Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde belediye tarafından düzenlenen festival kapsamında gerçekleştirilen “Kadın ve Barış” panelinde TJA aktivisti Sebahat Tuncel ile Akademisyen Yıldız Önen konuşmacı olarak yer aldı. Moderatörlüğünü Zöhre Eroğlu’nun yaptığı panelde ilk sözü alan Akademisyen Yıldız Önen, akademide karşılaştığı erkek egemen zihniyet örneklerini aktararak toplumsal barışın sadece silahların susmasıyla gelmeyeceğini vurguladı. Liberya, Kolombiya ve Kuzey İrlanda gibi dünyadaki barış deneyimlerini hatırlatan Önen, kadınların aktif yer aldığı müzakere süreçlerinin başarıya ulaştığını ifade etti.
“Kadınlar sadece mağdur değil, özgürlük mücadelesinin direnen öncüleridir”
Panelde söz alan Sebahat Tuncel ise konuşmasında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne, yasal düzenlemelere ve kadınların barıştaki rolüne dikkat çekti. Savaşın en çok kadınları ve doğayı etkilediğini belirten Tuncel, “Savaş öldürüyor. Sadece insan değil, doğa, insan ve yaşamı öldürüyor. Ölüm, yıkım, talan siyasetine karşın barışı inşa etmeliyiz” ifadelerini kullandı. Kadınların sadece savaşın mağduru değil, aynı zamanda özgürlük mücadelesinin direnen öncüleri olduğunu belirten Tuncel, erkek egemen kapitalist zihniyetin değişmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Çözüm için yasal güvence ve örgütlü mücadele şart”
Kürt sorunu ve Alevi meselesinin yüz yılı aşkın bir geçmişi olduğunu ve bu sorunların inkar politikalarından doğduğunu ifade eden Tuncel, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana süregelen zihniyetin değişmesi gerektiğini kaydetti. Çözüm için yasal güvencelerin şart olduğunu belirten Tuncel, “Eşit yurttaşlık meselesi, anadilde eğitim, kimliğin tanınması; yasal çerçeveye alınması gerekiyor. Çıkacak yasa aşamalı bir şekilde yürüyecek. Barışa giden yolda ilk adım yasası olacak” dedi. Tuncel, sürecin başarısının toplumsal mücadeleye bağlı olduğunu vurgulayarak “Süreç açısından bekle gör yerine örgütleme içinde olan, kendini katan bir yerde olmalıyız” çağrısında bulundu.
