DEM Parti, DBP ve bileşeni oldukları Demokratik Kurumlar Platformu tarafından Diyarbakır ve İstanbul’da eş zamanlı düzenlenen “Özgürlük Mitingleri”nde on binlerce kişi bir araya geldi. Mitinglerde Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü, barış sürecinin hukuki zemine kavuşturulması ve demokratik çözüm çağrıları öne çıktı. Konuşmacılar, çerçeve yasanın Meclis tatile girmeden çıkarılması ve tecridin sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.
Diyarbakır’da İstasyon Meydanı, İstanbul’da ise Bağcılar Özgürlük Meydanı’nda düzenlenen mitinglere çevre illerden de yoğun katılım gerçekleşti. Sabahın erken saatlerinden itibaren alanlara gelen yurttaşlar, sloganlar ve halaylarla mitinglerin başlamasını bekledi.
Diyarbakır’da sıcak hava nedeniyle katılımcılara şapka dağıtılırken, İstanbul’da ise güvenlik aramalarında oluşan yoğunluk nedeniyle zaman zaman gerginlik yaşandı.
Kadir İnanır anıldı, Öcalan’ın mesajı okundu
Diyarbakır’daki mitingde yaşamını yitiren sanatçı Kadir İnanır anıldı. Abdullah Öcalan’ın Kadir İnanır için gönderdiği mesaj sahneden okunurken, mesaj uzun süre alkışlandı.
Konuşmacılar, yaşamını barış mücadelesine adadığını belirttikleri İnanır’ı saygıyla andı.
“Bu bir rekabet değil, ortak gelecek çağrısıdır”
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, 27 Şubat çağrısının yalnızca Kürt halkına değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine yönelik bir çağrı olduğunu söyledi.
Kürt ve Türk halklarının ortak geleceği birlikte kurabileceğini belirten Uçar, “Bu bir yarış değil, bu rekabet değil. Ortak geleceği birlikte inşa etme iradesidir” dedi.
Çerçeve yasanın bir an önce çıkarılması gerektiğini belirten Uçar, Abdullah Öcalan’ın müzakere sürecindeki rolünün hukuki olarak tanınmasını isteyerek, “Bu hukukun adı özgürlük olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Silahların susması tek başına çözüm değildir”
Konuşmasında demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Uçar, hasta tutsaklardan kayyım uygulamalarına kadar birçok başlıkta yasal düzenleme yapılmasını istedi.
“Silah bırakılması tek başına çözüm değildir” diyen Uçar, kalıcı barışın ancak demokratik hukuk düzeniyle mümkün olacağını ifade etti.
Veysi Aktaş: “Barış tecrit yoluyla sağlanamaz”
Mitingde konuşan siyasetçi Veysi Aktaş da konuşmasına Kadir İnanır’ı anarak başladı.
Abdullah Öcalan’ın Kürt halkının iradesini temsil ettiğini belirten Aktaş, devam eden tecridin barış sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu savundu.
“Barış sadece silahların susması değildir; adaletin, eşitliğin ve kimliğin tanınmasıdır” diyen Aktaş, demokratik müzakere koşullarının oluşturulması çağrısında bulundu.
İstanbul’dan çerçeve yasa çağrısı
İstanbul Bağcılar’daki mitingde konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ise kalıcı barış için en önemli adımın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması olduğunu söyledi.
Kürt meselesinin demokratik çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından belirleyici olduğunu ifade eden Doğan, “Kürt halkı da Türkiye halkları da hazırdır. Bu fırsatı ıskalamayalım” dedi.
Bakırhan: “Hiç kimse barışın kapısından çevrilmemeli”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise konuşmasında, son elli yılda yaşanan çatışmalı sürecin sona ermesi gerektiğini belirtti.
Çerçeve yasanın ayrımcılığa yer vermeyen, eşit yurttaşlığı esas alan bir içerikle hazırlanmasını isteyen Bakırhan, “Bir yıl önce silahlar yakıldı ancak o insanlara hâlâ dönüş yolu açılmadı. Daha fazla zaman kaybetmeden bu süreci çözüme ulaştırmalıyız” dedi.
Barışın ertelendikçe provokasyonlara açık hale geldiğini söyleyen Bakırhan, Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasının da sürecin önemli aşamalarından biri olduğunu belirterek, “Umut hakkı tanınmadan barış olmaz” ifadelerini kullandı.
Mitingler halaylarla sona erdi
Her iki kentte de konuşmaların ardından sanatçılar sahne aldı. Diyarbakır’da Serhado ve Agirê Jiyan, İstanbul’da ise Tara Mamedova sahneye çıktı.
Barışı simgeleyen güvercinlerin uçurulduğu mitinglerde binlerce kişi uzun süre halay çekti. Konuşmacılar, demokratik çözüm ve barış taleplerinin sürdürüleceğini vurgulayarak mitingleri sonlandırdı.
