Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    AFP’de grevin 9. günü: “Avrupalı gazetecinin yarısı kadar maaşa, 7/24 sahada sömürülüyoruz!”

    14 Temmuz 2026

    Hatimoğulları’ndan iktidara sert NATO, tarım ve Kürt sorunu eleştirisi: “Temmuzda çerçeve yasayı çıkaralım, bu yazı heba etmeyelim”

    14 Temmuz 2026

    Almanya’da tarihi IŞİD kararı: Ezidi çocukları köleleştiren çifte ömür boyu ve 9,5 yıl hapis!

    14 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026

      Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

      13 Temmuz 2026

      Ne AHBAP ne AFAD!

      13 Temmuz 2026

      Öcalan’ı eleştirmek

      9 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin kazananı silah tekelleri, kaybedeni halklar

      8 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      NATO zirvesinin ekonomi politiği

      12 Temmuz 2026

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Bizim mahalledeki, bizim sokaktaki ve bizim evdeki 6-7 eylül

    Bizim mahalledeki, bizim sokaktaki ve bizim evdeki 6-7 eylül

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Sinan Gorgan’ın yazısı: Bizim mahalledeki, bizim sokaktaki ve bizim evdeki 6-7 eylül

    Bu anı yazısının, şimdiye dek yazdığım en “politik” yazılardan biri olduğunu, öncelikle kulağınıza fısıldamak isterim.


    Saf türk varlığının” inkarı gibi olan kozmopolit soy ağacımın yanı sıra, aile geçmişimdeki olaylar zinciri, bu anlama gelmek üzere “özel tarihim” aslında benim ilk siyasi okulum olmuştur.


    Ben, Peralı’yım aslen.


    Hacımimi mahallesinde doğdum ve 6 yaşına kadar orada büyüdüm.


    Evimizin bulunduğu sokakta, bizim evin tam karşısında, yüksek bir duvar vardı.


    (Siz bu bu binayı Uğur Yücel/ Şener Şen’in “Muhsin bey” filminden tanıyor olmalısınız)


    Sonrasında, okulumu yakındaki “Firuzağa ilk okulu”nda okuyacağım Tophane ve Cihangir arasındaki yeni beton yapı dairemize taşındık, dedem ve babannem ile birlikte.


    Ama aklım, gönlüm hep eski mahallemizde kalmıştı.


    Eski mahallemizi bu denli sevmem, benim orada, bir çocuk olarak çok sevilmem, ilgi görmem, adeta “el üzerinde” tutulmam nedeni ile idi.


    Bunun konumuzla şöyle bir özel bağlantısı var ondan dolayı anlatıyorum.


    Ahşap cumbalı evimizin arka bahçesinde, bir kalın dal ve gövdeli kiraz ağacı ve bir de biz çocuklar için ideal saklanma ve oyun yeri olan damı saçaklı kömürlük vardı.


    Sabahları bizim bahçede, öğleden sonraları ise, “öğlen yemeklerimizi efendi gibi yememiz” şartına bağlı olarak, hak edilmiş olarak, onların bahçesinde oynardık.


    Meri teyze, Alex’in annesi, bize oyunlar gösterirdi, öğretirdi.


    Akşam üstleri, bizim evin önünde, cumbanın yağmur korunaklı çıkıntısı altında, mahallenin bazı kadınları, kaldırımın üstüne kilim serer, sandalyeler koyar, toplaşırlardı.


    Babannem, rumca bilirdi. Kendisinin, Girit göçmenlerinden olduğunu, bu nedenle, bu dili bu denli iyi bildiğini söylerdi.


    Kapı önü, cumba altı akşamüstü sohbetlerinin müdavimlerinden başlıcası, bizim ahşap evin alt katında, hemen girişte oturan “Madam Sara” idi.


    Sabahları Alex’le bizim bahçeye çıkarken hep onun odasının önünden geçmek zorundaydık.


    Madam Sara ile ilişkim derindi.


    Ben uykuya daldıktan sonra, o beni kucağında üst kata ve yatağıma taşırdı.


    Güllü teyze’yi hatırlıyorum. Küçük ve narin, zayıf bir kadıncağızdı. Süryani olmalıydılar.


    Pazar günleri hep “nana moskuri” (Nana Mouskouri, yunanlı şarkıcı) böreği (üçgen börek, şimdiki ismiyle,” hafif hanım böreği”) yemek için ve çaya, biz onlara giderdik.


    Pazarları, bu ziyarete, dedem kürt Hamdi de hep gelirdi birlikte.


    Erzurumlu idi.


    1905 rus savaşında sonra Horasan’a sonra da Erzuruma gelip yerleşmişlerdi.


    Kürtler arasında bu yönü ile kabul gördüğünden, Kuruçeşme sahilindeki eski kömür depolarında “kürekçi” olarak çalışan 600 kadar, muhtelif yörelerden gelmiş kürdün ”çavuşu” idi.


    Herhalde ikiside sultan Abdülhamit kuşağından oldukları için olsa gerek.


    Ailenin gençleri, aralarında, Hamdi’lerden konuştuklarında, onlara duyurmadan “koca kulak Hamdi” geldi, “koca burun Hamdi” gitti diye konuşur, aralarında eğlenirlerdi.


    8 yaşında idim artık.


    Eski mahallemizi özlemiştim.


    Sınıfta başarılı idim ya, kırmadı, adeta ödül olarak, bir kez daha beni eski mahallemize götürdü.


    Onların evlerini Afyon Karahisar’dan yeni göç eden aileler almıştı.


    Yeni göçmüşler, adeta bir iç mahalle kurmuşlardı.


    “Mahalle daha harap görünüyordu gözüme şimdi.


    Evlerinde tanımadığım birileri oturuyordu şimdi.


    Ona yine uğradık. Beni uzun zamandır görmemişti.


    Küçük hediyeler, şekerler…


    Annemin kanserden genç yaşta ölümü sonrasında ile oluşan drama hali nedeni ile, mahallemizde neredeyse herkes tarafından şımartılmaya alışıktım aslında.


    O yıllarda, ailesi Ankarada olduğu için İTÜ’deki eğitimi nedeni ile, bizim evde kalan, babaannemin yeğeni, Ünal ağabey (onun durumu da ayrı bir derin gavur hikayesi) anlattı bana bu ilginin sebebini, sonradan.


    Kürt Hamdi”ye olan saygı idi, bu ilginin nedeni aslında.


    Kurtarmak?


    Kürt Hamdi, elinde yabancayı sallayarak,” burası müslüman mahallesi, giremezsiniz” diye bağırmış, sonrada havaya bir kaç el ateş etmiş idi.


    Hatta bir başka efsaneye göre, dedemin ellerinde çift tabanca varmış.


    Kürt Hamdi’nin cüreti ve cesareti, sokağımızı da, bakkal Mimi’nin dükkanını da talandan kurtarmıştı.


    Muhtemelen, 6/7 Eylül talancıları bizim sokağın özelliğini bilemiyorlardı, çünkü bu güruhun bir kısmı / çoğu başka illerden ve yörelerden devşirilmiş idi.


    Oysa sokağın sonunda, Rum ilk okulu vardı. Hala var mıdır, açık mıdır bilemiyorum?


    Büyüdüm orta okula başladım.


    35 kişilik sınıflar. Üç yakın arkadaş edindim, onlarla kaynaştım hemencecik.


    1976 sonrasında ise, solculaşmaya başlamıştım. Yoğun kitap okumalar falan.


    Az gelişmişlik sürecinde Türkiye”. Okumaya başladım.


    Osmanlıda kurulan yabancı şirketlerin çalışanları ve yöneticileri hep azınlık hristiyanlardan olurmuş”, diyordu Yeresimos.


    Babaanem kem küm etti, lafı dolandırdı, somut bir cevap vermedi, veremedi.


    Mezarlık işleri, ölüm kağıdının çıkarılması bana kaldı.


    Aradım taradım evde, yok, yok!


    “Saklamış.


    Neyse buldum ya.


    Defter tipi, biraz buruşmuştu ve yıpranmıştı kağıdı. Açtım, göz attım.


    Adı: Evadoksiya


    <span style="&quot;font-family:" trebuchet="" ms,sans-serif;"="">Evadoksiya? Benim babannem? Güzide?

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ÖHD’den 6 aylık cezaevi raporu: “Barış sürecine rağmen tecrit ve ayrımcılık sürüyor!”

    9 Temmuz 2026

    Murat Karayılan: “Demokratik siyaset kararımız kesin, devlet güven tesis edecek yasal adımlar atmalı”

    7 Temmuz 2026

    RTÜK’ten NATO Zirvesi öncesi medyaya yayın talimatı

    6 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    Cemalettin Efe

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    Tuncay Yılmaz

    Ne AHBAP ne AFAD!

    Toros Korkmaz

    Öcalan’ı eleştirmek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ümit Akçay

    NATO zirvesinin ekonomi politiği

    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    AFP’de grevin 9. günü: “Avrupalı gazetecinin yarısı kadar maaşa, 7/24 sahada sömürülüyoruz!”

    14 Temmuz 2026

    PTT emekçilerinden torba yasaya karşı ortak isyan: “Kazanılmış haklarımızın gasp edilmesine sessiz kalmayacağız!”

    13 Temmuz 2026

    Mercedes-Benz Hoşdere fabrikasında işçiler isyanda: “Sıcaktan bayılanlar oluyor, boya dumanından göz gözü görmüyor!”

    13 Temmuz 2026
    KADIN

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.