(MA)
Saray rejiminin kriz faturasını gençliğe ve emekçilere çıkarma politikaları üniversitelerde de sürdürülüyor. İstanbul Üniversitesi yönetimi, yeni akademik yıl öncesinde öğrenci yemekhanelerine yüzde 34,62 oranında zam yaptı. Gizlice yürürlüğe konulan zamla birlikte bir öğün yemek ücreti 52,50 TL’den 70 TL’ye fırladı. Zammı ancak yemekhanedeki turnikelere kart basarken öğrenebilen öğrenciler, kampüslerde nitelikli ve ücretsiz yemek hakkı için seslerini yükseltti.
“17.7 Milyar TL bütçe var ama öğrenci aç bırakılıyor”
Üniversitenin devasa bütçesine rağmen öğrencilerin sömürüldüğünü belirten İstanbul Üniversitesi öğrencileri, rejim ve rektörlük eliyle derinleştirilen barınma ve beslenme krizine dikkat çekti:
- Söz, yetki, karar öğrencilere: Burhan Can isimli öğrenci, “Okulun ve devletin bizlere ücretsiz yemek verecek bütçesi var ama sermaye düzeni buna izin vermiyor. KYK yurtları tarikatlara ya da fahiş fiyatlara peşkeş çekiliyor. Tepeden inme kararlarla yaşamak istemiyoruz; söz, yetki ve karar üniversite bileşenlerinindir” ifadelerini kullandığını söyledi.
- Bütçe yemekhaneye değil şirketlere: Öğrenci Bora Özdemir, üniversitenin yıllık 17,70 Milyar TL bütçesi olmasına rağmen yemeğin sadece yüzde 20’sini karşıladığını, geriye kalanın öğrenciden çıkarıldığını söyleyerek dışarıda yemek yemenin de imkansız hale geldiğini kaydetti.
- Beslenme krizi ve zehirlenmeler: KYK bursunun 4 bin TL olduğunu ve yetersiz kaldığını vurgulayan Bekirhan Tarlacı, fahiş fiyatlara rağmen yemeklerin niteliksiz olduğunu, hijyen sorunları ve zehirlenme vakalarının yaşandığını belirtti. Tarlacı, öğrencilerin para yetiremediği için günde tek öğünle yaşamak zorunda bırakıldığını ifade etti.
“Sibel Ünli’nin okulundayız, turnikeden geri dönen öğrenciler var”
Öğrencilerden Sudenaz Güleryüz, KYK burslarına yılda bir kez zam yapılırken yemekhaneye yılda iki kez zam getirildiğini, öğrencilerin aç kalmamak için güvencesiz ve yorucu işlerde çalışmak zorunda kaldığını söyledi.
Maral Çölekoğlu ise üniversitedeki sömürü rejiminin yakıcı boyutunu Sibel Ünli’yi hatırlatarak aktardı:
“Biz Sibel Ünli’nin okulundayız. Sibel, kartında 25 kuruş olmadığı için yaşamına son veren arkadaşımızdı. Bugün hâlâ turnikede parasının yetmediğini görüp yemek yemeden dönmek zorunda kalan öğrenciler var. İstanbul Üniversitesi en çok bütçe alan üçüncü üniversite ancak porsiyonlar yetersiz, hijyen problemleri var. Ayrıca vegan öğrenciler için de yeterli ve nitelikli yemek çıkarılmıyor. Şirketleri değil öğrenciyi gözeten, tam anlamıyla ücretsiz ve nitelikli bir yemek/barınma hakkı istiyoruz. Bunu alana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.”
