Haber Merkezi, (SH)
Adalet Bakanlığının yayımladığı 2025 yılı adalet istatistikleri, kadına yönelik şiddetle mücadelede kullanılan 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirlerin sayısında dikkat çekici bir artış olduğunu ortaya koydu. Verilere göre, önleyici tedbir kararları son dokuz yılda yaklaşık 5 katına çıktı.
2025 yılında toplam 1 milyon 47 bin 288 kişiye uzaklaştırma, silah teslimi, teknik takip ve benzeri önleyici tedbir kararları verildi. Bu kararların büyük bölümünü, yüzde 83 oranıyla (876 bin 241) uzaklaştırma kararları oluşturdu.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Diren Cevahir Şen, artan sayının şiddetin boyutunu gözler önüne serdiğini belirterek, mevcut politikaların yetersiz kaldığını söyledi. Şen, tedbirlerin çoğu zaman uygulanmadığını ve denetim mekanizmalarının işlemediğini vurguladı.
Mahkemelerin uzaklaştırma kararlarını çoğunlukla 15 gün ya da 1 ay gibi kısa sürelerle verdiğine dikkat çeken Şen, bu durumun kadınları korumakta yetersiz kaldığını ifade etti.
Silah teslimine ilişkin tedbir kararları da artış gösterdi. 2025 yılında 35 bin 669 kişiye silah teslimi yönünde karar verilirken, 3 bin 414 kamu görevlisi hakkında görev silahlarının teslimine yönelik tedbir uygulandı. Ancak uygulamada bu kararların her zaman hayata geçirilmediği belirtiliyor.
Koruyucu tedbirler kapsamında ise 2025 yılında 22 bin 618 karar alındı. Bu kararların yüzde 79’unu kadınlar oluşturdu. Kimlik gizleme, barınma, kreş desteği ve geçici koruma gibi uygulamalar dikkat çekerken, yabancı uyruklu kadınlara yönelik tedbirlerin toplam içindeki oranının yalnızca yüzde 3 olması, göçmen kadınların yeterince korunamadığına işaret etti.
Şen, tedbirlerin uygulanmamasının sonuçlarına örnek olarak Arzu Ar cinayetini gösterdi. Hakkında “konutu terk etmeme” kararı bulunan failin denetlenmediğini ve şehir değiştirerek kadını öldürdüğünü hatırlatan Şen, mevcut sistemin ciddi açıklar barındırdığını söyledi.
“6284’ün eksikleri var ancak mevcut haliyle bile etkin uygulanması halinde birçok şiddet vakası önlenebilir” diyen Şen, uygulamadaki zafiyetlerin şiddeti dolaylı olarak teşvik ettiğini ifade etti.
