Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi Dijital Arşivi’nde bulunan genelge, kadın öğretmenlerin kılık ve kıyafetine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler içeriyor. Belge, yalnızca öğretmenlerin nasıl giyinmesi gerektiğini değil, okul müdürlerinden başöğretmenlere kadar eğitim kurumlarının tamamının bu kuralların uygulanmasından sorumlu tutulduğunu da gösteriyor.
Genelgede, “bazı kadın öğretmenlerin kılık ve kıyafet konusunda aşırıya kaçtıklarının işitildiği ve görüldüğü” belirtilerek, öğretmenlik mesleğinin kendine özgü “kural ve edep sınırları” bulunduğu ifade ediliyor. Öğretmenlerin genç nesli yetiştirme sorumluluğu nedeniyle başka mesleklerde hoş görülebilecek bazı davranışların öğretmenler açısından kabul edilemeyeceği vurgulanıyor.
Genelgede şu değerlendirmeye yer veriliyor:
“Bir sinema oyuncusunun, serbest meslek sahibi kadınların kıyafet ve bakımda abartılı şekillere girmelerinin kötü görünmediği halde bir aile kadınının böyle yapmasının çevresinde iyi etki bırakmayacağı ve bir genç kızın makul sınırları aşacak derecede süslenmesinin de hoş görülmeyeceği…”
Bu değerlendirmeden hareketle kadın öğretmenlerin “aile kadını hayatının gerektirdiği kural ve adaba çok sıkı bir şekilde uymaları” isteniyor.
Genelgede kadın öğretmenler için getirilen kurallar
Maarif Vekili Cemal Hüsnü Taray imzalı genelgede kadın öğretmenlerin şu ilkelere uyması isteniyor:
“Kıyafet sade olacaktır. Her türlü aşırı süs yasaktır. Özellikle millî tasarruf ve ekonomi düşüncesi de bu meselede her zaman geçerli olmalıdır.”
“Öğretmenlerin sinema oyuncuları gibi makyaj yapmaları uygun değildir. Yüz ve dudak boyaları ile sürmeler kesinlikle yasaktır.”
“Yüzün, kıyafetin, tavır ve hareketlerin sade, doğal ve ciddi olması bir ev kadını için en büyük süstür.”
“Öğretmenlerin makul sınırları aşacak derecede ziynet eşyası (takı) takmaları ve öğrencilerin karşısında bunları sergilemeleri yasaktır.”
Kurallara uymayanlara disiplin cezası
Genelgede, bu kurallara uymayan öğretmenlerin “hareketlerinin niteliğine ve derecesine göre disiplin cezalarına çarptırılacakları ve bu durumun sicillerine işleneceği” belirtiliyor.
Ayrıca okul müdürleri ve başöğretmenlerin genelgeyi tüm öğretmenlere tebliğ ederek imza almaları isteniyor. Genelgeye aykırı davranan öğretmenlerin önce yazılı olarak uyarılacağı, uyarıya rağmen davranışın sürmesi halinde durumun üst makamlara bildirileceği ifade ediliyor. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen okul müdürleri ve başöğretmenlerin de sorumlu tutulacağı hüküm altına alınıyor.
28 Ocak 1930 tarihli bu gizli genelge, erken Cumhuriyet döneminde kadın öğretmenlerin yalnızca eğitim faaliyetlerinin değil, gündelik yaşamlarının, bedenlerinin ve dış görünüşlerinin de idari denetim altına alındığını gösteren dikkat çekici tarihsel belgelerden biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi Dijital Arşivi, Maarif Vekâleti tarafından Maarif Eminliği’ne gönderilen gizli genelge, 28 Ocak 1930.
