Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    KDC’deki Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor: Can kaybı 3 bin 7’ye yükseldi

    2 Eylül 2026

    Antalya S Tipi Hapishanesi’ndeki işkence Meclis gündeminde: “Mehmet Şimşek’in iki kaburgası kırıldı”

    2 Eylül 2026

    Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

    2 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

      2 Eylül 2026

      Annemin Uyurgezer Geceleri: Geçmişe makyaj yapsanız değişir mi…

      2 Eylül 2026

      “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

      31 Ağustos 2026

      Tahammülünüze muhtaç değiliz: Arap Alevilere yönelik nefretin politik anatomisi

      30 Ağustos 2026

      Aleviler neden hedefte?

      29 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Sınır tanımayan bir hayat: Batı Şeria’da ateşkesten sonra neler oluyor?

    Sınır tanımayan bir hayat: Batı Şeria’da ateşkesten sonra neler oluyor?

    Agos'tan Deniz Kaya, Filistin’de yaşayan Andrey X ile konuştu: "İsrail’in savaşını Gazze’den Batı Şeria’ya kaydırdığı anlaşılıyor. Mülteci kamplarını yok etmeyi hedefliyor gibi görünüyorlar. Aynı zamanda, Filistin köylerine karşı büyük bir saldırı dalgası var. İşgal güçlerinin desteğiyle yerleşimci çeteleri Filistin köylerine saldırıyor. İnsanları dövüyor, evleri ve arabaları ateşe veriyorlar, vb. Bu durum neredeyse her gün, hatta bazen günde birkaç kez yaşanıyor."
    Siyasi Haber4 Şubat 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Sosyal medyada Andrey X ismini kullanmayı tercih eden Rus-İsrailli gazeteci ve aktivist Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Tel Aviv’e göç etmiş; bu durum hayatını altüst ederken ona İsrail-Filistin çatışmalarını derinlemesine inceleme imkanı da sunmuş. Şu anda Batı Şeria’daki adaletsiz uygulamaları takip ediyor.

    Andrey, bize Rusya’dan İsrail’e göç sürecinizden bahsedebilir misin?

    Aslında başta buraya kazara gelmiş gibi oldum. Birkaç haftalığına tatil için buradaydım, büyükannemi ve büyükbabamı görmek istemiştim. O zamanlar siyasi ve akademik çalışmalarım Sovyetler dönemi üzerineydi. Ancak, Rusya Ukrayna’yı işgal edince şunu fark ettim: Nerede yaşarsam yaşayayım, siyasi çalışmalar yapmam gerekiyor. Yaşadığım her yerde barışa katkıda bulunmaya ve var olduğum her yerde adalet için mücadele etmeye çalışmalıyım. Eğer bunu Rusya’da yapıyor olsaydım, çok hızlı bir şekilde hapse girerdim. Bu yüzden buraya göç ettim. Gerçekten neler olup bittiğini buraya geldikten sonra anladım. O zamana kadar, İsrail’in kendisini dünyaya sunduğu imaj benim bakış açımı fazlasıyla etkilemişti.

    İsrail’deki ilk altı ayımda çalışmalarım Rusya-Ukrayna çatışmasına odaklıydı. Sonrasında kitaplar ve makaleler okumaya, insanlarla konuşmaya, farklı yerlere gitmeye ve bu benim için tamamen yeni olan dünyayı mümkün olduğunca öğrenmeye çalıştım. Zamanla duygusal olarak daha fazla bağlandım ve fiziksel olarak daha fazla dahil oldum. Aslında İsrail, olup bitenleri olduğundan daha iyi gösterme konusunda oldukça başarılı, bu yüzden buradaki baskının derinliğini anlayabilmek için biraz daha yakından bakmanız gerekiyor. Başlangıçta Tel Aviv’de yaşıyordum. Şu anda ise dokuz aydır Batı Şeria’dayım. Genellikle bir yerde birkaç günden fazla kalmıyorum. Sürekli farklı köyler arasında hareket ediyorum.

    Tüm çalışma odağını Sovyetlerden Batı Şeria’ya çevirmene sebep olan bir dönüm noktası oldu mu?

    Siyasi uyanışımı yaşadığım bazı anlar oldu. Ancak beni harekete geçmeye daha fazla iten belirli anlar da vardı. Bunlardan biri, tüm bu sürecin patlak verdiği 7 Ekim idi. Böyle bir baskı sistemini inşa edip bunun bir gün patlamayacağını bekleyemezsiniz. Baskıya ve sömürgeciliğe karşı bir tepki olacaktır. Bu tepki durduk yere ortaya çıkmadı. 7 Ekim’den sonra İsrail Gazze’ye saldırı başlattı ve Batı Şeria’daki toprak gaspını hızlandırdı. Benzer bir süreci Rusya-Ukrayna savaşında yaşamıştım: Siyasi durum aniden değişiyor, bir savaş başlıyor ve bir anda tüm dünyanız altüst oluyor. Bu yüzden, çöken bir sistemin içinde kendi çöküşümü nasıl yöneteceğimi anlamam daha kolay oldu. Hemen Batı Şeria’ya gittim, çünkü her şeyin daha da artacağını biliyorduk. Rashash köyüne gittim ve orada bir buçuk ay geçirdim. Amacımız saldırıları önlemeye çalışmak ve kayıt altına almaktı. Açık konuşmak gerekirse birçok yerde kendimizi bir anda güçsüz bulduk. Ben ve arkadaşlarım saldırıya uğradık, bağlandık, işkence gördük ve askerler tarafından bir binada alıkonulduk. Sonrasında, geçtiğimiz Mayıs ayında, Tel Aviv’de kaldığım dairenin kira süresi doluyordu. Bunun üzerine Batı Şeria’da birkaç ay kalıp oradaki varlığı korumaya karar verdim.

    Son cevabından çıkardığım kadarıyla İsrailliler Filistin’e özgürce girebiliyorken Filistinliler İsrail’e giremiyor. Yanılıyor muyum?

    Andrey X

    Burum bundan daha karmaşık. Farklı seviyelerde bir apartheid (ırk ayrımı) sistemi var. En tepede yer alan Yahudi İsrailliler neredeyse her yerde yaşayabiliyor, tam bir hareket özgürlüğüne sahipler. Devlet desteği, hareket serbestliği ve koruma hakları var. Öte yandan, İsrail kimliğine sahip bazı Filistinliler, çeşitli ayrımcılıklara maruz kalıyor. Örneğin, sadece Yahudilerin toprak satın alıp ev kiralayabildiği yerler var. Bedeviler için de Batı Şeria’dakine çok benzeyen bir apartheid sistemi uygulanıyor. Ayrıca, Doğu Kudüs’te yaşayan Filistinliler vatandaşlık statüsüne bile sahip değil. İsrail onları Ürdün vatandaşı olarak görüyor, Ürdün ise Filistinli olarak kabul ediyor; ancak hiçbir ülke onlara resmi vatandaşlık vermiyor. Bu nedenle durum sadece “şu insanlar burada yaşayabilir, diğerleri yaşayamaz” kadar basit değil. Ancak hareket özgürlüğü açısından bakarsak, Batı Şeria’daki Filistinliler bulundukları yerden ayrılma hakkından büyük ölçüde mahrum bırakılmış durumda. Bazen kendi köylerinden bile çıkamıyorlar. Örneğin, birkaç gün önce bir köyde mahsur kaldım. İsrail ordusu giriş kapılarını kapattı ve tüm toplumu kilitledi. Hiçbir şey yapamadık.

    Polisin bölgedeki saldırı vakalarına karşı tutumunu biraz daha açabilir misin?

    Yerleşimciler gelip Filistin topraklarına ve Filistinlilere saldırıyor. Bu sürekli tekrarlanan bir durum; Batı Şeria’da bunu defalarca gördüm. Polis geldiğinde ise saldırıya uğrayan Filistinlileri tutukluyor. Ben de saldırıya uğradım ve ardından saldırı suçlamasıyla tutuklandım. Buradaki polis daha da kötü, çünkü belirli bir hukuk sistemini uygulamıyorlar. Polis, bir mafya düzeni gibi hareket edebiliyor; istediklerini yapabiliyorlar. Örneğin, Masafer Yatta’da Jibrin Abu Aram isimli bir kişi birkaç gün önce yerleşimciler tarafından saldırıya uğradı. Ardından ordu onu tutukladı ve bir gözaltı merkezine götürdü. Dün, tutukluluk süresi altı gün daha uzatıldı. Pek çok Filistinli arkadaşım suçlama olmadan, avukata erişimleri olmadan, herhangi bir hakka sahip olmadan tutuklandı, işkence gördü ve dövüldü. Gözaltı sırasında yiyecek ve sudan mahrum bırakıldılar. Serbest bırakıldıklarında ise basitçe yol kenarına atıldılar.

    Bölgedeki bir gazeteci olmak nasıl bir his, bize anlatabilir misin?

    Aslında, işgal suçlarını ele alan herhangi bir gazetecilik haberi oldukça sert bir şekilde bastırılıyor. İsrailli gazetecilerle Filistinli gazeteciler arasındaki koşullar arasında büyük bir fark var. Filistinli gazeteciler tutuklanıyor, gözaltına alınıyor. Uluslararası gazeteciler gözaltına alınıp ülkeden sınır dışı ediliyor. İsrailli gazeteciler içinse durum çok daha kolay çünkü onlara göre apartheidin doğru tarafındayız. Bir İsrail vatandaşı olarak ben de tutuklandım, işkence gördüm ve dövüldüm. Bazen baskılar o kadar saçma bir seviyeye ulaşıyordu ki sadece var olduğum için bile tutuklanıyordum. Yaptığım haberler yüzünden aşırı sağcı İsraillilerden binlerce ölüm tehdidi aldım.

    Batı Şeria’daki mevcut koşulları bize açıklayabilir misin?

    Gazze’deki soykırımın durduğu görülüyor. Bir ateşkese varılmış durumda ve Gazze’deki tahrip olmuş evlerine dönen insanlar var. Hem Filistinli hem de İsrailli rehineleler serbest bırakılıyor, ancak İsrail’in savaşını Gazze’den Batı Şeria’ya kaydırdığı anlaşılıyor. Mülteci kamplarını yok etmeyi hedefliyor gibi görünüyorlar. Aynı zamanda, Filistin köylerine karşı büyük bir saldırı dalgası var. İşgal güçlerinin desteğiyle yerleşimci çeteleri Filistin köylerine saldırıyor. İnsanları dövüyor, evleri ve arabaları ateşe veriyorlar, vb. Bu durum neredeyse her gün, hatta bazen günde birkaç kez yaşanıyor. Eskiden bu kadar sık olmazdı. Gazze’deki soykırımı Batı Şeria’ya tamamen taşıyacaklar mı? Bu belirsiz. Çok belirsiz bir durumdayız.

    (Twitter: @the_andrey_x )

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

    17 Ağustos 2026

    Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

    6 Ağustos 2026

    Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

    20 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

    Korkut Akın

    Annemin Uyurgezer Geceleri: Geçmişe makyaj yapsanız değişir mi…

    Toros Korkmaz

    “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

    Tuncay Yılmaz Sveydiyeli

    Tahammülünüze muhtaç değiliz: Arap Alevilere yönelik nefretin politik anatomisi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Tuzla’dan metal işçilerinin sesi: “Ücretlerin eridiği yerde zamanımız da eriyor”

    2 Eylül 2026

    Başaran Aksu süresiz açlık grevine başladı

    1 Eylül 2026

    Bodrum Xuma Beach eylemi turizmdeki sömürüyü gözler önüne serdi: Sezonluk çalışmak hakları ortadan kaldırmıyor

    31 Ağustos 2026
    KADIN

    Gülistan Doku soruşturması: 5. dalga operasyonunda adliyeye sevk edilen 3 kişiden 1’i tutuklandı

    31 Ağustos 2026

    DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo’dan Sultan Kara cinayeti tepkisi: İhmaller Meclis gündemine taşındı

    31 Ağustos 2026

    TTB’den kürtaj denetimlerine tepki: “Kürtaj yasal bir tıbbi uygulamadır, hekimler cezalandırılamaz”

    27 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.