“2 bin 945 işkence ve kötü muamele vakası tespit edildi”
Raporu kamuoyuyla paylaşan İHD Merkezi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Nazlı Duran, insan onuruyla bağdaşmayan, sistematik ağır hak ihlallerinin 2025 yılı boyunca da katlanarak devam ettiğini belirtti. Duran, derneğe yıl içinde yapılan 889 başvuru üzerinden ulaşılan çarpıcı verileri şöyle aktardı:
“Kayıtlara geçen 2 bin 945 işkence ve kötü muamele vakası; darp, tehdit, hakaret ve provokatif tutumların yanı sıra ajanlık dayatması ve tecrit uygulamalarını kapsamaktadır. Özellikle kuruma ilk girişte, oda aramalarında ve hastane/adliye sevkleri esnasında uygulanan çıplak arama, ayakta tekmil verdirme, telefonda tekmil, askeri nizamda yürütme dayatması ve baskın aramalarda kişisel eşyaların dağıtılması gibi uygulamalar sistematik biçimde sürdürülmüştür.”
Resmi verilere göre bir yılda 1.001 mahpus yaşamını yitirdi
Adalet Bakanlığı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün hapishanelerdeki ölümlere ilişkin şeffaf veri paylaşmadığına dikkat çeken Duran, 6 Mayıs 2026 tarihli TBMM Birleşim tutanaklarına yansıyan resmi kurum verilerini paylaştı.
Buna göre; 2025 yılı içerisinde hapishanelerde 792’si hükümlü, 77’si tutuklu olmak üzere 869’u doğal nedenlerle, 132’si ise kaza veya izin süreçlerinde olmak üzere toplam 1.001 mahpus yaşamını yitirdi. Ayrıca 1 Ocak ile 6 Mayıs 2026 tarihleri arasında 26 mahpus intihar ederken, bu kişilerden 14’ünün psikiyatrik ilaç kullandığı resmi makamlarca beyan edildi.
Yaşam hakkı ihlallerinin temel nedeninin kronik hastalıkların tedavi edilmemesi, hastane sevklerinin geciktirilmesi ve tecrit rejiminin yarattığı psikolojik tahribat olduğunu belirten Duran, “Ailelerin ve avukatların tüm uyarılarına rağmen önlem alınmamış; bazı vakalarda mahpuslar yaşamını yitirinceye kadar hücrelerde tutulmuştur” dedi.
Cezaevlerinde 335’i ağır olmak üzere 1.412 hasta mahpus var
İHD verilerine göre, cezaevlerinde acil müdahale edilmesi gereken en az 1.412 hasta mahpus bulunuyor ve bunlardan 335’inin durumu çok ağır. Ağır hasta mahpusların durumuna dair detaylar ise şöyle sıralandı:
- 230 mahpus tek başına yaşamını sürdüremez halde,
- 105 mahpus bakımı için sürekli bir desteğe muhtaç durumda,
- 188 mahpusun ise hastalığının seyri gereği kesintisiz tıbbi gözetim altında tutulması gerekiyor.
Nazlı Duran, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) hasta mahpuslar hakkında verdiği “cezaevinde kalabilir” raporlarının bilimsel ve hukuki kriterlerden tamamen uzak olduğunu vurguladı.
İHD’den acil çözüm çağrısı: 7 temel talep
Cezaevlerinde insan onuruna yaraşır koşulların sağlanması için İHD’nin sıraladığı öncelikli talepler şunlar oldu:
- İşkenceye Son Verilsin: Çıplak arama, ayakta sayım/tekmil gibi uygulamalar son bulmalı; sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülmelidir.
- Hasta Mahpuslar Serbest Bırakılsın: Cezaevi koşullarında tedavisi mümkün olmayan ağır hasta mahpusların infazları derhal ertelenmelidir.
- Kelepçeli Muayene Kaldırılsın: Sağlık hizmetlerine erişim önündeki engeller, kelepçeli muayene ve insan onuruna aykırı sevk uygulamaları sonlandırılmalıdır.
- S ve R Tipi Cezaevleri Kapatılsın: Ağır tecrit ve izolasyon esasına dayanan Yüksek Güvenlikli, S Tipi ve R Tipi cezaevleri kapatılmalıdır.
- İdare ve Gözlem Kurulları Lağvedilsin: Mahkemelerin yerine geçerek mahpusların tahliyelerini keyfi şekilde engelleyen kurullar kaldırılmalıdır.
- Kadın, LGBTİ+ ve Çocuk Mahpuslar: Kadınlara hijyen ürünleri ücretsiz sağlanmalı; LGBTİ+ bireyler şiddete karşı korunmalı; çocuk cezaevleri kapatılarak onarıcı adalet sistemi uygulanmalıdır.
- Sürgün Sevkleri Durdurulsun: Mahpusların ailelerinden uzak kentlere sürgün edilmesine son verilmeli, aileye yakın yerlere nakil talepleri kabul edilmelidir.
