Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Maraş’ta şantiye yatakhanesinde yangın: 1 işçi hayatını kaybetti, 6 işçi yaralandı

    17 Mayıs 2026

    Amed’den Türkiye’ye barış çağrısı: “Barışın sigortası hukuk, güvencesi demokrasidir”

    17 Mayıs 2026

    Gözaltında Kayıplar Haftası’nın ilk günü: Harbiye Askeri Müzesi önünde 53 yıllık “Ali Kayahan” eylemi

    17 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

      15 Mayıs 2026

      Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

      14 Mayıs 2026

      Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

      13 Mayıs 2026

      ‘Lan’ hadi oradan

      12 Mayıs 2026

      Zafer Partisi kapatılsın!

      11 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Mardin’de savunması bile alınmadan tutuklanan anarşist Mehmet Kaplan’dan mektup var

    Mardin’de savunması bile alınmadan tutuklanan anarşist Mehmet Kaplan’dan mektup var

    Siyasi Haber2 Haziran 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Mehmet Kaplan, devlet tarafından katledilen abisinin cenazesini almak için gittiği Mardin’de önce gözaltına alınmıştı. Ardından; çıkarıldığı ilk mahkemede 5 dakikalık savunması alınmış, tüm talepleri reddedilmiş ve 7 yıl 6 ay hapis cezası verileerek tutuklanmıştı. Mardin E Tipi Cezaevine konulan Mehmet Kaplan kamuoyuna bir mektup yazdı.

    Mehmet Kaplan'ın Mardin E Tipi Cezavi'nden yazdığı mektup şöyle: 


    Değerli Dostlarım Merhaba;



    Sizlerle yüz yüze konuşmak yerine, mahpusluğun ortamı içinde mektuplaştığım için üzgünüm. Yine de, özgürlüğe susamış arzumla oluşan bu kederimin, açık seçik mağrur bir ifadesi de var: bir zamanlar risk alarak yaptığım/yapabildiğim her şeyden gelen tevazu bir sevinç. Bilindiği üzere, güç ilişkilerinin konturlarını çizdiği bir hukuk (!) düzleminde , ilk celsede yargılanıp ceza aldım. Etik olarak hiçbir savunmaya ihtiyaç hissetmediğim halde, sırf bedenen alınan tutsaklığı aşmak için yapacağım savunma da,  ilk duruşmada aldığım cezayla boşa çıktı.


    Savunma hakkım elimden alındı. İç hukuk yolumun bütünüyle tükenmesiyle yani Yargıtay’ın cezamı onamasıyla, siz dostlardan uzun bir süre ayrı kalacağım. Sevdiğim her şeyden koparıldığım için üzgünüm.


    Mahpusluk hakkında çoğumuzun bildiği hikayeler var. Ya yakın çevremizden birinin deneyiminin anlatımıyla ya da bizzat yaşayarak biliyoruz. Yine de hep eksik bir yanı vardır anlatıların. Bir duyum olarak bildiğimiz mahpusluk sanılandan daha zor, daha ağır bir süreçtir. Bizzat yaşayanlar da, yaşanmış ve sonlanmış bir zaman aralığı olarak mizahın hafifleten neşesiyle anlatırlar. Anlaşılacağı üzere, mahpusluk acının bir itirafı olarak dile gelmez. Güçsüzlüğü kendi dışımızda, başka bir bedende gördüğümüz içindir belki de bu. Disiplin toplumunun en ağır bir mekanı olarak mahpusluğu, gizlenmiş bir övünçle, direnişin biricik babındaki değerlendirmeleri hep abartılı buldum. Bu ağır şartlarda geçen insanların dram(lar)ı zamanın öğütücü dişleri arasında unutuluşa terk edilir. Her biri farklı, yaşamın bütün ağırlığını soluyan özgün dramlar iken major siyasetin anlatısı içinde aynı mecraya akar.


    Övgüye mahzar tüm kahramanlıkların, toplumsal bir riyanın zehrine bulandığını asla unutmayarak kendim için şunları söyleyeceğim: uzun erimli bir tutsaklığın yol açacağı her ağırlığı üzerimde hissediyorum. Dostlarımı, arkadaşlarımı bu uzun erimde kaybetme korkusuyla anacağım. Dileğim odur ki kaybedeceğim tek şey korkularım olur.


    Ölümü en kötü bir karşılaşma olarak yorumlayan etik filozofum Spinoza’yla çelişen bu düşüncemi paylaşmadan geçemeyeceğim: bir zamanlar yaşamın tüm işaretlerinin çölleştiği ölümü arzuladım. Bunu ustaca, toplumsal bir dramla birleştirerek kişisel bir yok olma fikrini ikame etmeye çalışarak. Fakat gerçekleşmedi. Gerçekleşmediği gibi,  acısını sonsuza dek yaşayacağım. İnsanların ölümleriyle karşılaştım. Savaş insanların kanından çekildiği, tüm mutsuzlukların kaynağıdır. Herkes maruz kaldığı şeye göre eşitsiz payını alır , ben de payıma düşeni aldım. Amacım umutsuzluk vaaz etmek değil, fakat umudu çağıracak güçte de değilim.


    Hepimizin, hiçbir karanlık elin ulaşmaya kudretli olmadığı bir yanı vardır. Benimde vardı. Çocukluk arkadaşım , her zorlukta çağırdığım ağabeyimi kaybettim. Belleğimin içinde yeri asla dolmayacak birini kaybetmenin yeşilliği ve yası var üzerimde. Bu uzun süre de devam edecek. Belki de hayat boyu… Acıyı erken keşfeden bir coğrafyanın çocuğuyuz hepimiz birer Zeze'yiz. Acıyla erken tanışmış lanetli bir mağrurluğunu taşıyoruz. Bir insandan çok davranış biçimi olarak yaşam bulan bu coğrafi yazgıya çok öfkeliyim.


    Tutsak alındığım günden bugüne selamını, sevgisini esirgemeyen siz değerli dostlara derinden şükran borçluyum. Bazılarınız kitap , bazılarınız mektup , bazılarınız da içtenlikle selam gönderdiniz. Bir kısmınızın düştüğüm durumdan erken sıyrılacağımı düşünerek ve bir parça "güçlü" duracağımı tahmin ederek sessiz kaldığını biliyorum. Bu süreçte bir kez daha anladım ki – dostlukları biriktirmek lazım – çocukluğumuz da bilye biriktirmek gibi.


    Mektubumun sonunda biraz kendimden bahsedeyim, neler okuduklarımdan. Başlangıçta kendime misafir gözüyle bakıyordum. Bu yüzen keyfi davranıyordum. Yine de yoğun bir okuma yaptım. Arkadaşlarımın  siz dostlarımın gönderdiği kitapları da okudum. Davamda lehime sürpriz bir gelişme yaşanmazsa okuyacağım nice kitaplar olacak. Kafka'yı bir kez daha okudum. Edger Pou'nun bütün öykülerini, İnce Mehmed’i, Zweıg'ın nerdeyse bütün kitaplarını okudum. Sanırım kırk, elli kitap okudum. Hiçbir arkadaşımın masrafa girmesini yeni kitap almasını istemiyorum. Dileyen, raflarındaki okumuş kitaplarından üçünü – beşini gönderebilir. Şöyle ki benim ilgi alanıma göre on-onbeş kitap arkadaşlar tam adresini yazsın, yine gönderirim. Bu şekilde gönderen arkadaşların küçük bir mektup, bir not yazması iyi olur böylece hangi kitapların geri gönderileceğini öğrenmiş olurum. Kitaplarınız küçük bir gezintiye çıkmış olacak. 'Görülmüştür 'kaşesi vurulacak ve azıcık yıpranmış sayfalarla geri dönecek. Emektar olmayı hak edecekler – kötü mü? 🙂


    Bir daha yolumuz nerde karşılaşır bilemiyorum. Umarım bu yol sabırlı olmaz ve uzamaz. Her birinizin adını içimden geçirerek sevgiyle selamlıyorum. Amed , Batman , Mersin, İzmir ve İstanbul’daki bütün Anarşist arkadaşlarımı özelikle selamlıyorum .


    MEHMET KAPLAN

    E TIPI KAPALİ CEZAEVI /MARDİN

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bülent Şık: “Bu karar halk sağlığının cezalandırılması anlamına geliyor”

    14 Mayıs 2026

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Beraat Etti

    12 Mayıs 2026

    Thiago Ávila ve Saif Abukeshek serbest bırakılmak üzere!

    9 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

    Burhan Kaan Somuncu

    Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

    Beritan Aslan

    Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

    Mehmet Murat Yıldırım

    ‘Lan’ hadi oradan

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Beraat Etti

    12 Mayıs 2026

    Antep’te işçi sınıfı için uluslararası dayanışma: “Baskılara karşı birleşik mücadele”

    11 Mayıs 2026
    KADIN

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026

    Sosyal-İş’ten “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.