Direniş çadırlarının kurulduğu alanda gerçekleştirilen “Varto’nun doğası ve jeotermal tehdidi” başlıklı panelde konuşan Çevre Bilimci Deniz Mine Öztürk, projenin teknik boyutunu ve çevreye vereceği geri dönüşsüz hasarları anlattı. Yerin 3 kilometre altına inilecek sondaj çalışmalarının bölgedeki yaşamı tehdit ettiğini belirten Öztürk, şu çarpıcı verileri paylaştı:
“Türkiye’de şu an toplam 71 jeotermal santral var ve bunun 41’i sadece Aydın’da. Bu santraller tüm ülkenin elektrik ihtiyacının sadece yüzde 3’ünü karşılayabiliyor. Şirketler buralara gelip topraklara el koyarak artı değer birikimi elde ediyor, tüm zararları ise bölge halkına kalıyor. İnsan ve insan dışı tüm canlılara zarar veren bu sistem, bölgenin mikro iklimini değiştirerek nemli ve buharlı bir yapı oluşturuyor; bu da tarımı ve hayvancılığı bitiriyor. En önemlisi de burası bir deprem bölgesi. Yerin altına akışkanı geri baskılarken depremleri tetikleme riskleri çok yüksek.”
Panelde söz alan Akademisyen Dr. Mehmet Fırat ise Varto florası üzerine yaptığı çalışmalara dikkat çekerek, bölgeden binin üzerinde bitki örneği topladığını ve dağların dünyada eşi benzeri olmayan çok önemli endemik bitki türlerine ev sahipliği yaptığının altını çizdi.
Mikail Aslan: “Çocuklarımız atalarının mezarlarını tanısınlar”
Panelin ardından direnişteki köylüler ve gençlerle bir araya gelen sanatçı Mikail Aslan, en sevilen ezgilerini ve kilamlarını Varto halkının doğa mücadelesi için seslendirdi. Ezgilerin ardından kitleye seslenen Aslan, sürgündeki ve metropollerdeki Vartolulara memleketlerine dönme ve toprağa sahip çıkma çağrısında bulundu:
“Sizden rica ve minnet ediyorum, bu projeye destur vermeyin. Göç eden halkımız çocuklarıyla birlikte buraya, topraklarına gelsin. Çocuklarımız köyünü, toprağını tanısın. Atalarının mezarlarını tanısınlar, bağlarını koparmasınlar. 77 gündür burada büyük bir iradeyle direniştesiniz. Diliyorum ve inanıyorum ki bu santral burada yapılmayacak. Hızır’ın izniyle buna izin vermeyeceğiz. Bize santral lazım değil, yakamızdan düşsünler.”
Büyük bir coşkuyla süren konser ve konuşmaların ardından Varto halkı, topraklarını Amerikan şirketi IGNIS H2 firmasının yağmasına açmayacaklarını ve çadır nöbetini kararlılıkla sürdüreceklerini ilan etti.
