Rusya’dan yola çıktığı haftalarca önce duyurulan bir petrol tankeri dün (pazartesi günü) Küba’nın Matanzas limanına vardı. Hem Rusya’nın Ulaştırma Bakanlığı hem de adadaki medya kuruluşları tankerin geldiğini doğruladı.
Rusya’nın Küba Büyükelçisi Viktor Koronelli, Anatoly Kolodkin adlı geminin 100.000 ton (yaklaşık 700.000 varil) ham petrol yüküyle “Kübalı dostlarımıza insani yardım” sağlamak üzere adaya ulaştığını ve Rusya’nın “ABD’den gelen eşi benzeri görülmemiş baskı ve tehditlere” karşılık olarak “Küba’ya mümkün olan her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu” gösterdiğini söyledi.
Rus yetkililere göre, petrol tankerinin gelişi diplomasi yoluyla mümkün oldu. Washington ve Moskova’daki üst düzey yetkililer arasında, Anatoly Kolodkin’in Matanzas kıyısına yanaşmasına ve böylece adaya yakıt sağlamasına izin vermek için çeşitli görüşmeler yapıldığı bildirildi.
ABD Başkanı Trump ise hem Rus gemisinin gelişinin etkisini hem de Küba’ya yakıt ulaşmasını engelleme çabalarını küçümsedi. “Birinin bir gemi dolusu yakıt almasına karşı değiliz çünkü buna ihtiyaçları var… hayatta kalmaları gerekiyor… Sevkiyat almaları umurumuzda değil” dedi. Dahası, Trump, Havana’daki hükümetin “bitmiş” olduğunu belirterek, diğer ülkelerin Küba’ya yardım etmesinin pek bir önemi olmadığını ifade etti: “Eğer bir ülke şu anda Küba’ya petrol göndermek istiyorsa, Rusya olsun ya da olmasın, benim için sorun yok.”
Rus petrolü, Küba’nın yakın tarihinin kritik bir anında geldi. Ülke, ABD tarafından tek taraflı olarak uygulanan altmış yıllık ticari ve ekonomik kuşatmanın yanı sıra, Ocak ayından beri de Donald Trump yönetimi tarafından uygulanan petrol ambargosuyla karşı karşıya bulunuyordu.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından defalarca kınanan Washington’ın tek taraflı yaptırımları nedeniyle Küba küresel petrol piyasalarına erişemiyor ve ham petrol satın alamıyor.
Küba, tatlı su kaynakları sınırlı, önemli petrol yataklarına veya hidroelektrik imkanlarına sahip olmayan bir ülke. Washington’un düşmanlığı tırmandırması üzeine, diğer zorlukların yanı sıra, tarihi elektrik kesintileri, ameliyat ve derslerin iptali, ulaşım sisteminde kademeli kesintiler ve sivil nüfusa su dağıtımında zorluklar yaşadı. Bu da bazı uzmanların “yurt dışından kışkırtılan insani kriz” diye adlandırdığı bir duruma yol açtı.
Geçtiğimiz hafta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ciddi yakıt kıtlığı nedeniyle Küba’da hastanelerin acil servis ve yoğun bakım hizmetlerini sürdürmekte zorlandığı konusunda uyarıda bulunmuştu.
Ana akım ABD medyasında adı açıklanmayan bazı uzmanlar bu petrolün yaklaşık iki hafta boyunca elektrik üretimine yardımcı olabileceğini iddia ediyor. Başka raporlarda ise Küba’nın ihtiyacını bir ay kadar karşılayabileceği tahmin ediliyor.
