Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

    11 Ağustos 2026

    Kuşadası Belediyesi soruşturması: 14 kişi tutuklandı

    11 Ağustos 2026

    Özgür Özel’i anlamak

    11 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

      11 Ağustos 2026

      Özgür Özel’i anlamak

      11 Ağustos 2026

      Başlangıç nerede başlar?

      10 Ağustos 2026

      Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

      7 Ağustos 2026

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Lan’ hadi oradan

    ‘Lan’ hadi oradan

    MEHMET MURAT YILDIRIM yazdı: "Ne Kürdistan’ı lan!” diyebiliyor Mustafa Destici. Oysa karşısındaki kişi, yıllardır barış demekten vazgeçmemiş Ahmet Türk. Bu ülkede sorun tam da burada başlıyor: İnsanlara yukarıdan bakan, bağıran, aşağılayan, azarlayan siyaset dilinde. Ama Kürtler o kelimeyi telaffuz etmekten korkmuyor artık. Çünkü inkâr dili değil, barış dili kazanacak. Mustafa Destici’ye de bu kibirli dile de söyleyecek tek söz var: Hadi oradan lan.
    Mehmet Murat Yıldırım12 Mayıs 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Mustafa Destici’ye “lan”la başlayan bir siyaset dili yakışıyor olabilir. Çünkü onun siyaseti yıllardır öfkeyle, düşmanlıkla, bağırarak ve hedef göstererek yürüdü. Ama insan bazen yine de şaşırıyor. Çünkü karşısındaki kişi Ahmet Türk. Bu toprakların çok çile çekmiş, yaşı sekseni geçmiş bir Kürt siyasetçisi. Defalarca tutuklanmış, tehdit edilmiş, seçimle kazandığı mevki ve makamlardan uzaklaştırılmış, siyaset dışına itilmiş ama yine de barış demekten vazgeçmemiş biri.

    Ve bugün Devlet Bahçeli’nin bile dikkatli bir dil kullandığı bu isme dönüp “Ne Kürdistan’ı lan!” diyebiliyor Destici Mustafa.

    “Lan” hadi oradan!

    Bir siyasetçinin bir diğerine ideolojik olarak karşı çıkması başka şeydir, lümpen ağzıyla hakaret etmesi başka şey. “Kürdistan” fikrine karşı olabilirsin. Kürtlerin tarihsel hafızasını inkâr edebilirsin. Milliyetçi, “ulusalcı”, hatta faşist bir zeminde de durabilirsin. Ama bir siyasal partinin genel başkanı olarak topluma seslenirken karşındaki insana “lan” diyemezsin. Hele ki bu ülkede Türküyle Kürdüyle milyonlarca insanının saygı duyduğu bir isme hiç diyemezsin.

    Çünkü o “lan” sadece Ahmet Türk’e söylenmiş bir söz değildir. Kürtlere yıllardır reva görülen inkâr dilinin devamıdır. Aynı küçümseme, aynı kibir, aynı tepeden bakış.

    Mustafa Destici gibiler hâlâ anlamıyor: Kürtler o kelimeyi telaffuz etmekten korkmuyor artık. “Kürdistan” dedi diye toplum nazarında da fazla eleştirilmiyor zaten..

    Çünkü o coğrafyanın adı bizim hafızamızda da, türkülerimizde de, mezarlarımızda da, sürgün yollarımızda da Kürdistan’dır.

    Dün de Kürdistan diyorduk.

    Bugün de Kürdistan diyoruz.

    Yarın da Kürdistan demeye devam edeceğiz.

    Bu bir savaş çağrısı değil. Tam tersine, barışta ısrar etmenin ifadesidir. Demokratik bir barışta, eşitlikte ve birlikte yaşamda ısrar etmekten söz ediyoruz. Barışın yolu da insanların diline ket vurmakla değil, ancak hakikati kabul etmekle açılır.

    Asıl mesele de burada başlıyor zaten. Çünkü bazıları, barış Kürtlerin sustuğu yerde mümkün olur sanıyor. Kürtler kendi adını anamayacak, tarihini anlatamayacak, coğrafyasını tarif edemeyecek; ondan sonra bunun adına “kardeşlik” denecek.

    Yok öyle bir şey.

    Bu ülkenin en büyük problemlerinden biri budur işte: Kendi vatandaşına ve toplumuna karşı yıllardır emir diliyle konuşan siyasetçiler ve devlet görevlileri. Lacivert takım elbise veya üniforma giyince kendini dev aynasında görüp sürekli parmak sallayan, bağıran, aşağılayan, azarlayan, tehdit eden bir dilin ve tarzın sahipleri. Mustafa Destici’nin “lan”ı da tam olarak bu siyaset kültürünün özetidir.

    O yüzden tekrar söyleyelim:

    Hadi oradan lan.

    Bir zamanlar “Ne mozayiği ulan” diye bağıran bir faşist “başbuğ” vardı. Destici belki de 30 kusur yıl sonra ona özenerek sempati, destek ve oy kazanacağını sanıyor. Fakat başbuğunun o zamanki ırkçı fikri zemini artık aşındı, taraftarlarının bile epeycesi onun iddiasını terketti. “Başbuğ”unun yanında cüce kalan Destici’nin ise gülünç olacağı ve havasını alacağı kesindir.

    Çünkü halklara yukarıdan bakan o kibirli dil kaybediyor ve kaybedecek. Barış dili kazanacak. Kürtlerin inkâr edilmediği, insanların birbirine hakaret etmeden konuşabildiği bir ülke fikri kazanacak. Ve evet, bütün baskılara rağmen, bütün inkârlara rağmen, bizim için o coğrafya Kürdistan olarak kalmaya devam edecek.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

    11 Ağustos 2026

    Özgür Özel’i anlamak

    11 Ağustos 2026

    Başlangıç nerede başlar?

    10 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Hüseyin Mat

    Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

    Mehmet Murat Yıldırım

    Özgür Özel’i anlamak

    Mete Gönültaş

    Başlangıç nerede başlar?

    Remzi Altunpolat

    Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.