DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında verdiği “mutlak butlan” kararına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Hatimoğulları, ana muhalefet partisine yargı eliyle yapılan müdahaleyi “demokrasinin askıya alınması” olarak nitelendirdi.
“Seçmen iradesi yargı eliyle askıya alınamaz”
Hatimoğulları, genel başkanlık makamının ve parti yönetiminin belirlenmesinin yalnızca partinin kendi iç mekanizmalarına ait olduğunu belirterek, dışarıdan yapılan bu müdahalenin tüm Türkiye’yi ilgilendirdiğini vurguladı:
“CHP’nin genel başkanının kim olacağı CHP üyelerinin, delegelerinin ve seçmenlerinin meselesidir. Fakat ana muhalefet partisinin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesi demokrasiyi askıya almaktır. Bu da bütün Türkiye demokrasisinin meselesidir.”
DEM Parti olarak her zaman demokratik siyasetin, halk iradesinin ve hukuk devletinin tarafında yer aldıklarını ifade eden Hatimoğulları, seçilmişlerin, delegelerin, üyelerin ve seçmenlerin iradesinin yargı zırhı kullanılarak yok sayılamayacağının altını çizdi.
“Hukuk, muhalefeti şekillendirmenin aparatı haline getirilemez”
Yargı ve iktidar bloku arasındaki iş birliğine dikkat çeken Hatimoğulları, hukukun asli görevinden uzaklaştırılarak siyasi bir araç olarak kullanılmasına karşı şu eleştirileri yöneltti:
- Siyasetin önü tıkanamaz: Siyasetin özgürce konuşabilmesi için partilere, Meclis’e, sandığa, seçilmişlere ve halk iradesine hiçbir surette müdahale edilmemelidir.
- İktidar-yargı ortaklığı: Siyaset alanının konuşmasını ve nefes almasını, iktidar ve yargı ortaklığı tek başına engelleyemez.
- Hukuk aparat olamaz: Hukuk, siyasi alanı iktidarın isteklerine göre yeniden düzenlemenin ve muhalefeti kendi kalıplarına göre şekillendirmenin bir aparatı haline getirilemez.
“Türkiye’nin ihtiyacı mahkeme koridorlarında kurulan siyaset değil”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin içinde bulunduğu krizden çıkış yolunun yargı müdahaleleri olmadığını belirten Hatimoğulları, çözüm adresini şu sözlerle gösterdi:
“Türkiye’nin ihtiyacı mahkeme koridorlarında kurulan siyaset değil; toplumun iradesiyle, Meclis zemininde ve demokratik hukuk içinde kurulan siyasettir.”
