Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH), Fotoğraf. Tülay Hatimoğulları, (X)
Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) 12’nci Olağan Genel Kurulu’nda güncel gelişmelere ve halkların taleplerine dair değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, konuşmasının başında 21 Mayıs 1864 Çerkes sürgün ve soykırımına dikkat çekti:
“21 Mayıs 1864 hafızamızda tarihin çok büyük bir karanlık sayfası olarak kazınmıştır. Bugün burada bu salonu dolduran siz Kafkas halkları temsilcileri olarak, koca bir soykırım ve katliamdan göç etmek zorunda kalan ve o göç yolunda eskaza hayatta kalmayı başaran insanlar topluluğusunuz. Bir buçuk milyon insan yerinden yurdundan edildi ve göç yolunda sayısız Kafkas halkı yaşamını kaybetti. Ben bir kez daha bu soykırımda yaşamını kaybeden bütün Kafkas halklarını, Çerkesleri saygıyla anıyorum; onları asla unutmayacağız, unutturmayacağız.”
“Anadilde eğitim hakkı ve Abhazya pasaportu kabul edilmeli”
Türkiye’de 72 milletten insanın farklı halklar ve inançlarla birlikte yaşadığını, ancak ciddi eşitsizlikler bulunduğunu belirten Hatimoğulları, anadilin kamusal alanda ve eğitimde güvence altına alınmasının en temel hak olduğunu ifade etti:
“Çerkeslerin, Abhazların ve bu topraklarda yaşayan Kafkas halklarının anadilde eğitim talebi haktır ve olmalıdır. Kamusal güvence altına alınmalıdır bunlar. Düzce ve Erciyes’te üniversitelerde ilgili bölümler var ama yetersiz. Bu bölümlerin akademik anlamda güçlendirilmesi ve buradan mezun olan insanların kamusal alanlarda da çalışabilecek koşullarının oluşması bir halkın en temel talebidir.”
Anavatana dönüş hakkının önündeki hukuki ve idari engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Dışişleri Bakanlığı’nın sorumluluklarına işaret ederek, “Abhazya pasaportu Türkiye’ye girişte bir seyahat belgesi olarak kabul edilmiyor. Bu doğru değil. Bu pasaport kabul edilmeli. Pasaportun kabulü, o halkın varlığını ve oradaki bir vatanın varlığını kabul etmek demektir” dedi.
“Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde eşit yurttaşlık en temel talebimizdir”
Türkiye’de Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi için yürütülen sürece değinen Hatimoğulları, atılan adımların hukuki bir kazanımla taçlandırılması gerektiğini belirtti:
“Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin görüşmelerini gerek iktidarla gerekse devletle yürüttüğümüz bütün görüşmelerde eşit yurttaşlık hakkı en temel taleplerimizden birisidir. Yani sadece Kürt’ün hakkı talep edilmiyor orada. Orada Çerkeslerin, Romanların, Abazaların, burada sayamadığım bütün halkların ve inançların hakları talep ediliyor. Eşit yurttaşlık hakkı resmen tanımlanmazsa ve resmen bir anayasanın maddesi haline gelmezse bugün ne Kürt kazanmış olur ne herkes kazanmış olur. Demokratik bir anayasa ihtiyacı Türkiye’de en temel ihtiyaçlardan biridir.”
Konuşmasını farklı halkların ve inançların ortak mücadelesinin önemine vurgu yaparak tamamlayan Hatimoğulları, dillerin özgürce konuşulduğu ve inançların serbestçe yaşandığı demokratik bir Cumhuriyet’i birlikte inşa etme çağrısında bulundu.
