Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Elazığ’da maden işçilerinden maaş ve tazminat direnişi: Haklar ödenmezse 24 Temmuz’da Ankara’ya yürünecek!

    19 Temmuz 2026

    Dilovası katliamı için Gebze ve Ankara’da adalet nöbeti: “Tüm meydanlar adalet nöbeti alanı olacak!”

    19 Temmuz 2026

    2026 FIFA Dünya Kupası’nda şampiyon İspanya!

    19 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026

      Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

      13 Temmuz 2026

      Ne AHBAP ne AFAD!

      13 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

      17 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

      16 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 1 : Yeniden yapılanmanın siyasal iklimi

      15 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Türkiye, AKP ve hizalı şirketlerin tapulu malı mıdır?

    Türkiye, AKP ve hizalı şirketlerin tapulu malı mıdır?

    ÇİĞDEM TOKER T24 için yazdı: Ulaşım hizmeti fonksiyonuyla bilinen iki büyük garı, kültür sanat diktesiyle, tepeden inmeciliğiyle işlevsizleştiremezsiniz. Kamusallığın en birincil anlamı, yönetimlerin herkesin hakkını hukuku gözeterek hizmet sunması, kaynakları buna göre seferber etmesidir
    Çiğdem Toker5 Kasım 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Gözün uzanabildiği hemen her memleket köşesine, en kaba tabiriyle para getirme potansiyeli olarak bakan; kullandığı hukuksal yetkiler yeterli gelmezse bu amaçla kendine yeni yetkiler yapan bir iktidar yönetiyor ülkeyi.

    22 yıl boyunca, “yatırım” adı altında mahvedilen doğal kaynaklar ile kültürel mirasın tarihi, AKP’nin neredeyse içine böyle bir genetik kod gömülü şekilde geldiğini düşündürüyor.

    Ve hatırlatmanın da tam zamanı: Mevcut iktidar, 22 yıl önce Devlet Bahçeli’nin, beklenmedik (evet yine!) erken seçim çağrısı üzerine, daha zamanı olduğu halde dağılan/dağıtılan koalisyon hükümetinin yerine gelmiştir. AKP’nin koalisyon dönemlerini kötüleyerek geçirdiği yıllarda, tek parti + şirketler ortaklığıyla boca edilen haksızlık ve hukuksuzlukların çetelesi için ise hala kitaplar yazılıyor.

    Garlar kimleri birleştiriyor?

    Ülkeyi üzerine tapulu bir mülk gibi görüp insanlığın ortak varlığı doğal kaynakları, kültürel ve toplumsal eserleri değişik ad ve kılıklarda talana açarak siyasal dayanıklılığını da arttıran bu iktidar, şimdi de toplumun ortak mirası Haydarpaşa ve Sirkeci garlarını kendine ve sermayeye “mal” etmeye hazırlanıyor.

    Fiyakalı bir de de isim takılmış operasyona: “Boğazın Birleştirici Gücü-Gar Kültür Sanat Projesi.” Proje, gerçekte iktidar ile sermayeyi -kim bilir kaçıncı kez ve kaçıncı biçimde- birleştirdiği halde sanki halk da bu birleşmenin içindeymiş havası verilmiş. Muhtemelen, nasılsa bu toplumu çok yorduk, nasıl olsa işimizi görürüz diye düşünüyor olmalılar. Kültürlü sanatlı şeker kaplamasıyla sunulan proje ile gizli saklı usuller kullanıp iki tarihi garı “dönüştürecekler.”

    “Burada tren olacak, kültür ve sanat olacak, millet bahçesi olacak: ancak AVM veya otel yapılmayacak” diyen Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, mimar Gül Köksal’dan gelen şu yanıt, meselenin özeti:

    “Burada zaten tren vardı, burası zaten kültür-sanat alanı. Dışarıdan kültür-sanat atamaya ne gerek var? Zaten kendi kültürü içeride var.” (Evrensel gazetesi)

    Can alıcı sorular

    Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) 668 haftadır Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının ranta kurban edilmemesi için sürdürdüğü eylemler kapsamında imza kampanyası başlatıldı. İki tarihi garın devrini konu alan Ulaştırma Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında ağustosta imzalanan protokol, iki garın varlığını tam anlamıyla gar olarak sürdürmesini engelleyecek hükümler içeriyor.

    Öte yandan BTS, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’un Haydarpaşa hakkındaki açıklamasından yola çıkarak her vatandaşı ilgilendiren temel soruları sordu. Bakan’ın açıklamalarından yola çıkarak yanıt da verdi.

    İşte sorular:

    -Haydarpaşa’ya tren gelecek ama tren sayıları eskisine göre aynı olacak mı?

    Tren bakım park alanları ve manevra sahaları olacak mı?

    -Hızlı tren sayıları arttırılacak mı?

    -Haydarpaşa ve Sirkeci garları İstanbul’un merkezi tren garı olarak başlıca ulaşım stratejisine yerleştirilecek mi?

    -Haydarpaşa ve Sirkeci’de çalışan buradaki lojmanlarda yaşayan demiryolculara ne olacak?

    BTS’nin Bakan Ersoy’un açıklamalarından çıkardığı sonuçlara göre verdiği yanıtlar ise şöyle:

    -Demiryolları sadece raylardan ibaret bir şekilde tasarlanacak.

    -Haydarpaşa’ya tren gelecek ama sayıları sembolik düzeyde çok az sayıda tutulacak.

    -Demiryolcular Haydarpaşa ve Sirkeci garlarında artık çalışamayacak.

    -Demiryolcular temel barınma hakları olan lojmanlardan zorla çıkartılacak.

    Kültür ve sanatı alet etmek

    Yapılan işlemlerde kamu yararı bulunmadığını vurgulayan BTS; “Kültür ve sanatı alet ederek emekçileri yerinden etmeye mülksüzleştirmeye yarayan ve sermayeye yeni alanlar açmaya çalışan bir dönüşüm girişimi” nitelemesi yapıyor.

    Bu tespitlerin yakın tarihi dayalı dayanakları bulunuyor. Tarihi garlar ile ilgili uzun süredir devam eden planlardan bazı satırbaşlarını sıralamadan önce, bazı hatırlatmalar yapalım:

    Haydarpaşa Gar’da dokuz adet peronu olan yol, yedi adet de dizi park ve manevra yolu vardı. Dizel Lokomotiflerin bakım ve onarımı için bir atölye, Elektrikli lokomotiflerin ve elektrikli banliyö tren setlerinin onarımı için bir atölye vardı. Yük vagonları ve yolcu vagonlarının bakım ve onarımı için ayrı atölyeler vardı.

    Haydarpaşa Tevsiat Projesi’nin, demiryollarının değil Kültür ve Turizm Bakanlığının istekleri ve sermayeye kaynak aktarabilmenin bir yolu olarak sürekli değiştirildiğine dikkat çekiliyor. Değiştirilen son planda bakım ve onarım atölyeleri yer almıyor.

    Haydarpaşa Gara üç hatla giriş, üç peron dört yol, armut hattı, feribot yolları liman gar sahasına sekiz yol, beş adet alt geçit (Kültür, turizm ve sanat alanlarına erişim için) Adapazarı garın dört peronu ve altı yolu yer alıyor.

    YHT giriş çıkışında kaza riski

    BTS yetkilileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın burada da durmayıp Haydarpaşa Gara giriş için üç yol sığacak şekilde yapılan İbrahimağa çelik köprüsü ve devamındaki koridora üç demiryolu hattı yapmaktan vazgeçip iki hatta düşürdüğüne dikkat çekiyor. Bunun kuşak hattında, feribot yollarında ve liman gar sahasında yapılan manevrayı zora sokacağının altı çizilirken YHT giriş çıkışında da kaza riskini içinde barındıracağı ifade ediliyor.

    Tren seti tamiri Ankara’ya

    Demiryolculara göre, Haydarpaşa Garı’nın son tevziat planında bakım onarım atölyelerinin yer almaması, arızalı YHT setlerinin tamir için Ankara’ya gönderilmesi anlamına geliyor. Öte yandan Haydarpaşa garın peron ve yolcu inip bindirme yol sayısının azaltılması ve atölyelerin olmayışı Adapazarı ve diğer konvansiyonel trenlerin Haydarpaşa Gara gelemeyeceği anlamına geliyor.

    BTS yetkililerine kulak verdiğinizde, Haydarpaşa Garı’nın esaslı bir “dönüşüm”e uğratılacağın anlaşılıyor. Ama kamusal yararı bulunan bir dönüşüm değil bu.

    Örneğin, TCDD ve Kültür Bakanlığı arasında imzalanan Kira Protokolüne göre Haydarpaşa Garda beyaz zemin üzerine kırmızı çizgiler ile çizilen koridor (metrobüs koridoru gibi) demiryolu işletmeciliğine bırakılmış.

    Bu Haydarpaşa garının, gar olmaktan çıkarak bir nevi istasyon statüsüne dönüşeceği anlamına geliyor. Yani: Tren gelecek yolcu inecek, yolcu binecek tren gidecek.

    * * *

    Haydarpaşa ve Sirkeci garları, bir bakanlığın o bakanlığa hizmet veren dar bir kişi ve şirket grubunun keyfine bırakılamayacak kadar, köklü ve ortak bir kamusal kültürel değer. O iki garda herkesin ama herkesin hakkı var.

    Ulaşım hizmeti fonksiyonuyla bilinen iki büyük garı, kültür sanat diktesiyle, tepeden inmeciliğiyle işlevsizleştiremezsiniz.

    Kamusallığın en birincil anlamı, yönetimlerin herkesin hakkını hukuku gözeterek hizmet sunması, kaynakları buna göre seferber etmesidir.

    Yatırımları yapma şeklinden, ülkeyi yönetme biçimlerine kadar “kamusal” olanı gözetmek gibi bir derdin olmadığı sayısız örnekle teyitli olsa da soralım:

    Türkiye, AKP ve yanına hizalı şirketlerin tapulu malı mıdır?

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    19 Temmuz 2026

    Urfa’da 11 yıllık şehir hastanesi muamması: 8.7 milyar harcandı, kapısı hala kapalı

    18 Temmuz 2026

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    18 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Bir teşhir metni olarak Kefernahum

    Musa Piroğlu

    Kırılma noktası

    Mahsuni Gül

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    Cemalettin Efe

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Dilovası katliamı için Gebze ve Ankara’da adalet nöbeti: “Tüm meydanlar adalet nöbeti alanı olacak!”

    19 Temmuz 2026

    Staj değil cinayet: Alanya’da konteynerde yanan iki çocuk yaşam mücadelesini kaybetti!

    18 Temmuz 2026

    TGS ve AFP arasında uzlaşma: 12 günlük grev zaferle sonuçlandı

    18 Temmuz 2026
    KADIN

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.