Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Teşbihte hata olur…

    2 Temmuz 2026

    Madımak katliamını unutma, unutturma!

    1 Temmuz 2026

    Gazeteci Fatma Sibel Gürcihan, Berat Albayrak paylaşımı nedeniyle gözaltına alındı

    1 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Madımak katliamını unutma, unutturma!

      1 Temmuz 2026

      Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

      23 Haziran 2026

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026

      CHP’nin ötesi

      16 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Teşbihte hata olur…

    Teşbihte hata olur…

    ERTUĞRUL KÜRKÇÜ Yeni Yaşam için yazdı: İrlanda-Britanya çatışmasında işe yaradığı farz edilen çarelerin burada hakikaten bir işe yarayacaklarına fazla bel bağlamamak en iyisi. Ama genel bir ilkeye bel bağlayabiliriz ve bunun Türkçe ve Kürtçe karşılıklarını bulup uygulamak hem daha kolay hem de daha mümkün. Marx, İrlanda sorunu bağlamında bu ilkeyi şöyle ifade etmişti: “Bir millet hem özgür olup hem de başka milletleri ezmeye devam ediyor olamaz.”
    Ertuğrul Kürkçü2 Temmuz 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    1920’lerden bir fotoğraf. Gerisinde Britanya işgal güçlerinin durduğu duvarda “Sinn Fein’e oy ver” çağrısı (ertugrulkurkcu.org/haberler/tesbihte-hata-olur/)
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bu sözün aslını biliyorsunuz. “Teşbihte hata olmaz” denir. Yani, “benzetmede hata olmaz.” Teşbih, Batı felsefesinde analoji denilen düşünme yönteminin Osmanlı belagat geleneği ve medrese kültüründeki karşılığıdır. Grekçe kaynağında analoji, iki şeyden çok, iki ilişkinin birbirine benzemesinden hareketle yeni bir olguyu, bilinene bakarak anlama çabasıdır. Fakat “teşbihte hata olmaz” demek tam olarak ne demektir? Belagat kültüründe, benzetilenlerin her yönüyle aynı olmasının gerekmediği anlamına gelir. Birine “aslan gibi” demek, onun bir hayvan olduğunu değil, aslana atfedilen “korkusuzluk” niteliğine sahip olduğunu anlatmakla ilgilidir. İlk yakıştırmanın, benzetmeden dışlanmasına dairdir. Tam tersi yorumlar da var: Eskiden bu ifade “teşbih hata kaldırmaz” anlamına gelirken, yaygınlaştıkça “benzetmek serbest, at atabildiğin kadar” diye de düşünülmeye başlanmış ve klasik dikkat ilkesi gömülüp gitmiş, besbelli. O yüzden teşbihte ya da özgün kökeninde dendiği şekliyle analojide hata olur ve olmaya devam ediyor.

    Hakikatin benzetmeyle ikamesi

    Dahası, mesele yalnızca analojinin hatalı olmasında, benzetileni benzediğiyle özdeşleştirmekle yetinmekle de sınırlı değil. Aynı zamanda, benzetileni benzettiğinin yerine koymak ve ötekinde olup da onda olmadığını sandığı özellikleri bir çeşit anormallik olarak kategorize etmekle devam ediyor. O zaman işler iyice içinden çıkılmaz hâle geliyor.

    Bu tür analojileri “İmralı Görüşmeleri” başladığından beri giderek daha sık işitiyoruz. En çok, Kürt sorununun bilinen ve bizdekinin aksine çözümle sonuçlanan başka tarihlerdeki ve toplumlardaki ulusal sorunlarla benzetildiğini görüyoruz. Buradan hareketle başlayan tartışma, çözümle sonuçlanan vakadaki olaylar sıralamasının burada gerçekleşmesini önleyen sebep ortadan kaldırılırsa sonucun da onlara benzeyeceği iddiasıyla bitiyor.  PKK-IRA/DEM Parti-Sinn Fein ilişki benzetmeleri ilk akla gelenlerden.

    Bunun son örneği, Perspektif’te yayımlanan Adnan Boynukara’nın “Vesayetten Siyasete: DEM Parti’nin Tarihi Sınavı” başlıklı makalesi. 2013-2015 Çözüm Süreci’nin AKP ve Erdoğan tarafının teknisyenlerinden Adalet Bakanlığı görevlisi Boynukara yazısında şöyle diyor:

    Çatışmaya kim geri döndü?

    “PKK’nın bıraktığı hasar derin ve kalıcı, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da. Bu dönemin her aşaması farklı acılarla dolu. Konu siyasi geleneğin tutumu olunca, iki somut örnekten bahsetmemek olmaz. İlki, devletin fonksiyonlarını doğrudan hedefleyen ve örgüt talimatıyla yapılan “öz yönetim” ilanlarıdır. İkincisi, “Kıra Dayalı Şehir Gerillacılığı” projesinin uygulanması ve şehirlerde ortaya çıkardığı vahim sonuçlardır. Bu iki girişimin bedelini kararları verenler değil, o şehirlerde yaşayanlar ödedi.

    “Peki bu tablonun sorumluluğu kime ait?

    “Bu tablo yalnızca terör ortamının kaçınılmaz sonucu değil, örgütün bilinçli tercihlerinin ürünü. DEM’in içinden çıktığı siyasi gelenek o günlerde bu iki projenin de karşısında durmadı. Sonrasında bu duruma ilişkin sahici bir özeleştiri de yapılmadı. Özeleştiri olmadan bu kapı kapanmaz. DEM Parti bu gerçeklikle nasıl yüzleşecek?

    “Bu sorunun cevabını ararken aklıma hep aynı örnek geliyor: IRA’nın Sinn Féin’e dönüşümü. O dönüşümde en kritik adımlardan biri, silahlı dönemin toplumsal hasarını açıkça kabul etmekti. Bu kabul hem Kuzey İrlanda toplumunda hem de İngiliz kamuoyunda güven inşasının temel taşı oldu.

    “Bir iç muhasebe yapılmadan güven inşa edilmez. Güven inşa edilmeden Kürt olmayan seçmenle de devletle de gerçek bir siyasal ilişki kurulamaz. Sinn Féin’in asıl dönüşümü şuydu: artık geçmişi bir gurur kaynağı olarak değil, bir yük olarak taşımayı kabul etti. Bu kolay değildi. DEM için bu, şehirlerde yaşananları “koşulların zorladığı bir dönem” olarak değil, sahici bir hesaplaşmanın konusu olarak ele almak anlamına geliyor. Henüz o adım atılmadı.”

    Teşbihte hata konusuna mükemmel bir örnek. Bu anlatıya göre, Kuzey İrlanda’daki iç savaşın bitişi ve bugünkü “barışçıl” statükonun inşası bakımından en kritik konu Kuzey İrlanda’daki PKK’nin (IRA) DEM Parti’ye (Sinn Féin) dönüşümüymüş. Boynukara öyle diyor. Buna göre, sivil siyaset, silahlı şiddetin vesayetini kırmış. “Sinn Féin artık geçmişi bir gurur kaynağı olarak değil, bir yük olarak taşımayı kabul etmiş.” DEM de bunu “sahici bir hesaplaşmanın konusu olarak ele almalı” imiş. Teşbihe göre, olay Kuzey İrlanda ve Britanya’da “kamuoyunda güven inşası”nın esasını oluşturduğu gibi, burada da öyle olacakmış. En azından benzetmeye göre olması gerekiyor.

    Önerilerin doğruluğu-yanlışlığına ilişkin bir hüküm vermeden iki belirleme yapmak zorunlu. Birincisi, teşbihin, analojinin, iki tarafında da ilişkiler benzer değil, benzemez. İkincisi, İrlanda İç Savaşı Sinn Féin ile IRA arasında değil; Britanya işgal ordusuyla İrlanda Cumhuriyetçi hareketi arasında oldu.

    Sinn Féin ve DEM Parti karşılaştırması da IRA ve PKK karşılaştırması da benzerlik değil benzemezliğe kanıt olabilir. Çünkü tarihsel olarak İrlanda Cumhuriyetçi hareketi, bir askeri hareket değil; Sinn Féin Partisi tarafından yürütülen toplumsal ve politik bir devrim hareketi olarak doğdu. İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) 20. yüzyıl başlarından beri İrlanda’nın kurtuluşu için silahlı mücadele aygıtıydı. Harekete ise daima Sinn Féin liderlik etti. Bağımsızlık savaşı güneyde İrlanda Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla sonuçlanırken, kuzeyde mücadele sürdü, ancak ordu-parti ilişkisi değişmeden kaldı. 1980’lerde Sinn Féin içinde taktik olarak silahlı şiddeti önceleyen kanadın neredeyse IRA ile aynılaşmasına karşın, temel ilişkide siyasi güç de sorumluluk da Sinn Féin’de olduğu için sürece partinin yön vermesinden doğal bir şey olamazdı. Sinn Féin lideri Gerry Adams’ın bu güce sahip olduğu herkesin bildiği bir hakikatti.

    Ne PKK IRA, ne DEM Parti Sinn Féin

    Burada durumun bu olmadığını bilmeyen mi var? Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin siyasi önderliği Partiya Karkeran Kurdistan (PKK) basbayağı bir siyasal partiydi ve onun silahlı kolu Hêzên Parastina Gel (HPG) gerilla mücadelesini esas alan bir silahlı güçtü.  Kuzey Kürdistan’da sürüp giden halk hareketini kuran da, örgütleyen de, ona modern bir toplumsal/politik kurtuluş hareketi niteliği kazandıran da o siyasi partidir. Bugün polisiye-askeri literatürde “terör” denilen şey sadece HPG faaliyeti değil, bu hareketin binlerce hayata mal olan mücadelesiyle elde edilen ruh, prestij, maneviyat ve kendini yönetme iradesidir.

    İlerleyen yıllarda halk hareketinin kendi yaşam ve mücadele alanlarında hukuk ve kanun dairesinde legalitenin sınırlarını zorlayarak oluşturduğu politik partiler, bu toplumsal kabarışın ifadesi olan sahici kurumlar olmakla birlikte tarihsel ve politik liderlik iddiasında değildirler ve Sinn Féin’in IRA üzerinde sahip olduğu nüfuz ve manevi siyasi üstünlüğe asla sahip olmadıkları gibi, özellikle 2011’den bu yana bu partiler yalnızca Kürtlerin değil, ama Kürtlerin çoğunlukta olmasıyla birlikte Türkiye’nin bütün ezilenlerinin kurumsal kimlikleriyle katıldıkları politik partiler olarak PKK ile ilişkileri bakımından IRA/Sinn Féin ilişkisiyle benzetilebilirliği bütünüyle bağlam dışı kalmış yapılardır. Bu partilerin, özellikle HDP dönemi göz önünde tutulduğunda, güçlü özerk kimlikler edinmiş ya da o etkinliğe yaklaşmış olmaları, PKK’nin sevk ve idaresi bakımından yapısal ve politik olarak herhangi bir güç icra etme yetenekleri bulunduğu anlamına gelmez.

    Öte yandan, İrlanda’da barışçı bir geçiş olasılığının doğmuş olmasında özellikle muhafazakâr John Major hükümetinin, AKP’nin İttihatçı bozması Kürt siyasetinin kıyısından bile geçemediği geniş bir özerklik perspektifiyle yola çıkmış olması belirleyiciydi. Sinn Féin’in 1990’larda bağımsızlık ayaklanmasını Kraliyet sınırları içinde özerkliğe taşıyan manevraları esasen başından sonuna kadar bu açılım perspektifinin masadan hiç kaldırılmamış olmasından güç aldı.

    AKP’nin özeleştirisini kim yapacak?

    PKK’nin 2015 Kasım seçimleri sonrasında gündeme gelen “devrimci halk savaşı” ve onun devamındaki “özyönetim isyanları”nın elbette tartışılması ve muhasebesi gerekecektir.  Ama bu, hareketin kendisine ve halkına karşı sorumluluğu gereği olabilir. Çünkü, tek yanlı ateşkes sürerken Erdoğan, 22 Mart 2015’te, daha bir ay önce 28 Şubat’ta açıklanan Dolmabahçe Mutabakatı’nı tanımadığını belirterek, “Kürt sorunu yoktur” diyerek süreci “buzdolabına kaldırdık” ifadesiyle görüşmelere son vermişti. 7 Haziran’daki seçim yenilgisi sonrasında da adım adım çatışmaya dönen hükümetin kendisiydi.

    Bu teşbihin her yerinde hata var. Bu “bürokrat”ın AKP kadroları içinde “çözümcü” olarak bilinenlerden biri olduğunu da akılda tutunca diğerlerinin sürecin çöküşünde nasıl roller oynadıklarını daha iyi görebiliriz.

    Öyle görülüyor ki, yeni dönemin sağlıklı ve onarıcı bir barış süreci olarak devam etmesi açısından hükümet muazzam bir insani ve siyasi kapasite açığıyla malul ve bu koşullarda yol almaya devam etmek açısından hemen her şeyin yükü Özgürlük Hareketi’nin sırtında. Ancak AKP’nin, Erdoğan’ın, Ergenekoncu müttefiklerinin yol açtığı faciaların özeleştirisi bu yükler arasında değil.

    Türkiye/Kürdistan, Britanya/İrlanda, PKK/IRA, HDP/Sinn Féin ilişkilerinin aykırılıkları benzerliklerinden kat kat fazla iken, İrlanda-Britanya çatışmasında işe yaradığı farz edilen çarelerin burada hakikaten bir işe yarayacağına fazla bel bağlamamak en iyisi.

    Ama genel bir ilkeye bel bağlayabiliriz ve bunun Türkçe ve Kürtçe karşılıklarını bulup uygulamak hem daha kolay hem de daha mümkün. Marx, İrlanda sorunu bağlamında bu ilkeyi şöyle ifade etmişti: “Bir millet hem özgür olup hem de başka milletleri ezmeye devam ediyor olamaz.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bakırhan’dan Ankara’daki NATO Zirvesi ve yasal düzenleme açıklaması: “Sözle başlayan, yasayla mühürlenmek zorundadır”

    30 Haziran 2026

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    29 Haziran 2026

    DEM Parti’den 12’nci Yargı Paketi eleştirisi: “Toplumun beklediği barış yasaları hâlâ masada yok”

    24 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Madımak katliamını unutma, unutturma!

    Toros Korkmaz

    Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Nevzat Onaran

    Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    MESEM raporları: MEB 13, İSİG en az 20 öğrencinin yaşamını yitirdiğini açıkladı

    1 Temmuz 2026

    Ağaç A.Ş. işçileri 6 yıl sonra güvenlik soruşturmasıyla işten çıkarıldı

    1 Temmuz 2026

    Niğde’deki havai fişek fabrikası patlamasında 2 kişi tutuklandı

    30 Haziran 2026
    KADIN

    EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: “Eşit miras hakkı tehlike altında”

    27 Haziran 2026

    Batman’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporu ortaya çıktı: Tırnak örneğinde erkek DNA’sı bulundu

    25 Haziran 2026

    TJA’nın Özel Batman Şifa Bakım Merkezi önündeki adalet nöbeti devam ediyor

    21 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.