Açıklamaya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın yanı sıra SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, ESP Genel Başkanı Murat Çepni, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Didem Göçer ile çok sayıda demokratik parti, kurum ve kitle örgütü temsilcisi katılarak konuşma yaptı.
Otobüslerle bölgeye gelen kitle, sınır kapısına yakın bir noktada araçlardan inerek sloganlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Sınır kapısı önünde yapılan açıklamada “Suriye’deki katliamlara geçit vermeyeceğiz! Kürt, Alevi, Süryani, Dürzi ve tüm halkların, inançların yanındayız! Çukurova Emek ve Demokrasi Güçleri” pankartı açıldı.
Hatimoğulları: Halep’teki saldırılar barış sürecine sıkılan kurşundur
Sınır kapısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halep’e yönelik saldırıları ve iktidarın savaşı körükleyen tutumunu kabul etmediklerini belirtti. Hatimoğulları, Şêx Maqsud ve Eşrefiyê mahallelerinde Kürt halkına yönelik katliamların başlatıldığını vurgulayarak, bu saldırıların Suriye’de yürütülen diyalog ve demokratik çözüm arayışlarını hedef aldığını söyledi.
Halep’te SDG ile Şam yönetimi arasında 10 Mart mutabakatı görüşmeleri sürerken ve 1 Nisan Anlaşması yapılmışken saldırıların başlatılmasının, demokratik entegrasyonun önüne engel koymayı amaçladığını ifade eden Hatimoğulları, “Halep’te Kürt halkına yapılan saldırı, demokrasi ve barış sürecine sıkılan bir kurşundur. Asla kabul etmiyoruz” dedi.
Hatimoğulları, Kürt halkının yalnız olmadığını vurgulayarak, “Kürt halkı ne Şam’da ne Halep’te ne Rojava’da ne Suriye’nin tamamında ne de Türkiye’de yalnız değildir. Bugün Türkiye’deki bütün demokrasi güçleriyle buradayız” ifadelerini kullandı.
“Halep’te direnen kadınlara selam olsun”
HTŞ, Suriye Milli Ordusu ve El Kaide bağlantılı paramiliter güçlerin saldırılarda yer aldığına dikkat çeken Hatimoğulları, özellikle kadın savaşçılara yönelik işkence ve infaz görüntülerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Hatimoğulları, “Bir kadın savaşçının işkence edilerek binadan aşağı atılması ne vicdanla ne insanlıkla bağdaşır. Savaş hukukunda dahi yeri yoktur” diyerek, “Rojava’da, Halep’te direnen bütün kadınlara on binlerce kez selam olsun” dedi.
Bahçeli’ye yanıt: İç barışı en çok biz önemsiyoruz
Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti’ye yönelik eleştirilerine de yanıt vererek, Türkiye’nin iç barışını en çok önemseyen siyasi güçlerden biri olduklarını ifade etti. Halep’te yalnızca Kürtlerin değil Alevilerin, Arapların, Sünnilerin, Hristiyanların ve Dürzilerin de kanının aktığını belirten Hatimoğulları, bu gerçeğin inkâr edilemeyeceğini söyledi.
Titiz: Demokratik ve çoğulcu Suriye dışında çözüm yok
SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz ise konuşmasında, Suriye’de cihatçı HTŞ iktidarının çoğulcu ve demokratik bir Suriye kurmasının mümkün olmadığını vurguladı. Titiz, Kürdüyle, Alevisiyle, Süryanisiyle, Dürzisiyle ve tüm halklarıyla birlikte çoğulcu ve demokratik bir Suriye’den başka bir çözüm yolunun olmadığını belirterek, halkların ortak mücadelesinin önemine dikkat çekti.
SYKP Eş Genel Başkanı Mert Titiz de Rojava modelinin yok edilmek istenildiğine işaret ederek, “Halkların kendisini yerelden yukarıya doğru yönettiği, meclislerin karar aldığı; kadınların ve gençlerin söz sahibi olduğu; Ermenilerin, Arapların, Kürtlerin birer birer temsil edildiği, tüm dünyaya örnek olması gereken bu model ortadan kaldırılsın istiyorlar. Bunun yerine tekçi, askeri ve ekonomik çıkar odaklı bir düzen dayatılmak isteniyor. Ancak Rojava halkı, Kürt halkı buna boyun eğmeyecek” dedi.
Titiz konuşmasında saldırıların hedefinin esas olarak Rojava’da kurulmaya başlayan ekolojik, demokratik, cinsiyet özgürlükçü toplum modeli olduğunu vurgulayarak, ABD’yi, İsrail’i, HTŞ’yi, Türkiye’yi aynı çizgide birleştirenin tam da bu farklı dünya perspektifi olduğunu belirtti.
Çepni: Türkiye halkları Suriye’de barışa sahip çıkmalı
ESP Genel Başkanı Murat Çepni de konuşmasında Türkiye işçi sınıfına ve halklarına çağrıda bulundu. Çepni, Suriye’de demokrasiye ve barışa sahip çıkmanın bölge halklarının ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, savaşa karşı dayanışmanın ve mücadeleyi büyütmenin gerekliliğini vurguladı.
Açıklamada söz alan diğer siyasi parti ve kurum temsilcileri de Halep’e yönelik saldırıların durdurulması, Suriye’de halkların eşitliği ve demokratik çözümün esas alınması çağrısında bulundu. Yapılan açıklama, barış ve demokrasi mücadelesinin sınırların ötesinde ortaklaştırılması gerektiği vurgusuyla sona erdi.
