Kadın Haberleri Servisi, (SH)
Suriye’de emperyalist müdahaleler ve cihatçı çetelerin yarattığı yıkımın ardından, kadınlara yönelik şiddet, çete saldırıları ve güvenlik zafiyeti derinleşmeye devam ediyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) açıkladığı son rapor, ülkedeki güvensizlik ortamının ve silahlı şiddetin en ağır faturasını kadınların ödediğini bir kez daha gözler önüne serdi.
SOHR’un verilerine göre; 2026 yılının ilk 8 ayında (ocak-ağustos) ülke genelinde en az 118 kadın yaşamını yitirdi.
Savaş artıkları, mezhepsel infazlar ve doğrudan cinayetler
Kadınların yaşamını yitirme gerekçeleri arasında doğrudan hedef alınan cinayetler, silahlı çete saldırıları, mezhepsel infazlar, iç çatışmalar ve maganda kurşunları başı çekiyor. Bunların yanı sıra işgalci güçlerin ve çetelerin bıraktığı patlamamış savaş kalıntıları, bombalı saldırılar ile hava bombardımanları da kadın katliamının temel nedenleri arasında yer aldı. Son dönemde ortaya çıkarılan toplu mezarlarda bulunan kadın cenazeleri de bilançoya eklendi.
En fazla katliam Halep’te, en kanlı ay ocak
Coğrafi dağılıma bakıldığında, çete gruplarının ve güvenlik krizinin en yoğun yaşandığı Halep, 37 kadın katliamıyla ilk sırada yer aldı. Halep’i sırasıyla şu kentler izledi:
- Şam kırsalı: 17 kadın
- Humus: 11 kadın
- Rakka ve Süveyda: 8’er kadın
- Haseke: 7 kadın
- İdlib ve Deyrizor: 6’şar kadın
- Lazkiye: 5 kadın
- Hama: 4 kadın
- Şam, Dera ve Tartus: 3’er kadın
Aylara göre yapılan incelemede ise şiddetin en tırmandığı dönem 33 kadın ölümüyle ocak ayı oldu. Temmuzda 16, şubat ve mayısta 15’er, haziranda 13, ağustosta 10, nisanda 9 ve martta 7 kadın yaşamını yitirdi.
SOHR: Bütüncül koruma ve cezasızlığa son verilmesi şart
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, çatışmaların yoğunluğunun azalmasına rağmen kontrolsüz silahlanma, ataerkil şiddet ve patlamamış mühimmatların kadınlar için hayati risk oluşturmayı sürdürdüğünü belirtti. SOHR; sivillerin korunması, kadınlara dönük ihlallerin derhal durdurulması, faillerin yargılanarak cezasızlık zırhının kaldırılması ve yeniden inşa sürecinde kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.
