Enek Servisi, (SH), (MMY)
Kadıköy Boğa Heykeli önünde bir araya gelerek Rıhtım’a yürüyen kitle, “Büyüdüysek payımızı verin; asgari ücreti ve tüm ücretleri yükseltin, enflasyon oranına, açlık sınırına ve TÜİK yalanına son” yazılı pankart taşıdı. Yürüyüş boyunca “Açlık sınırının altında asgari ücreti reddiyoruz” ve “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları atıldı.
Rıhtım’da Asgari Ücret İnisiyatifi adına ortak basın açıklamasını okuyan Hazal Akarpınar, asgari ücretin güncel açlık sınırının 10 bin lira altında kaldığına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Cebimizdeki her 4 liranın 1’ini enflasyon yuttu. Biliyoruz ki emekçiyi hızlı para vaadine sürükleyen, ücretleri bastıran iktidarın ekonomi politikalarıdır. Açlık sınırının altındaki asgari ücret de sigortasız ve güvencesiz çalıştırma da bu iktidarın bilinçli tercihlerinin ürünü. Emeği ucuzlatanlar, emekçinin can güvenliğini de hiçe sayıyor.”
Akarpınar, Dilovası’ndaki kozmetik atölyesinde 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayetinin yıl dönümüne de değinerek, katliamın ucuz ve güvencesiz işçilik düzeninin somut bir sonucu olduğunu ifade etti.
“2027 bütçesinde faize 4 trilyon, silaha yüzde 229 artış”
Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren 2027 bütçe teklifindeki kaynak aktarımlarını eleştiren Akarpınar, bütçe tercihlerinin halk aleyhine şekillendiğini vurguladı:
- Sınırlı Zam Kapıda: Asgari ücretin vergi istisnası kalemindeki yüzde 33,7’lik artışın net ücreti ancak 37 bin 537 liraya çıkaracağını belirten Akarpınar, bu tutarın mevcut 38 bin 24 liralık açlık sınırının dahi altında kalacağını söyledi.
- Faiz ve Sermaye Önceliği: Bütçeden faiz ödemelerine 3 trilyon 975 milyar lira ayrıldığını aktaran Akarpınar, faiz harcamalarının sağlığa ayrılan kaynağın iki, sosyal yardımların ise üç katı olduğuna işaret etti.
- Silahlanma ve Vergi Adaletsizliği: Silah ve mühimmat ödeneğinin tek kalemde yüzde 229 arttırıldığını belirten Akarpınar; KDV, ÖTV ve gelir vergisiyle halktan 14,5 trilyon lira toplanırken patronların kurumlar vergisinin 2,2 trilyon lirada bırakıldığını vurguladı.
- Emekli Seefaleti: 17 milyon emeklinin en düşük aylığının 23 bin 552 lira ile açlık sınırının 14 bin 472 lira altında kaldığını söyleyerek Birleşik Emekliler Sendikası’nın Ankara yürüyüşündeki tepkisini hatırlattı.
İşçi tepkisi: “Büyüme varsa hakkımız olan payı istiyoruz”
Açıklamada söz alan bir işçi ise gıda enflasyonu ve hayat pahalılığının mutfağa yansımasını şu sözlerle dile getirdi:
“Patronlar her gün kârlarına kâr katarken biz bu kârdan pay alamıyoruz. Şantiyelerde bu kadar bina yaparken bu ücretler bize refah mı? Değil. Eğer hükümet yetkilileri ekonomide büyüme var diyorsa biz bu büyümeden payımızı istiyoruz. Markete girerken ne alacağımıza değil artık ne alamayacağımıza karar veriyoruz. İki çocuğum var, bir haftadır oğlum köfte diyor, kıyma alamıyorum. Bu ülkenin gerçeği budur.”
Eylem, 29 Kasım 2026 Pazar günü Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilecek kitlesel mitinge katılım çağrısıyla sona erdi.
