Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    186 kilometrelik öfke Ankara’da: “78 canı katledenler yargılansın, Turizm Bakanı istifa etsin!”

    18 Temmuz 2026

    Staj değil cinayet: Alanya’da konteynerde yanan iki çocuk yaşam mücadelesini kaybetti!

    18 Temmuz 2026

    Saray’dan “Tayt” kararnamesi: Meclis kürsüsünden hedef gösterilen Ardahan Valisi görevden alındı

    18 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026

      Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

      13 Temmuz 2026

      Ne AHBAP ne AFAD!

      13 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

      17 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

      16 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 1 : Yeniden yapılanmanın siyasal iklimi

      15 Temmuz 2026

      Çocuktun, çalıştın ama yoksun!

      14 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Nerdesin ‘kardeş’! – O. Özgür Baran

    Nerdesin ‘kardeş’! – O. Özgür Baran

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “Bin yıllık kardeş” halkın bu isteği hem Türk devleti hem de toplumunun ekseriyeti tarafından küstah bir dille reddedildi. Red ile kalınmadı, ülkenin orta yerinde duran riyakarlık çukuru daha da derinleştirildi. Banal ırkçılığın tüm vecheleriyle toplumun realitesi olduğu ortaya çıktı. Çukurdan gelen sesler bunu tereddütsüz bir şekilde üniter devlet paradigmasının “bölünmez bütünlük” çatlağını oluşturan düşman “kardeşin” gözüne gözüne soktu. Fırat’ın batısında hakikat bu şekilde tecessüm etti. Kürdistan’da ise hakikat, Kürdün başının kesileceği günü “sınıra” dizdiği tanklar eşliğinde bekleyen “bin yıllık kardeşin” aleni arsızlığında ve Kürdistanlıların bizzat bu arsızın yüzüne haykırdığı öfkesinde buldu kendini. Mit her iki tarafta da yerini hakikate terkediyordu böylece.


    Hakikat “süreci”


    Türkiye ve Kürdistan toplumlarının hakikatleriyle aracısız karşılaşma imkanı buldukları istisnai bir zamandan geçiyoruz. Koltuk değneklerinden kurtulan tarih ayakları üzerine doğruluyor şimdi. Bunu her iki halk da açıkça idrak etmiş görünüyor. Kürdistan toplumu sırtındaki harcı yalan tuğlalardan kurtulurken, Türkiye toplumu “kardeşlik” masalına nokta koyuyor. Gecikmiş bu karşılaşma, müspet ya da menfi, toplumların gelecek tahayyüllerini radikal bir şekilde dönüştürme potansiyeline sahip.


    Tüm bu gelişmeler mevcut yöntemi ile toplumsal bir inşa siyasetinden uzak “çözüm sürecinin” de sorgulanmasını beraberinde getirdi. Kobanê direnişi ve Kürdistan halkının başkaldırısı, her seferinde “yeni bir aşamaya” geçen ancak bir türlü aşama katetmeyen sürecin zeminini radikal bir dönüşüme uğrattı.


    Açık ve net olan şudur ki, devletin eski dille yeni adetler icat etme süreci kapandı. Kuzey Kürdistan ayaklanarak, Kobanê’deki kardeşiyle vekalet savaşı sürdüren devlet ile kapalı kapılar ardında girişilen ve her seferinde sadece “beklemeleri” salık edilen bir “sürece” onay vermeyeceğini bizzat sürece müdahil olarak gösterdi. Kobanê’nin uğruna direndiği hakları savunarak bu hakları kendi hakkı bildiğini muhataplarına bildirmek için ayaklandı. Kuzey Kürdistan, direniş ve hak mücadelesi rasyonellerini şüpheye yer bırakmaksızın yeniden ve radikal bir şekilde her iki tarafa da hatırlatma gereği duydu. Bunu hem devlet hem de Kürt hareketi farkında. Ancak gereğinin yapılıp yapılmayacağı meçhul bir farkındalık.


    Kürdistanlılar “cirit”le mi öldürüldü?


    Son zamanlardaki tartışmalara bakıldığında, meseleye yine eski usülde yaklaşma gayreti öne çıkıyor. Bir televizyon programına katılan HDP’li Sırrı Süreyya Önder, “bir yapı bu süreci bozalım, güçten düşürelim diye uğraşıyor”, “topraklarımızda polisten çok yabancı istihbarat unsurları cirit atıyor” şeklindeki açıklamaları buna işaret sayılabilir. Söz konusu açıklamalar, Kürdistan toplumunun canı pahasına gösterdiği itirazı ört-bas etme hafifliğiyle, isyanı “hiç yaşanmamış” kabul etmeye meylediyor. Onca Kürdistanlı “cirit” ile öldürülmüş olmalı!


    Öte taraftan Türk devleti çoğu zaman “kamu hassasiyetleri” şeklinde formüle ettiği yönetimsel rasyonele artık sahip olmadığının bilincinde. Bu “hassasiyetlerin” Kürdistan toplumu nezdindeki zoraki meşruiyeti, son bir aydaki “bin yıllık kardeşlik” provasıyla tamamen ortadan kaldırılmış durumda. Bu nedenledir ki Başbakan Ahmet Davutoğlu “çözüm sürecine” ilişkin yaptığı çekingen açıklamasında “adım atmak için önce kamu düzeni sağlanmalı” diyordu. “Kamu hassasiyeti” yerini “kamu düzenine” bırakıyor nihayet.


    Akademisyen Mesut Yeğen ise, basnews.com sitesinde yayınlanan “Cinnetin ardından” başlıklı yazısında yaşananları, “uçurumun kıyısı”, “cinnet”, “aklı selim”, “emniyetli bir mesafe” gibi kavramlarla Davutoğlu’ndan bir adım geride kalarak açıklamaya çalışıyor. Yeğen, Türk devleti ile süren çözüm sürecinin psikolojik zeminin değiştiğini belirterek bu değişikliği Kürtlerin “kavmi duygudaşlığının” yükselmesine indirgiyor. Ardından bu “yeni” durumun “hükümet açısından kabul edilmesinin zorluğu”na dikkatimizi çekiyor.


    Yeğen, toplumların hakikatleriyle karşılaşmasını “cinnet”, “uçurumun kıyısı” gibi kavramlarla açıklarken, tarihsel kırılma anını psikoloji bilimi ile izaha girişiyor. Ve olası çözümü tarafların psikolojik bariyerleri aşmasıyla mümkün görüyor. Toplumsal algılar, her iki taraf için de manipülasyona mahal vermeyecek şeffaflığa erişmiş, “bariyersiz” ifade edilme ortamına kavuşmuşken.


    Eğer bir “çözüm” olacaksa Yeğen’in önerdiği kavramlar bu çözümün rasyonelleri değildir. “Yeni” süreç psikolojik manipülasyon operasyonlarıyla inşa edilemez artık. Türkiye toplumuna pompalanan “bir şey vermeyeceğiz” bilgisi de, Kürdistan toplumu için öngörülemeyen bir gelecekteki “özgürleşme” vaadi de yönetimsel işlevini yitirdi. Kürdistan halkı bihaber olduğu bir “geleceğe” tam da bu noktada itiraz ediyor. Halklar eğer birlikte yaşayacaksa bu, karşılaştıkları hakikatler üzerine yeniden düşünmelerini sağlayacak bir tarih okumasıyla mümkün olabilir. En başta da eşit olmak için “kardeş” olmaları gerekmediği bilgisiyle.


    Şiddetin her türlüsünün dolaysız bir şekilde zuhur ettiği bu ortamda, toplumsal barış için soruları doğru sormakla başlamak gerek. Bu noktada Türkiye toplumuna soruyu soracak olan Kürdistan toplumudur: Bizimle gerçekten yaşamak istiyor musunuz?..


    Özgür Baran


     


    Fotoğraf: DİHA


    Bu yazı http://geremol.net/ stesinden alınmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Bir teşhir metni olarak Kefernahum

    Musa Piroğlu

    Kırılma noktası

    Mahsuni Gül

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    Cemalettin Efe

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Cengiz Çiçek

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken – 1 : Yeniden yapılanmanın siyasal iklimi

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Staj değil cinayet: Alanya’da konteynerde yanan iki çocuk yaşam mücadelesini kaybetti!

    18 Temmuz 2026

    TGS ve AFP arasında uzlaşma: 12 günlük grev zaferle sonuçlandı

    18 Temmuz 2026

    KESK’in KHK nöbeti polis barikatını aştı: “İşimizi geri alacağız”

    18 Temmuz 2026
    KADIN

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.