Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Cumartesi Anneleri 1123’üncü haftada Galatasaray Meydanı’nda: İbrahim Gündem’in akıbeti soruldu

    3 Ekim 2026

    Kayıt dışı istihdam alanı: Ev işçiliği

    3 Ekim 2026

    SAMER raporu: Kürtlere, Alevilere ve mültecilere yönelik en az 19 ayrımcı vaka tespit edildi

    3 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Üniversitelerde “huzur” aranırken: 1976-1977 raporlarının satır araları

      2 Ekim 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

      27 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

      26 Eylül 2026

      Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

      25 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -2- Efendi-köle diyalektiği

      25 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

      1 Ekim 2026

      14 maddede faşizm: Umberto Eco

      29 Eylül 2026

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    FEHİM TAŞTEKİN Evrensel için yazdı: Trump kös kös döndüğü Çin’in gölgesinde ya da stratejik hedeflerine ulaşamadığı İran savaşının hezimetiyle kasım seçimlerine giremez. (...) 1959 devriminin intikamını öyle ya da böyle almayı kafaya koydular. Monroe emperyal dişlinin oyun kitabı; Trump bununla yeni sayfalar açıyor. Tukidides Tuzağı onu da korkutuyor ama zayıf halkalarda küçük zaferlerle kendi çöküşünü ağır çekim moduna alabileceğini düşünüyor.
    Fehim Taştekin17 Mayıs 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    ABD Başkanı Donald Trump ticari ve diplomatik fetihler için çıktığı Çin seferinden sadece eli boş dönmedi, aynı zamanda Amerikan yıldızının söndüğüne dair bir hatırlatmayla ayrıldı.

    Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Trump’ın kelime dağarcığının kolayca alamayacağı “Tukidides Tuzağı’na düşmeyelim” emsaliyle hegemonyalar arasına çeper dikti.

    Bu çeperin yükseldiği birincil sınır Tayvan. ABD’den beklenen “Tayvan’ın bağımsızlığına destek vermeme” yönündeki tutumun “Tayvan’ın bağımsızlığına karşı çıkma” yönünde değişmesiydi ki Pekin’in önerdiği ‘ilişkilerde stratejik istikrar’ yani ‘kontrol edilebilir rekabet’ kurulabilsin.

    Kırmızı çizgilerin parlamasındaki yakıcı unsur, liberal demokratların dümeninde bağımsızlıkçı bir gündemle Tayvan’ın ABD’ye 14 milyar dolarlık silah siparişi vermesiydi.

    ABD, Tayvan kozunu elinden çıkarmak istemiyor ama Çin’in yükselişte, kendisinin de düşüşte olduğu bir denklemden sıyrılmak için artık bir yol ayrımına geldiğini anlıyor. İki büyük ekonominin birbirine olan ihtiyacı siyasi kozların kullanım değerini düşürüyor. Mesela Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki tekeli ileri teknolojilerdeki rekabette ABD’ye kaybettiriyor. Trump tarife terörüyle ticaret dengesini kurmaya çalışırken Çin, Afrika ülkeleriyle gümrükleri sıfırlayarak uçurumdan aşağıya süzülen Amerikan paraşütünde delikler açıyor. Trump bu sefer olduğu gibi Çin’den eli boş dönmemek ve saygı görmek için kendi kurulu düzeninin parametrelerini de aşındırmak zorunda. O yüzden Pekin’den dönüşte “Çin çok büyük. Tayvan çok küçük. Düşünün; orası Çin’e sadece 59 mil uzaklıkta. Biz ise 9 bin 500 mil uzaktayız. Zor bir problem. Tayvan bizim çip endüstrimizi çaldı. Çinliler bu yerin bağımsız olmasını istemiyor. İhtiyacımız olan son şey 9 bin 500 mil ötede bir savaş” dedi. Bu sözler Tayvan’ı desteklemek ile Tayvan’ı savunmak arasındaki ‘stratejik belirsizlik’ politikasından esaslı bir sapmayı işaret ediyor.

    Zorlanıyor, çünkü Çin’e kendi koşullarında Nvidia’nın çiplerini satamıyor. Nadir toprak elementlerinde kısıtlamaları kaldırtamıyor. 200 uçak alımını başarı saysa da sipariş beklentinin sadece yüzde 40’ına denk geldiği için Boeing’in hisselerinde yüzde 4.8 düşüşe neden oluyor. Piyasa da bunu zafer saymıyor. İran’ı teslim almaya odaklı baskı stratejisine Pekin’i ortak edemiyor. Ve ‘Ben yükselirken sen düşüyorsun, korkuya kapılıp ‘Tukidides Tuzağı’na düşme, çarpışmayalım, çatışmayalım, gel oyunun kurallarını şimdiden koyalım, ikimiz de kazanalım” ihtarını işiterek eve dönüyor.

    Açıkçası Trump’ın bu durumu hazmetmesi zor. Küresel aşınmanın etkilerini zayıflatmak ve güç gösterisini sürdürmek için başka coğrafyalara musallat olmaya devam edecektir.

    Trump kös kös döndüğü Çin’in gölgesinde ya da stratejik hedeflerine ulaşamadığı İran savaşının hezimetiyle kasım seçimlerine giremez. Venezuela’da başkan kaçırıp ülkenin petrolüne çökmenin getirdiği ‘haydutluk kredisi’ kurtarmıyor. Hürmüz’ü açmadan ve ‘nükleer bombayı engelledik’ yalanını döndüreceği bir sonuç almadan İran savaşına son vermesi Amerikan hegemonyasında ‘sonun başlangıcı’ olacaktır. Gerçi Trump’ın kendi tuzağından çıkabilmek için savaşa bir kez daha döneceği yönünde sinyaller artıyor. İran’ın misilleme ve asimetrik kapasitesi, Amerikan müttefiklerinin tarumar hali, enerji arzındaki artan riskler, vurulmuş üsler ve mühimmat sorunları yeni bir maceranın kumardan ibaret olacağını söylüyor. Trump ya tutarsa diye bir kez daha güç yolunu deneyebilir.

    Trump’ın kafasındaki plan İran’dan dönerken Küba’yı aradan çıkarmaktı. Hayalini 1 Mayıs’ta seçmenlerini eğlendiren konuşmasında “İran’dan dönüş yolunda, SS Abraham Lincoln, 100 metre açıkta duracak; Ve Kübalılar ‘Teslim oluyoruz’ diyecekler” diye özetliyordu.

    İran kolayca çözülseydi, onun için Küba’yı sömürgeleştirmek çantada keklik olacaktı.

    Trump, 29 Ocak’ta bir kararnameyle Küba’yı boğma hamlesini başlattı. Venezuela’da olduğu gibi Küba’yı ulusal güvenlik tehdidi ilan etti. Küba’yla iş yapan yabancı şirketleri hedefe koydu. Küba’ya yakıt veya enerji sağlayan ülkeleri yeni tarifeler ve yaptırımlarla tehdit etti. Finansal işlemlere kısıtlamalar getirdi. Batı yarımküresinde açlık oyunlarına devam ediyor. Amaç Küba’yı felç etmek ve teslim almak.

    Trump’ın Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde köşe başına koyduğu 203 yıllık Monroe Doktrini bunun için var. Bu doktrinin ışığında Venezuela’ya müdahale ederek uzun vadeli yeni sömürgecilik faslını açtı. İki asır önce Avrupalı sömürgecilere, bugün Çin ve Rusya gibi kıta dışı güçlere “Batı yarımküresi benimdir” diyor.

    10 Nisan’da bir Amerikan heyeti 10 yıl sonra ilk kez Havana’ya gitti. Küba hükümetine ültimatom verildi. Birkaç hafta içinde tüm siyasi mahkûmların bırakılması, ekonominin dışa açılması ve kamulaştırılmış Amerikan varlıkları için tazminat ödenmesi dahil geniş çaplı tavizler istendi.

    Ardından 14 Mayıs’ta CIA Direktörü John Ratcliffe Havana’ya uçtu.

    Trump yaptırım ve ablukalarla boğmaya çalıştığı Küba’ya, baş casusunu, cebinde 100 milyon dolarlık bir yardım çekiyle kurtarıcı bir melek gibi gönderdi. Yardım koşullu.

    Tehdidi kaldırmak için köklü değişim istiyor. Trump’ın Ratcliffe ile ilettiği mesaj bu.

    Ya Küba’yı boğarak ele geçireceğiz ya da Küba kendi sosyalist düzenini boğarak bize katılacak.

    Ve de Küba’da işin içinden çıkamayacağı bir istikrarsızlıktan kaçınmak için bir Delcy Rodríguez arıyor. Yani içerden fetih. Güvenli kanal olarak eski Devlet Başkanı Raul Castro’nun torunu Raul Rodriguez Castro’yu muhatap almaları “Trump’ın kafasındaki Delcy Rodríguez bu mu?” sorusunu akla getiriyor.

    Delcy Rodríguez’e dayatılan anlaşmalar sayesinde Venezuela petrolünün en az yüzde 45’i ABD’ye giderken gelirler de Amerikan Hazine Bakanlığı’nın kontrolü altına alındı. Irak’taki gibi! ABD’nin uygun gördüğü bütçe talepleri onaylanacak. Venezuela’nın kendi parasını kullanması ancak Beyaz Saray’daki çirkin adamın insafına bırakılacak. İmtiyazlar gözden geçirildi; Chevron faaliyetlerini artırdı, Baker Hughes, Schlumberger ve Halliburton gibi şirketler de Venezuela’ya döndü.

    ABD yarımkürede Küba gibi ülkelerin hasım güçlerle işbirliğini büyük tehdit olarak görüyor.

    Ukrayna ve İran’da denenen Hybrid savaş Küba için de devrede. Yaptırım, abluka, ekonomik baskı, içerden tahrik ve isyan çıkarma taktikleri, siber saldırılar, istihbarat operasyonları ve konvansiyonel askeri gücün bileşiminden oluşan bir strateji.

    1959 devriminin intikamını öyle ya da böyle almayı kafaya koydular.

    Monroe emperyal dişlinin oyun kitabı; Trump bununla yeni sayfalar açıyor.

    Tukidides Tuzağı onu da korkutuyor ama zayıf halkalarda küçük zaferlerle kendi çöküşünü ağır çekim moduna alabileceğini düşünüyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

    1 Ekim 2026

    14 maddede faşizm: Umberto Eco

    29 Eylül 2026

    İran’da bir ayda 6’sı kadın en az 79 kişi idam edildi

    29 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    Üniversitelerde “huzur” aranırken: 1976-1977 raporlarının satır araları

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

    İsa Can Artar

    Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

    Volkan Yaraşır

    14 maddede faşizm: Umberto Eco

    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kayıt dışı istihdam alanı: Ev işçiliği

    3 Ekim 2026

    Birleşik Metal-İş’ten Soma’daki iş cinayetine tepki: “301 madenciyi kaybettiğimiz Soma Katliamı’ndan beri hiçbir şey değişmedi”

    2 Ekim 2026

    DİSK Sosyal-İş’ten A101 önlerinde 4 ilde eş zamanlı eylem: “Satan biziz, suyu bile parayla içiyoruz!”

    2 Ekim 2026
    KADIN

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026

    Süresiz nafaka iptal edildi, mağduriyet kapıda

    30 Eylül 2026

    Erkekler kadın cinayetleri ve şiddete karşı yürüyecek

    28 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.