Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve sel uyarısı: Bazı kentlerde ise sıcaklık 40 dereceyi bulacak!

    10 Temmuz 2026

    Diyarbakır’da sağlık alarm veriyor: “Kışın soğuk, yazın sıcak, her yer enfeksiyon!”

    10 Temmuz 2026

    İspanya’da orman yangını: Kaçmaya çalışırken araçlarında can verdiler!

    10 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Öcalan’ı eleştirmek

      9 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin kazanan silah tekelleri, kaybedeni halklar

      8 Temmuz 2026

      “Yerli ve milli” soslu emperyalizmin maskeli balosu: Ankara’da NATO zirvesi

      8 Temmuz 2026

      Ankara’nın 1919-1922 tasfiyesi

      7 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin ötesi

      3 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 83’üncü yılında Dersim Katliamı’nın acısı hale taze ve derin

    83’üncü yılında Dersim Katliamı’nın acısı hale taze ve derin

    Siyasi Haber3 Mayıs 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Musa Kulu: Dünya’nın pandemiyle uğraştığı bir süreçte halen dağların, taşların, mezarlıkların bombalanması, tahrip edilmesi, sokaklarda infazların gerçekleşmesi insanlık adına utanç verici bir şeydir.

     


    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, üzerinden 83 yıl geçen Dersim Katliamı'nda devreye sokulan politikaların halen sürdüğüne dikkati çekerek, gerçek bir yüzleşmeyle katliama uğrayan halkın bütün kutsallarının kabul edilmesi gerektiğini belirtti.


    Mezopotamya Ajansı’ndan İdris Sayılgan, DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu ile röportaj yaptı. Kulu 83’üncü yılında acısı hala derin ve taze olan Dersim Katliamı’na ilişkin konuştu.


    Dersim Katliamı'nın üzerinden 83 yıl geçti. 4 Mayıs 1937 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla çıkarılan “Tunceli Tenkil Harekatı” adlı kararnamenin ardından hayata geçirilen katliamda yaşananların acısı ise, aradan geçen bunca zamana rağmen dinmedi. Dersim halkının "tertele" şeklinde dillendirdiği katliamda, resmi rakamlara göre 1937'de bin 737, 1938'da ise 6 bin 868 kişi katledildi. Ancak, tarih araştırmacıları ve birçok kaynağa göre katliamda aralarında binlerce çocuk, yaşlı, kadın olmak üzere 70 bin civarında insan katledildi. Yine, on binlerce kişi sürgün edildi, ailelerinden alınan kız çocukları ise askerlere verildi.


     


    a6BEPU


     


    Zehirli gaz


    Halen birçok yönü gizli tutulan katliamda yaşananların bir kısmı ise, o dönemde görevli olan kimi yetkililer tarafından uzun yıllar sonra açıklandı. Katliam döneminde eski Dışişleri Bakanı olan İhsan Sabri Çağlayangil'in anılarında anlattığı, “Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinde bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir harekat oldu. Dersim davası da bitti, hükümet otoritesi de köye ve Dersim’e girdi, böyle bitti. Bugün Dersim’e rahatça girebiliyoruz” sözleri o dönemde yaşananları özetler nitelikte.


    Aradan geçen bunca zamana rağmen yüreklerinde açılan yaranın kapanmadığını belirten Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu ile katliamın yıldönümüne ilişkin konuştuk.


     


    ‘Soykırım asla durmadı’


    Devletin 1937'de "özel" bir kanunla Dersim'e yöneldiğine dikkati çeken Kulu, dünyanın hiçbir yerinde bir bölgeye ilişkin böylesi bir kanunun devreye sokulmadığını dile getirdi. Katliamın temel nedeninin kentin Kürt ve Alevi kimliğinden kaynaklandığını belirten Kulu, “Zararlı görülen bu durumun tamamen ortadan kaldırılması için yemin edilmiştir. 1938’den sonra soykırım asla durmamıştır. Soykırım sadece fiziki olarak yok etme değildir. Diliniz, kimliğiniz, kültürünüz, ziyaretiniz, dergahınız, ocağınız söndürülmüşse ve siz kendi tarihinizden bihaber başka bir tarihle yaşayan ve övünen hale getirilmişseniz, esas en büyük soykırım budur. Bunu başka şekilde izah etmek mümkün değildir” diye konuştu.


     


    yUrjxf


     


    Kelimeler kifayetsiz kalıyor


    Halen mezarlarını ve kaybolan çocuklarının akıbetini bilmediklerini söyleyen Kulu, “Bunu anlatmak çok zor. Kelimeler kifayetsiz kalıyor. O günden bugüne baktığımızda coğrafyada bir fiziki soykırım yaşandı ama geride kalanların hiçbiri inancıyla, diliyle, kültürüyle yaşama imkanı bulmadı. Hem kendi içindeki otoasimilasyon hem de devletin asimilasyon sistemi sonucu geriye çok bir şey kalmadı artık. Tarih sayfalarında kalmış gibi bir durumdayız. Belki bizden birkaç jenerasyon sonra tarih kitaplarında sadece bir not olarak kalacağız. Böyle bir gerçeklikle karşı karşıyayız” dedi.


     


    Yeterli farkındalık yaratılamadı


    Katliama karşı mücadelede etnik, inançsal ve kimliksel değerler konusunda yeterli farkındalık yaratamadıkları için özeleştiride bulunan Kulu, “Eğer kendi aidiyetiniz ile ilgili bir çabanız yoksa, bu sadece bir serzeniş veya anmanın ötesine gitmiyorsa bir nevi değerlerinizden vazgeçmiş oluyorsunuz. Bu oldukça zor ve telafisi mümkün olmayan bir durum” ifadelerini kullandı.


     


    Eşine az rastlanır bir katliam


    Dersim Katliamı'nın yakın tarihte çok az örneği bulunduğunu kaydeden Kulu, o dönemde yaşananlara işaret ederek, “Çünkü insanlar mağaralarda zehirli gazlarla öldürüldüler. Arta kalanlar köle anlamında Türk subay ve askerlerine hizmetçi olarak verildiler. Bir coğrafyanın baştan başa bir yıkımla karşı karşıya kaldığını gördük. Ardından üst yapı kurumlarıyla girilen yerde, yatılı bölge okullarıyla tamamen kendi kimliğinden, inancından, yaşamından, toprağından kopmuş başka bir kişilikle var edilen bir gerçeklikle karşı karşıya kaldık. Halen kendi kimliğinden utanan ve hatta kendisini en hakiki Türk ve hakiki Müslüman sanma noktasına gelenler var. Bu içler acısı bir durum” şeklinde konuştu.


     


    Soykırımla yüzleşme ısrarı


    Devletin yüzleşmek bir yana katliam politikalarını farklı metotlarla devam ettirdiğine vurgu yapan Kulu, yüzleşmek için öncelikle "soykırım zihniyetinden" kurtulmanın gerekliliğinin altını çizdi. Katliam ile yüzleşmeyi sağlayabilmek için çalışmalarına devam ettiklerini paylaşan Kulu, “O dönemde idam edilenler ve kaybedilen çocukların, kızların bütün bilgilerinin ailelerine verilmesi ve bunlara ulaşma imkanının sağlanmasını istiyoruz. Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması ve bir bütün olarak bu soykırımdan dolayı devletin özür dilemesini bekliyoruz” şeklinde kimi beklentilerini paylaştı.


     


    XaiYCd


     


    Halkın kutsalları kabul edilmeli


    Gerçekleşecek yüzleşmenin de katliama uğrayan halkın kimliğini ve değerlerini, bir bütün olarak kutsallarını kabul etmesiyle olacağının altını çizen Kulu, söz konusu hakların da yasal güvenceye alınarak, uluslararası kamuoyuna açıklanması gerektiğine işaret etti. Kulu, bu hakların tartışılacak ya da lütuf gibi sunulacak haklar olmadığını söyleyerek, "Onun için bir korkuya, endişeye kapılmadan; eğer bedelse de bunu ödeyerek tarihini, kültürünü yaşamak ve gelecek nesillere bırakmak gibi bir sorumluluğu var herkesin. Bizi insan yapacak olan şey de budur” diye belirtti.


    AKP, CHP ve MHP'de siyaset yapan Kürtlerin ve Alevilerin durdukları yeri "içler acısı" olarak yorumlayan Kulu, bu siyasetçilerin kendilerine ait talepleri olmadığını, söz konusu partilerin güdümünde, onların sözünü ve siyasetini savunan bir pozisyonda olduklarını ve bunun bile gerçeklikten kopmak anlamına geldiğini söyledi. 


     


    Pandemi sürecinde mezarlara saldırmak


    Tüm dünyanın koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla uğraştığına dikkati çeken Kulu, devamla şunları belirtti: "Mezarlarımızın yıkıldığı, kutsallarımızın, ziyaretlerimizin bombalandığı bu sürecin bitmesini, insanlık adına bu utancın son bulmasını istiyoruz. Ölmüş insanların mabetlerini kırmak, dökmek insanlık adına utanç vericidir. Düşünün dünya pandemiyle uğraştığı bir süreçte halen dağların, taşların, mezarlıkların bombalanması, tahrip edilmesi, sokaklarda infazların gerçekleşmesi insanlık adına utanç verici bir şeydir. Bunu reddediyoruz.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Filistin Evi/Beyt Filastin çalışmalarını sürdürüyor: “Filistin artık coğrafyayla sınırlı değil”

    15 Haziran 2026

    8 Nisan Uluslararası Roman Günü

    8 Nisan 2026

    Modern Kürtçe alfabenin Türkiye’deki öncüsü Mehmet Emin Bozarslan yaşamını yitirdi

    9 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Öcalan’ı eleştirmek

    Siyasi Haber

    NATO Zirvesi’nin kazanan silah tekelleri, kaybedeni halklar

    Ertan Eroğlu

    “Yerli ve milli” soslu emperyalizmin maskeli balosu: Ankara’da NATO zirvesi

    Nevzat Onaran

    Ankara’nın 1919-1922 tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İBB’de işçilere güvenlik görevlileri saldırdı: Ağaç A.Ş. emekçileri Merter Ek Binası’nda oturma eylemine başladı!

    7 Temmuz 2026

    Bursa’da bulunan Korteks Fabrikası’nda grev başladı!

    6 Temmuz 2026

    AFP Türkiye çalışanları “enflasyon altı zamma” karşı şalteri indirdi!

    6 Temmuz 2026
    KADIN

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026

    EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: “Eşit miras hakkı tehlike altında”

    27 Haziran 2026

    Batman’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporu ortaya çıktı: Tırnak örneğinde erkek DNA’sı bulundu

    25 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.