Emek Servisi, (SH), (MMY)
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri, kadın örgütleri ve emek meslek örgütleri, 8 Kasım 2025’te meydana gelen katliamın yıl dönümünde Dilovası Kent Meydanı’nda bir araya geldi. Katliamın yaşandığı atölyeye kadar yürüyen kitle, yürüyüş boyunca “Dilovası için adalet herkes için adalet”, “İşçiler ölüyor hükümet izliyor”, “Çalışırken ölmek istemiyoruz” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları attı.
Atölye önünde yapılan açıklamada ilk sözü alan yaşamını yitiren Tuncay Yıldız’ın oğlu Ali Yıldız, alanın yürürlüğe uygun olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Buraya denetime gelip de koli koli parfüm alan zabıta ve belediye görevlilerinden şikayetçiyiz. Bazı tahliyeler oldu ancak biz sonuna kadar mücadelemizin peşini bırakmayacağız.”
“Gebze’den katilleri sevk ediyorlar, Kandıra’da serbest bırakıyorlar”
Katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları, yargılama sürecinde patronların ve yetkililerin serbest bırakılmasına tepki gösterdi:
- Esma Gikan’ın eşi Aytekin Gikan: Bir senedir adaletin sağlanmadığını vurgulayarak, kaçak yapının önceki dönem belediye başkanı Hamza Şahin ve serbest bırakılan Ali Osman Akat dahil tüm faillerin hesap vermesi gerektiğini dile getirdi.
- Nisanur Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir: “Kızım daha 15 yaşındaydı. Gebze’den katilleri sevk ediyorlar, Kandıra’da serbest bırakıyorlar. Milletvekillerinin verdiği soru önergeleri AKP-MHP oylarıyla reddediliyor. Adaleti versinler bana” ifadelerini kullandı. Anne Altun Taşdemir ise duruşmaların Kandıra yerine Gebze Adliyesi’nde görülmesini talep etti.
- Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu: Patronların korunduğunu ifade ederek, “Mahkemede bütçenin ne olduğunu soruyorlar, buranın müdürü olan adam bütçenin ne olduğunu bilmiyor. Hesap verecekler” dedi.
- Tuncay Yıldız’ın eşi İlknur Yıldız: Hükümetin sorumluları koruduğunu belirterek, “Hakimler gözümüzün içine baka baka katilleri tahliye etti. Ölenler AKP’li olsaydı sorumlular çoktan karga tulumba içeri alınmıştı” diye konuştu.
Anmaya İliç maden katliamı ve Gayrettepe gece kulübü katliamında yaşamını yitirenlerin aileleri de katılarak destek verdi.
DEM Parti: “Bu sistemin çarkını kırmak zorundayız”
Anmada konuşan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Türkiye’deki cezasızlık politikalarına dikkat çekerek, “Adalet birilerinin tekelinde kalmış. İşçi, çocuk ve kadın katliamlarının son bulması için bu sistemin çarkını kırmak zorundayız” dedi.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise kaçak yapının 2021 yılında verilmiş yıkım kararı olduğunu hatırlatarak, “Suçların üzeri örtülsün diye binayı iki günde yıktırdılar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan neredeydi? Mahkemelerden adalet gelmiyorsa adaleti mücadelemizle biz sağlayacağız” diye konuştu.
Kadın örgütleri: “Cinsiyetçi iş bölümü ve emek sömürüsü ölüme sürüklüyor”
Kadın örgütleri adına ortak basın açıklamasını okuyan Selda İlgöz, Dilovası’nda yaşananların kadın ve çocuk emeğini ucuz ve güvencesiz kılan sömürü düzeninin doğrudan sonucu olduğunu vurguladı.
İlgöz, günde 16 saati bulan çalışma sürelerinin, alınmayan iş güvenliği önlemlerinin ve denetimsizliğin ölümlere zemin hazırladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Kadın emeğinin ucuz görülmesi, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin maliyet kalemi olarak değerlendirilmesine yol açıyor. Kadınların yaşamı ve sağlığı, cinsiyetçi iş bölümünün ve emek sömürüsünün iç içe geçtiği bu düzende sistematik biçimde değersizleştirilmektedir.”
Ortak talepler
Açıklamanın sonunda adalet mücadelesini yürüten kurumların ve ailelerin ortak talepleri şöyle sıralandı:
- Katliamda ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan tüm patronlar, üretici markalar ve denetim görevini yapmayan kamu yetkilileri yargılanmalıdır.
- İşçi aileleri, avukatlar ve adalet mücadelesi yürüten kurumlar üzerindeki baskılara son verilmelidir.
- Kadınları, çocukları ve göçmen işçileri güvencesiz ve kayıt dışı çalışmaya mahkûm eden düzene karşı bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalıdır.
- Ulaşım zorluğu yaşanan Kandıra Adliyesi yerine duruşmalar Gebze Adliyesi’nde görülmelidir.
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı denetimsizlikteki sorumluluklarıyla yüzleşmeli ve davanın takipçisi olmalıdır.
Görüntüler: @ZeyoKuray (X)
