Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı ekonomik yıkımı gözler önüne seren “İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu”nu kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’de emekçilerin “tarihsel bir krizle” yüz yüze olduğunun altı çizilen raporda; asgari ücretin açlık sınırının altına itilmesi, vergi yükünün işçilerin omuzlarına yıkılması ve emekli aylıklarının sefalet düzeyine indirilmesinin aynı sınıfsal tercihlerin birbirine bağlı halkaları olduğu vurgulandı.
“Sendikasızlaştırma politikaları asgari ücreti ortalama ücret yaptı”
Raporda, toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece dar kalması, sendikasızlaştırma ve güvencesizleştirme politikaları nedeniyle Türkiye’nin hızla bir “asgari ücretliler ülkesi” haline geldiği belirtildi. Asgari ücretin fiilen ortalama ücret seviyesine gerilediği aktarılırken, işçilerin büyük çoğunluğunun açlık sınırının altındaki bir gelirle hayatta kalma mücadelesi verdiği ifade edildi.
Adaletsiz vergi sistemi: “Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınıyor”
Vergi sisteminin mevcut gelir eşitsizliğini daha da derinleştirdiğine dikkat çeken DİSK-AR, işçilerin düşük ücretlerin yanı sıra adaletsiz bir vergi yükü altında ezildiğini belirtti. Raporda, “Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sistem kurulmuştur” denilerek, toplanan vergilerin büyük kısmının doğrudan çalışanların maaşlarından ve tükettikleri temel mallardan kesildiği aktarıldı.
Emeklilik sistemi çöktü: Emekliler sefalete mahkûm
Yıllarca prim ödeyen milyonlarca emeklinin sefalet içinde yaşamaya zorlandığı ifade edilen raporda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) prim gelirleri artmasına karşın bu artışın emekli aylıklarına yansıtılmadığı vurgulandı. Emekli aylıklarının asgari ücretin bile altına düşmesi nedeniyle, emeklilerin yaşlılıklarında dinlenmek yerine çalışmaya devam etmek zorunda kaldığı belirtildi.
Raporun ortaya koyduğu çarpıcı veriler
DİSK-AR raporunda asgari ücret, vergi adaletsizliği ve emeklilik sistemine dair şu somut veriler sıralandı:
Büyümeden Alınan Pay Düştü: Asgari ücretin kişi başına milli gelire oranı 1974’te %80,6 iken 2026’da %45,7’ye geriledi.
Alım Gücü Eridi: Bir asgari ücretli, 2005 yılından bu yana toplamda yaklaşık 23 Cumhuriyet altını değerinde kayıp yaşadı.
Avrupa Lideri: Türkiye, asgari ücretle çalışanların toplam istihdama oranı bakımından Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Üstelik her 100 çalışandan 15’i asgari ücretin bile altında bir ücretle çalıştırılıyor.
Vergi Dilimi Oyunu: Gelir vergisinin en düşük tarife dilimi 190 bin TL sınırında tutuluyor. Eğer 2000 yılından bu yana vergi dilimleri asgari ücret artış oranına göre ayarlansaydı, ilk vergi dilimi bugün 658 bin TL’nin üzerinde olacaktı.
Faturayı Tüketici Ödüyor: Dolaylı vergilerin payı 36 yılda %48’den %64’e yükseldi. Devletin topladığı her 100 TL’lik verginin 64 TL’sini dolaylı vergiler oluşturuyor.
Emekli Çalışmak Zorunda: Düşük aylıklar nedeniyle çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı 2002’de %36,6 iken 2025’te %69,5’e yükseldi. Günümüzde her üç emekliden ikisi geçinebilmek için çalışıyor ya da iş arıyor.
