Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Özgür Özel: “Son Alevi ‘sorunum kalmadı’ diyene kadar mücadele edeceğiz”

    2 Ağustos 2026

    Sebahat Tuncel’den süreç açıklaması: “Çözüm için yasal güvence şart”

    2 Ağustos 2026

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri: “NATO tutsaklarına özgürlük”

    2 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026

      Derelerin birliği

      30 Temmuz 2026

      Yeni Parti ve Burjuva Muhalefetin Sınırları

      29 Temmuz 2026

      Trajediden komediye: Bir baro başkan adaylığının anatomisi

      29 Temmuz 2026

      Enkazdan yerel yönetim sosyalizmine mi? Avusturya deneyimi Türkiye soluna ne söylüyor?

      28 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026

      En zayıf olanın kudreti!

      26 Temmuz 2026

      Neden KESK ?

      25 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    MEHMET MURAT YILDIRIM yazdı:
    Mehmet Murat Yıldırım18 Haziran 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bir yanda Haziran. “Onur” ayı. Dünyanın birçok yerinde insanlar “Ben de varım” diyebilmek için sokağa çıkıyor. Gökkuşağı bayrağı açıyor, dans ediyor, şarkı söylüyor, korkmadan yaşayabilmenin hayalini kuruyor.

    Diğer yanda Türkiye.

    Onur Yürüyüşü yapmak isteyen gençler ters kelepçeyle gözaltına alınıyor. Polis, elinde copla ve biber gazıyla insanların üzerine yürüyor. İktidarın dili her gün aynı kelimeleri tekrar ediyor: “Sapkınlık”, “aile düşmanlığı”, “şeytanın oyunu”…

    İnsan bazen durup düşünüyor.

    Ulan, gerçekten sapkınlık dediğiniz bu mu?

    Çünkü aynı günlerde, altı yaşındaki kızını yetişkin bir adamla “dini nikâh” adı altında sistematik cinsel istismarın içine iten Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya G., aldığı 19 yıl 9 aylık hapis cezasına rağmen adli kontrol şartıyla tahliye ediliyor.

    Yetmiyor.

    Tahliye haberinin ardından teşekkür mesajları yayınlanıyor.

    Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, tahliyede emeği geçenlere teşekkür ediyor. Cemaat çevreleri bunu bir sevinç haberi gibi paylaşıyor.

    Demek ki utanan onlar değil.

    Utanması beklenen yine biziz.

    Yıllardır bu ülkede aynı senaryoyu izliyoruz. Çocuk istismarının üzeri tarikat denilerek örtülüyor. Cemaat denilerek sus-pus kalınıyor. “Hoca efendi” deniliyor, “dava zarar görmesin” deniliyor.

    Sonra aynı çevreler dönüp LGBTİ+ bireylere “sapkın” diyor.

    İnsan gerçekten hangi ülkede yaşadığını sorguluyor.

    Çünkü ortada çok büyük bir ahlaki çürüme var.

    Ama o çürüme gökkuşağı bayrağında değil.

    O çürüme, altı yaşındaki bir çocuğun gelinlik giydirildiği fotoğrafa bakıp susabilen vicdanda.

    O çürüme, mahkûmiyet kararına rağmen “emeği geçenlere teşekkür ederiz” diyebilen arsızlıkta.

    O çürüme, çocukların değil tarikatların korunmasını tercih eden siyasal düzende.

    Bugün Türkiye’de iktidarın kurduğu düzen, çocukları koruyamamakla açıklanabilecek bir yerde değil artık. Çocuk istismarının ortaya çıktığı dosyalarda cezasızlık algısını büyüten kararlar verilirken, toplumun hedef tahtasına oturtulanlar yine aynı kesimler oluyor.

    Bir tarafta çocuk istismarını meşrulaştıran yapılar yıllarca devletin korumasıyla büyüyor, yöneticileri tahliye edildiğinde teşekkür mesajları yayınlanıyor.

    Diğer tarafta iki yetişkin insanın birbirini sevmesi “milli güvenlik sorunu” ilan ediliyor.

    Bunun adı hukuk değildir.

    Bunun adı ahlak hiç değildir.

    Bunun adı ikiyüzlülüktür.

    Üstelik şimdi önümüze bir de 12. Yargı Paketi getiriliyor.

    Kamuoyuna yansıyan taslaklarda, daha önce gelen tepkiler üzerine geri çekilen LGBTİ+ karşıtı düzenlemelerin yeniden gündeme taşındığı görülüyor. İnsan hakları örgütleri bu nedenle bu girişimleri bir “nefret yasası” olarak nitelendiriyor. Çünkü mesele suçla mücadele değil; belirli bir toplumsal kesimi hedef haline getirmek, onların yaşam alanlarını daraltmak ve ayrımcılığı hukuki bir zemine taşımak.

    Çocukları gerçekte korumayanlar, çocukları koruyormuş gibi konuşmayı çok seviyor.

    Aileyi gerçekte savunmayanlar, aile adına en yüksek sesle bağırıyor.

    Ve özgürlüğü tehdit edenler, kendilerini ahlak bekçisi ilan ediyor.

    Bugün dönüp tekrar soruyorum.

    Ulan…

    Yusuf Ziya G.’nin tahliyesini sevinçle karşılayanlar, buna teşekkür edenler, yıllardır çocukların değil tarikatların yanında saf tutanlar mı bize ahlak dersi verecek?

    LGBTİ+ bireyleri her fırsatta hedef gösteren, Onur Yürüyüşü’nü copla dağıtanlar, şimdi de yeni yargı paketleriyle onların varoluşunu baskı altına almaya çalışanlar mı toplumun vicdanını temsil ediyor?

    Sapkınlık dedikleri nedir?

    İki yetişkin insanın birbirini sevmesi mi?

    Yoksa altı yaşındaki bir çocuğun hayatını elinden alan bir düzeni kurmak, korumak ve sürdürmek mi?

    Bu sorunun cevabını aslında herkes biliyor.

    Asıl mesele, herkesin bildiğini söylemeye cesaret edip edememesi.

    Çünkü bir ülkede çocuk istismarından hüküm giymiş birinin tahliyesi kutlanıyor, buna itiraz edenler susturuluyor, ama varoluşundan başka hiçbir “suçu” olmayan LGBTİ+ bireyler hedef tahtasına oturtuluyorsa…

    Orada sapkınlık, çocukların çalınan hayatlarını görmezden gelen, nefreti siyaset malzemesi yapan ve “ahlak” adına adaleti eğip büken düzendedir.

    Ve o düzen, en çok da ahlak kelimesini ağzından düşürmeyenlerin eseridir.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

    31 Temmuz 2026

    LGBTİ+ ve insan hakları savunucusu, akademisyen Alexey Rûyan Aydın yaşamını yitirdi

    31 Temmuz 2026

    Derelerin birliği

    30 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

    Kenan Temir

    Derelerin birliği

    Tuncay Yılmaz Sveydiyeli

    Yeni Parti ve Burjuva Muhalefetin Sınırları

    Ata Yazıcıoğlu

    Trajediden komediye: Bir baro başkan adaylığının anatomisi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Kıvanç Eliaçık

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    Aziz Çelik

    “Devlet katkısı” aldatmacası!

    Fehim Taştekin

    En zayıf olanın kudreti!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Ankara’da direnen Doruk Madencilik işçisi Enerji Bakanlığı önünde fenalaştı

    29 Temmuz 2026

    Nestle’nin “İyilik Hareketi” işçiye kıyım oldu: Bursa’daki fabrikada 20’den fazla işçi işten çıkarıldı

    29 Temmuz 2026

    Mersin Limanı’nda 209 gündür süren direniş: “Tek talebimiz kadrolu olarak işe dönmek”

    28 Temmuz 2026
    KADIN

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026

    Afganistan Kadınlarının Özgürlük Feneri Hareketi’nden küresel çağrı: “15 Ağustos’ta sesimize ses olun”

    27 Temmuz 2026

    Adana’da 24 saatte üç kadın katledildi

    27 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.