Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ağır hasta tutuklu Kendal Barut 5 yıldır tedavi edilmiyor: “Diğer gözünü de kaybetme riski var”

    29 Temmuz 2026

    Zirai alanda çıkan yangın ormana sıçradı: Havadan ve karadan yoğun müdahale

    29 Temmuz 2026

    Sarıyer Meydanı’ndaki ırkçı saldırının görüntüleri ortaya çıktı: 30’dan fazla sopalı kişi 3 kişiyi darp etti

    29 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Enkazdan yerel yönetim sosyalizmine mi? Avusturya deneyimi Türkiye soluna ne söylüyor?

      28 Temmuz 2026

      Abdülhamid: Ermeniler vurulsun dediysem, katliam edilsin demedim

      27 Temmuz 2026

      Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

      25 Temmuz 2026

      Lozan Antlaşması’nın paradigması

      24 Temmuz 2026

      Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

      23 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026

      En zayıf olanın kudreti!

      26 Temmuz 2026

      Neden KESK ?

      25 Temmuz 2026

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İdris Baluken: Yol haritası ve eylem planı halka sunulmalı

    İdris Baluken: Yol haritası ve eylem planı halka sunulmalı

    İlk çözüm sürecinde ve Dolmabahçe Mutabakatı heyetide yer alan İdris Baluken, "Sürece dair, siyasi ve bilimsel bir yol haritası, eylem planı ve takvimlendirmenin halka sunulması faydalı olacak" dedi.
    Siyasi Haber3 Mart 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Eski HDP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, 2013 ile 2015 yılları arasında İmralı Heyeti’nde ve 2015’te yapılan Dolmabahçe Mutabakatı’nda yer aldı. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısını ve PKK’nin ateşkes ilan etmesini değerlendiren İdris Baluken, Öcalan’ın mektubununa ilişkin “27 Şubat metni, bence 28 Şubat Dolmabahçe Mutabakatının revize edilerek güncellenmesidir” dedi.

    İdris Baluken ile Abdullah Öcalan’ın çağrısını, PKK’nin ateşkes ilan etmesini ve yeni süreçle ilgili beklentilerini Gazete Duvar’dan Ferhat Ferhat Yaşar anlattı…

    Siz ilk çözüm sürecinde İmralı Heyeti’nde yer alıyordunuz. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Tıbbi bir jargonla ifade edecek olursam, 27 Şubat çağrısı, sokakta kalmış ve son nefesini vermek üzere olan barış bünyesinin entübe edilmesi ve yoğun bakıma alınması hüneridir. Hasta kurtuldu, bu doğru, ancak kritik süreç hâlâ devam ediyor, hatta asıl iş şimdi başlıyor. Yoğun bakım takibi, bilimsel, disipliner, ciddi ve son derece hassas yaklaşımı gerektirir. Aksi durumda, küçük rehavetler dahi büyük gayretlerle yaşatılan hastayı kaybetmenize yol açar. Bugüne dek, barışı sokakta bırakıp sahip çıkmayanlar, onu deyim yerindeyse ölümün kıyısına taşıyanlar, böylesi bir müdahaleden memnuniyet duyup dersler çıkaracaklarına ya da onun üstüne titreyeceklerine, yapılan müdahaleyi sorgulama haddi gösteriyorlar. Bu ne etiktir ne de vicdani ve insanidir. Dışarıdaki milyonların yerine bu kurtarıcı müdahalenin, birkaç metrekarelik bir hücrede yıllarını geçiren biri tarafından gerçekleşmiş olması da herkes için ciddi bir özeleştiri hususudur. Şu gerçeği kimse inkar edemez; Öcalan’a ait bu hamle, savaşa dair karanlığın içinde adeta bir yıldız gibi parlamış, barışa dair aydınlığı bir kez daha her birimize göstermeyi başarmıştır.

    Çağrıdan bir gün sonra PKK ateşkes ilan etti. Bundan sonra nasıl bir yol haritası göreceğiz?

    Taraflar adına konuşmak zor ve gereksiz. Ancak sürece dair, siyasi ve bilimsel bir yol haritası, eylem planı ve takvimlendirmenin halka sunulmasında fayda olduğu kanaatindeyim. Sürecin temel iki amacı yani silahların bırakılması ile hukuki ve siyasi zeminin hazırlanması meselelerini birbirinden kopuk veya birbirini izleyen süreçlerden çok, birbiriyle ilişkili ve iç içe süreçler olarak değerlendirmek daha kolaylaştırıcı olabilir.

    ‘Baskıcı ve siyasi operasyonlar durmalı’

    Öcalan’ın çağrısının ardından Kürtler arasında ‘tek taraflı bir adım’ endişesi oluşmasına yol açtı. Siz bu endişelere nasıl bakıyorsunuz? Sizce kayyım atamaları ve operasyonlar duracak mı? Barış görüşmeleri sürerken yeni kayyım atamaları ve operasyonlar bekliyor musunuz? 

    Öcalan’ı bilen, onun siyasi ve düşünsel yolculuğunu takip eden ya da öngörenler için herhangi bir kafa karışıklığı veya muğlaklık olduğu kanaatinde değilim. Onu tanımayan, takip etme zahmetine katlanmayanlar açısından ise her dönemde olduğu gibi ne yapmaya çalıştığını anlamaktan çok, kafalarında taşıdıkları ön yargılar üzerinden bir yaklaşım söz konusudur. Bu yaklaşım, çoğunlukla karalama, itibarsızlaştırma ya da çarpıtma faaliyetine dayanıyor. Oysa ki, Öcalan, uzun bir süredir hayatı barışla anlamlandırma adına zorlu bir yola çıkmış, yolculuktaki güçlüklere takılmadan menziline ulaşmak için yoğun bir çaba içerisine girmiştir.

    Yolunu değiştirenler, şaşıranlar ya da farklı yöntemlerle onu oyalayıp kandıracağını sananlar, gide gele, farklı yolları deneye deneye yeniden onun olduğu yere geldiler. Sorgulanması gerekenler bunlardır, Öcalan değil. O, en son, on yıl önce biten çözüm sürecinde de nerede duruyor, nerede yürüyorsa yine aynı yerde, aynı yol üzerindedir. Bu anlamda, samimi yaklaşılması durumunda Öcalan’ın yolculuğunun nereye varacağını kestirebiliyorum ancak muhatapları için böylesi köşeli cümleler kulanmam mümkün değildir…

    Güncel uygulamalar açısından konuşursak, olması gereken, kayyumlar başta olmak üzere bütün baskıcı ve siyasi operasyonların durması, ilerletici demokratik adımların atılmasıdır. Otoriter ve hegemonik her türlü yaklaşım barışla bağdaşmaz, tersine büyük zarar getirir. Demokratik kültür ve onu içselleştiren bir anlayış elzemdir. Bu konuda devlet veya hükümetin yapacakları kadar siyasal ve toplumsal muhalefetin yapacakları da belirleyici niteliktedir.

    ‘Hızlı hareket edilirse süreç, dışsal etkilerden korunur’

    28 Şubat 2015’te imzalanan Dolmabahçe Mutabakatı heyetinde yer aldınız. Önümüzdeki süreçte benzer ya da revize edilmiş bir mutabakat metnini bekliyor musunuz?

    27 Şubat metni, bence 28 Şubat Dolmabahçe Mutabakatı’nın revize edilerek güncellenmesidir. Dolayısıyla yeni bir metin ihtiyacından çok metinde belirtilen hususlarla ilgili tarafların harekete geçmesi ve adım atmasına ihtiyaç vardır. Yeni süreci, geçmişteki çözüm çabalarını içeren süreçlerden bağımsız olarak değil, aksine onlara ait bilgi, deneyim ve muktesebatın üzerine inşa edilen bir yerden ele almak daha doğrudur. Bu açıdan zaman veya süre bakımından sahip olunan bir avantajdan söz edilebilir. Bununla birlikte, yüzyılı aşan bir Kürt meselesi ve demokratikleşme sorununun, tüm neden ve sonuçları ile beraber, birkaç ay içinde çözülmesini beklemek pek de gerçekçi görünmüyor. Birkaç ay içinde, nihai bir sonuçtan çok, o sonuca götürecek müzakere mekanizmalarının tamamlanması ya da müzakere başlıklarıyla ilgili çalışmaların başlaması üzerinden beklemek daha gerçekçi gibi görünüyor. Şunu da gözardı etmemek gerek: Ortadoğu başta olmak üzere bölgesel ve küresel bazdaki baş döndürücü gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, ne kadar hızlı hareket edilir ve sonuca ne kadar çabuk ulaşılırsa süreç o düzeyde dışsal etkilerden korunmuş ve amacına ulaşmış olur.

    İlk çözüm süreci iki yıl sürmüştü, tabii arka planı vardı, Oslo görüşmeleri vs. ancak süreç ilerlemedi ve tekrar çatışma dönemine girildi. 22 Ekim’de başlayan sürecin 4 ay sonra sonuçlanacağı yorumları yapılıyor. Süreci bu kadar hızlandıran şey nedir?

    Öngörüden çok olması gereken ya da genel beklentileri sıralayabilirim. Zaten metnin içeriğinde de bu hususlar vardı. Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, yasal ve hukuki açıdan bugüne kadar ki tahribatların telafisine dönük adımların atılması iyi bir başlangıç olabilir. Cezaevindeki Kürt siyasetçilerin bırakılması, kayyumlarla gasp edilen halk iradesinin geri iadesi, tecritin kaldırılarak Öcalan’ın sağlıklı çalışma ve müzakere koşullarına kavuşması gibi iyileştirici adımlar için herhangi bir yasal düzenlemeye dahi gerek yoktur. Hükümetin, antidemokratik olsa da halen yürürlükte olan yasa ve anayasaya uyması veya verilmiş AİHM kararlarının gereğini yerine getirmesi durumunda bile bu hususta epeyce yol alınabilir. Sonrası için, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasından tutalım da Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye’de dışlanan ötekileştirilen bütün kimliklerin haklarını garanti altına alacak yasal ve anayasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu aşikardır…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Hatimoğulları’ndan Meclis’te ‘çerçeve yasa’ mesajı: “İmralı mutabakatı olduğu gibi yasaya yansımalı”

    28 Temmuz 2026

    Ertuğrul Kürkçü’den süreç ve bölgesel gelişmeler değerlendirmesi: “Çözümün zemini genel aftan geçiyor”

    23 Temmuz 2026

    Duran Kalkan’dan yasa ve süreç açıklaması: “Sürecin anahtarı Öcalan’ın özgür çalışma koşullarıdır”

    21 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Cemalettin Efe

    Enkazdan yerel yönetim sosyalizmine mi? Avusturya deneyimi Türkiye soluna ne söylüyor?

    Nevzat Onaran

    Abdülhamid: Ermeniler vurulsun dediysem, katliam edilsin demedim

    Asya Erdal

    Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

    Toros Korkmaz

    Lozan Antlaşması’nın paradigması

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    “Devlet katkısı” aldatmacası!

    Fehim Taştekin

    En zayıf olanın kudreti!

    Özgür Müftüoğlu

    Neden KESK ?

    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Nestle’nin “İyilik Hareketi” işçiye kıyım oldu: Bursa’daki fabrikada 20’den fazla işçi işten çıkarıldı

    29 Temmuz 2026

    Mersin Limanı’nda 209 gündür süren direniş: “Tek talebimiz kadrolu olarak işe dönmek”

    28 Temmuz 2026

    Doruk Madencilik işçilerinden holding önünde 7/24 eylem: “Sözler tutulmadı, paramızı almadan gitmiyoruz”

    27 Temmuz 2026
    KADIN

    Afganistan Kadınlarının Özgürlük Feneri Hareketi’nden küresel çağrı: “15 Ağustos’ta sesimize ses olun”

    27 Temmuz 2026

    Adana’da 24 saatte üç kadın katledildi

    27 Temmuz 2026

    AKP iktidarında kadın hakları ve can güvenliği raporu: Binlerce kadın katledildi

    22 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.