Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde zafer: Yapı Yol-İş üyesi işçilerin direnişi 17’nci gününde kazandı

    18 Ekim 2026

    Avrupa’da 22 kurumdan faşizme ve savaşa karşı ortak mücadele kararı

    18 Ekim 2026

    Macaristan, Orban dönemindeki LGBTQ+ karşıtı önlemleri kaldırdı

    17 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Neşenin devrimci anlamı üzerine

      15 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

      13 Ekim 2026

      Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

      12 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

      10 Ekim 2026

      Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

      10 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Alevi Aydınlar Bildirgesi’ içeriği ve Bakırhan’ın üslup tartışması sürüyor

    ‘Alevi Aydınlar Bildirgesi’ içeriği ve Bakırhan’ın üslup tartışması sürüyor

    Öcalan’ın İdris-i Bitlisî–Yavuz Sultan Selim ittifakına referansla yaptığı değerlendirmeler üzerine yayımlanan “Alevi Aydınlar Bildirgesi”, Alevi kamuoyunun önemli bir kesiminde “süreç karşıtı” bir tutum olarak değerlendirilirken, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın bildirgeyi eleştirirken kullandığı dil de tartışma konusu oldu.
    Mehmet Murat Yıldırım3 Eylül 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Derleyen: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)

    Siyasette bir süredir Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelere ait olduğu ileri sürülen notlar üzerinden yürüyen tartışma, “Alevi Aydınlar Bildirgesi” ile birlikte Alevi kamuoyunun bir kesimi ile DEM Parti yönetimi arasında bir polemiğe dönüştü.

    Tartışmanın bir tarafında, Alevilerin tarihsel hafızasında son derece ağır bir travmaya karşılık gelen İdris-i Bitlisî–Yavuz Sultan Selim ittifakına yapılan göndermenin günümüz siyasal sürecine taşınmasına yönelik kaygılar bulunuyor. Diğer tarafta ise Kürtler, Aleviler, demokratlar ve sosyalistlerin ortak mücadele zemininden rahatsız olan çevrelerin bu tarihsel tartışmayı mevcut demokratik çözüm sürecini hedef almak için kullanabileceği eleştirisi yer alıyor.

    Tartışmanın merkezinde İdris-i Bitlisî–Yavuz Sultan Selim referansı var

    Aralarında akademisyen, yazar, sanatçı ve eski siyasetçilerin bulunduğu 53 Alevi yurttaş ve aydın, Öcalan ile yapılan görüşmelere ait olduğu ileri sürülen notlarda Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisî arasındaki ittifaka referans verildiği iddiası üzerine “Alevi Aydınlar Bildirgesi”ni yayımladı.

    Bildiride, tarihsel bir ittifak modelinin bugünün siyasal çözüm arayışına örnek olarak sunulmasının Aleviler açısından ciddi kaygılar yaratacağı ifade edildi. Bildirgeyi imzalayanlar, olası demokratik çözüm sürecinin Alevileri dışlayan yeni bir siyasal ittifak anlayışına dönüşmemesi gerektiğine dikkat çekti.

    Bu kaygının Alevi toplumsal hafızasında somut bir tarihsel karşılığı bulunuyor. 1514 Çaldıran Savaşı sürecinde Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim ile Kürt beyleri arasında kurulan ittifak, Alevi-Kızılbaş toplulukların katliam ve baskıya uğramasıyla birlikte hatırlanan tarihsel bir döneme işaret ediyor. Bu nedenle İdris-i Bitlisî–Yavuz Sultan Selim referansı, Aleviler açısından yalnızca geçmişe ilişkin nötr bir tarihsel örnek değil, ağır bir travmanın ve dışlanmanın sembolü olarak değerlendiriliyor.

    Dolayısıyla Alevi kamuoyunda ortaya çıkan kaygının yalnızca güncel siyasal hesaplardan ibaret görülmemesi gerekiyor.

    Bildirge süreç karşıtı bir hatta mı çekiliyor?

    Bununla birlikte, tartışmanın başka bir boyutu da bulunuyor.

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, bildirgeye ilişkin daha sonraki açıklamasında, tarihsel referansların bağlamından koparılarak bugünkü demokratik çözüm tartışmasının karşısına konulmasına itiraz ettiklerini söyledi.

    Bakırhan, T24’e yaptığı açıklamada kullandığı “sokaktan getirdiklerimiz” ifadesinin maksadını tam karşılamadığını belirterek, “sokaktan getirmek” sözünü siyasette alan açmak anlamında kullandığını ifade etti.

    Bakırhan aynı açıklamada, Alevi kimliği üzerinden yapılan ve tarihsel gerçekliği bağlamından koparan değerlendirmelere ve yönteme itirazının sürdüğünü belirterek, Türkiye’nin zor bir meselenin demokratik ve barışçıl çözümünü konuştuğunu söyledi.

    Bakırhan’ın dikkat çektiği bir başka nokta ise, Kürtlerle Alevilerin, demokratların ve sosyalistlerin yan yana gelmesinden rahatsız olan çevrelerin bulunduğu ve bu çevrelerin söz konusu tartışmayı mevcut sürece karşı kullanabileceği yönündeydi.

    Bu açıdan bakıldığında, bildirgenin Alevi toplumundaki tarihsel kaygıları ifade etmesi ile bildirgenin farklı siyasal çevreler tarafından süreç karşıtı bir hatta kullanılma ihtimali birbirini dışlayan değerlendirmeler değil.

    Tarihsel hafıza ile bugünün siyaseti birbirinden koparılamaz

    Öcalan’a ait olduğu ileri sürülen görüşme notlarının doğruluğu konusunda ise önemli bir sorun bulunuyor. Söz konusu notlar doğrulanmış resmi belgeler değil ve Öcalan da kendisine atfedilen bu ifadeleri yalanlamış durumda.

    Dolayısıyla doğruluğu kesinleşmemiş görüşme notlarından hareketle Öcalan’ın veya DEM Parti’nin Alevilere yönelik tutumuna ilişkin kesin sonuçlara ulaşmak sağlıklı değil.

    Ancak bu durum, İdris-i Bitlisî–Yavuz Sultan Selim referansının Alevilerde yaratabileceği tarihsel ve siyasal kaygıyı da ortadan kaldırmıyor.

    Çünkü bir tarihsel sembolün siyasal tartışmada nasıl kullanıldığı, yalnızca onu kullananın niyetiyle değil, o sembolün farklı toplumsal kesimlerin hafızasındaki anlamıyla da ilgilidir. Aleviler açısından Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisî ittifakının tarihsel anlamı dikkate alınmadan yapılacak değerlendirmeler, Alevi toplumunun hafızasını ve yaşadığı travmaları görmezden gelme riski taşıyor.

    Bakırhan’ın “sokaktan getirdiklerimiz” sözleri neden tepki çekti?

    Tam da bu noktada Bakırhan’ın ilk açıklamasında kullandığı dil ayrıca tartışılmayı hak ediyor.

    Bakırhan, bildirge imzacılarından bazılarını “temiz, çok dürüst aydın arkadaşlar” olarak nitelerken, bazıları için ise “sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız, hangi aydın kimliği var onu da bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

    Bu sözler, özellikle daha önce HDP ve DEM Parti çatısı altında siyaset yapmış, Kürt özgürlük hareketiyle birlikte mücadele etmiş isimler açısından tepki çekti.

    Bildirge imzacılarından eski HDP Milletvekili ve Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan da Bakırhan’ın sözlerine tepki göstererek, kendisinin HDP’nin kurucu MYK üyelerinden biri olduğunu hatırlattı.

    Bakırhan daha sonra yaptığı açıklamada sözlerinin maksadını tam karşılamadığını kabul etti ve “sokaktan getirmek” ifadesiyle kimseyi siyasetin dışında ya da aşağıda tarif etmediğini söyledi. Aksine, sokakta sözü, emeği ve mücadelesi olan insanların sözünü siyasetin merkezine taşıyan bir gelenekten söz ettiğini belirtti.

    Bu düzeltme önemli olmakla birlikte, tartışmanın kendisi açısından çıkarılması gereken bir sonuç da var: Özellikle DEM Parti gibi farklı kimliklerin, mücadele deneyimlerinin ve toplumsal kesimlerin ortak siyasal zemini olma iddiasındaki bir partinin yöneticileri, kendilerine yöneltilen eleştirilere karşı daha sakin, kapsayıcı ve özenli bir dil kullanmak durumunda.

    Alevi kamuoyunda tarihsel bir travmaya dokunan bir tartışma yaşanırken, eleştirinin içeriğine itiraz etmek ile eleştiriyi dile getirenleri küçümseyen veya hiyerarşik bir konuma yerleştiren ifadeler kullanmak birbirinden ayrılmalı.

    “Aleviler bu hareketin misafiri değil, kurucusudur”

    Bakırhan, düzeltme açıklamasında Kürt hareketinin Alevilerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirterek, Alevi yol arkadaşlarının bu hareketin “misafiri değil, kurucusu” olduğunu söyledi.

    Alevilerin parti içerisindeki konumunun bir temsil veya kota meselesi olarak görülmediğini belirten Bakırhan, Alevilerin eş başkanlıktan milletvekilliğine, belediye eş başkanlığından parti yönetimlerine kadar hareketin her kademesinde yer aldığını vurguladı.

    Bu yaklaşım, DEM Parti’nin Alevilere yönelik politik iddiasını ortaya koyması açısından önemli. Ancak tam da bu nedenle, Alevi kamuoyundan gelen tarihsel kaygıların yalnızca “süreç karşıtlığı” veya dışarıdan yönlendirilmiş bir kampanya olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

    Alevilerin tarihsel hafızası ile Kürt hareketinin Alevilerle kurduğu uzun süreli ortak mücadele deneyimi aynı anda dikkate alınabilir. Hatta demokratik ve eşitlikçi bir ortaklık zemininin güçlenmesi için bu tür itirazların bastırılması değil, açıkça tartışılması gerekiyor.

    Tartışmanın gerçek zemini nerede?

    Ortaya çıkan tablo, aslında birbirinden tamamen kopuk iki farklı sorunun aynı tartışmada iç içe geçtiğini gösteriyor.

    Birincisi, Alevilerin tarihsel hafızasında ağır bir travmaya karşılık gelen İdris-i Bitlisî–Yavuz Sultan Selim ittifakının günümüz siyasetinde hangi anlamla kullanıldığı sorusu.

    İkincisi ise, Kürtler, Aleviler, demokratlar ve sosyalistlerin ortak demokratik mücadele zeminini hedef alan çevrelerin bu tarihsel hassasiyeti mevcut çözüm sürecine karşı kullanma ihtimali.

    Her iki gerçeklik de aynı anda var olabilir.

    Bu nedenle tartışmayı “Aleviler süreç karşıtı mı?” ya da “Alevi aydınlar Kürtlerle Alevilerin yan yana gelmesinden mi rahatsız?” gibi basitleştirici ikiliklere hapsetmek, meselenin gerçek zeminini görünmez kılar.

    Alevilerin tarihsel travmalarını ciddiye almak ile Kürtler ve Aleviler başta olmak üzere demokratik güçlerin ortak mücadele zeminini savunmak birbirinin karşıtı olmak zorunda değil.

    Tersine, demokratik ve barışçıl bir çözüm iddiasının inandırıcılığı, toplumların tarihsel hafızalarını, eşitlik taleplerini ve birbirlerinden kaynaklanan kaygılarını açıkça konuşabilmelerinden geçiyor.

    Bu nedenle Bakırhan’ın da temsil ettiği siyasal sorumluluk gereği, tartışmayı kişiselleştiren veya imzacılar arasında ayrım yapan ifadeler yerine, Alevilerin tarihsel hassasiyetlerini tanıyan ve eleştirileri ortak demokratik zeminde tartışmaya açan daha sakin bir dil kullanması gerekiyor.

    Çünkü ihtiyaç duyulan şey, Aleviler ile Kürtlerin, demokratların ve sosyalistlerin birbirine karşı konumlandırılması değil; tarihsel travmaların da, bugünkü ortak mücadele deneyimlerinin de açıkça konuşulabildiği eşitlikçi bir siyasal zeminin kurulmasıdır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Avrupa’da 22 kurumdan faşizme ve savaşa karşı ortak mücadele kararı

    18 Ekim 2026

    Macaristan, Orban dönemindeki LGBTQ+ karşıtı önlemleri kaldırdı

    17 Ekim 2026

    BES-AR: Asgari ücret açlık sınırının yüzde 77,41 altında

    17 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Şebnem Oğuz

    Neşenin devrimci anlamı üzerine

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

    Cemalettin Efe

    Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    BES-AR: Asgari ücret açlık sınırının yüzde 77,41 altında

    17 Ekim 2026

    İzmir’de dijital haber portalı Manşetiz’de sömürü ve Kod 48 kumpası: 12 gazeteci işten çıkarıldı

    16 Ekim 2026

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde direniş 14’üncü gününde: “Haklarımızı alana kadar ayrılmayacağız”

    13 Ekim 2026
    KADIN

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.