’de Asgari Ücret İnisiyatifi’nden eylem: “Açlık sınırının altındaki ücreti reddediyoruz”

    8 Kasım 2026

    Dilovası’ndaki iş cinayetinin yıl dönümünde adalet çağrısı: “Sorumlular yargılanana kadar mücadele edeceğiz”

    8 Kasım 2026

    Soma’da İmbat Madencilik işçileri iş bıraktı: Eylem TKİ önüne taşındı

    5 Kasım 2026
    KADIN

    Urfa’da 2 kadın katledildi

    5 Kasım 2026

    ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ Konferansı yapılıyor

    31 Ekim 2026

    İpek Er’in faili eski uzman çavuş Musa Orhan’a beraat

    26 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.