Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Birleşik Emekliler Sendikası Meclis kapısına yürüyor: “İnsanca yaşamak istiyoruz”

    12 Ekim 2026

    “Hamam Böcekleri” sokakta: Hindistan’da milyonlarca seçmenin silinmesine karşı dev yürüyüş

    12 Ekim 2026

    İsrailli askerlerden Haaretz’e kan donduran soykırım itirafları: “Yüzlerce sivil katledildi”

    12 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

      12 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

      10 Ekim 2026

      Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

      10 Ekim 2026

      Eski eserler nasıl tahrip edildi? Arşiv belgeleri geçmişin izlerini anlatıyor

      9 Ekim 2026

      Sekiz Ekim

      7 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026

      Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

      1 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İnkılap Müzesi’ne verilen 6.500 eşya nerede?

    İnkılap Müzesi’ne verilen 6.500 eşya nerede?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü Atatürk Kitaplığı’nda bulunan ve 1935 yılının Haziran ayından itibaren İnkılap Müzesi’ne verilen eşyaların envanterini içeren beş defter, yalnızca dönemin müzecilik anlayışına değil, aynı zamanda farklı tarikat ve inanç çevrelerine ait binlerce eşyanın nasıl toplandığına ilişkin de önemli sorular ortaya çıkarıyor.
    Mahsuni Gül23 Eylül 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bu makalede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü Atatürk Kitaplığı’nda bulunan bir belgeye değinilmeye çalışılacaktır.

    Belge, 1935 yılının Haziran ayından itibaren İnkılap Müzesi’ne verilen eşyaların envanter listesini içeren 5 defterden oluşmaktadır.

    Belgenin içeriğine değinmeden önce kısaca da olsa İnkılap Müzesi’ne değinmekte yarar var.

    Betül Batır, “Atatürk Döneminde İnkılap Müzesi Kurulması Girişimleri” başlıklı çalışmasında Atatürk döneminde İnkılap Müzesi kurulması girişimlerine değinerek şu bilgileri aktarır:

    “Cumhuriyet’in onuncu yıldönümü hazırlıklarının başladığı günlerde politik ve aydın çevreler tarafından ortaya bir fikir atılmıştı. Çağdaş müzeciliğin imkânlarından yararlanılarak, Türkiye’de gerçekleşen inkılâpların on yıllık seyrini gösteren bir müze kurulması fikri gündeme gelmişti. Bu fikir benimsenerek bir “İnkılâp Müzesi” kurulması için girişimlere başlanmış ve bir Müzeler Komitesi oluşturulmuştu.

    Komiteden istenen, kurulması planlanan müzede cumhuriyetin ilk on yıllık mücadelesinin tasvir edilmesiydi. Ancak tarih ve müzecilik konularında bilgi sahibi olan komite üyelerinin inkılâp düşüncesine bakışlarında farklılıklar vardı. Komite üyelerinin fikir ayrılıkları müzenin kurulmasını engelledi. “İnkılâp Müzesi” buna benzer şekliyle Ankara Halkevi tarafından da oluşturulmak istendi.”

    Görüldüğü gibi İnkılap Müzesi oluşturulmak istenmiş fakat yaşama geçirilmemiştir.

    Yazar’ın aktardığı bilgilere göre belgede yer alan 5 defterde toplam eşya sayısı 6.500 civarındadır.

    İnkılap Müzesi yaşama geçirilmediğine göre İnkılap Müzesi’ne verilen bu eşyaların akıbetleri ne olmuştur?

    Yazar’ın ve Akdağ’ın verdikleri bilgilere göre defterde bulunan eşyalar arasında matbu Kırşehir’deki Bektaşi dergahı resmi, Bektaşi nargile lülesi, Bektaşiliğe mahsus Ali başlı asa sapı, Alevi mührü, Bektaşi mührü, Mevlevi sikkesi, Bektaşi nahiv? (Bektaşi neyi olduğu okunamamıştır), Kadiri külahı, ağaçtan fes kalıbı, ağaçtan kavuk kalıbı, def, kanun vb. müzik aletleri vardır.

    Görüldüğü gibi Yazar’ın ve Akdağ’ın transkriplerinde yer alan eşyaların adları birbirleri ile örtüşmektedir.

    Yazar’ın aktardığı bilgilere göre defterde yer alan mühürlerin hangi mezhepten ve meşrepten olduğundan ziyade akik kakmalı, gümüşten, altın işlemeli vs. sanatsal özellikleri kaydedilmiştir.

    Bu defterlerde daha çok diğer tarikatların eşyaları da vardır.

    Abdülkadir Geylani ve Mevlevi resimleri çok vardır.

    Eşyaların karşısında matbu numaralar vardır.

    Bunlar eşyaların envanter numaralarıdır.

    Defterlerde Rufai, Kadiri, Hanefi vb. farklı farklı tarikatlara ait çok fazla nazarlık, Kâbe toprağı, Tophane ve Eskişehir lüleleri, ev eşyaları, çay ile kahve takımları, sahanlar, kilitler, pazubentler, altın, gümüş, pirinç ve akik gibi kıymetli taşlardan oyma yüzlerce mühür vardır.

    Mühürlerde ve diğer eşyalarda genelde hangi tekkeye ait olduğundan ziyade şekli ve şemali yazılmıştır.

    Bu durumda bu eşyaların sergilenmek için toplandığını göstermektedir.

    Mührün sahibi neredeyse hiç yazılmamıştır. Mührü kazıyan meşhur mühürcüler var ise onlar belirtilmiştir.

    Yukarıda eşyaların İnkılap Müzesi’ne verildiği belirtilmişti, anımsanacağı üzere.

    İnkılap Müzesi yaşama geçirilmediğine göre İnkılap Müzesi’ne verilen bu eşyaların akıbetleri ne olmuştur?

    Bu eşyaların içinde başka müzelere verilen eşyalar olmuş mudur?

    Verildi ise hangi müzelere ne kadar eşya verilmiştir?

    Geri kalan eşyaların akıbetleri ne olmuştur?

    Depolarda veya anbarlarda çürümeye mi terk edilmiştir bu eşyalar?

    Bu ve benzeri soruları çoğaltmak olasıdır.

    Belgede gerek el yazısı ile gerek ise daktilo ile Türkçe olarak yazılmış bilgiler de vardır.

    Bu bilgilere kısaca değinmekte yarar var.

    El yazısı ile ilgili olan bu iki sayfada, görüldüğü gibi el yazısı zor okunmaktadır, çocuk ve kadın giysilerinin yanı sıra 1 adet de yazılı sancak göze çarpmaktadır.

    Fakat bu yazılı sancak hakkında herhangi bir bilgi yer almamaktadır.

    Daktilo yazısı ile ilgili olan bu iki sayfada yer alan bilgiler ise görüldüğü gibi daha okunaklı ve daha ayrıntılıdır.

    Burada daha çok Dergah eşyaları göze çarpmaktadır.

    Bundan dolayı bu iki sayfayı daha ayrıntılı incelemekte yarar var.

    3 adet “Rüfai şişleri” ile kastedilen bu şişlerin Rüfai Dergahına ait olduğudur.

    2 adet “Tarikat bayrağı” ile kastedilen de gayet açıktır esasen. Fakat bu tarikat bayraklarının hangi tarikatlara ait olduğu belirtilmemiştir.

    Burada “İmha anbarı” ile kastedilen husus üzerinde özellikle durmakta yarar var. Doğrusu ambar olmalıdır.

    “İmha ambarı” ile kastedilen hususlardan birisi, eşyaların güve vb. haşerat tarafından yenildiği için yıpranmış, çürümüş veya onarılamayacak derecede hasar görmüş eşyaların ayrıldığı özel depodur.

    Diğer husus ise sayım memurları tarafından durumu tespit edilen kullanılamayacak denli eski vb. eşyaların imha ambarına aktarılması ve ardından da heyet kararı ile resmi kayıtlardan düşürülerek imha edilmesidir.

    Görüldüğü gibi imha ambarında tennure, su testisi, gülebdan, kavuk vb. eşyalar dikkat çekmektedir.

    Fakat burada görüldüğü gibi eşyaların güve vb. haşerat tarafından yenildiği için yıpranmış, çürümüş veya onarılamayacak derecede hasar görmüş olduğu ve eski oldukları bilgileri yer almamaktadır.

    Sayfada yer alan “Aya sofya anbarından yazıla” ile “Şehzade anbarı” bilgisi de düşündürücüdür burada.

    Ayasofya ambarında yazılı olan dede hırkası dikkat çekicidir.

    “Eczyı şerife Yazma”nın bir çeşit yazma eser olduğu aşikardır.

    “Yazma Kuranı Kerim” ise adı üzerinde Yazma Kuranı Kerim’dir.

    Şehzade ambarında bulunan Kâbe örtüleri de gayet açıktır.

    Diğer sayfada da Şehzade ambarında olan şamdanlara ve şamdan tepsilerine yer verilmiştir.

    Bu sayfada yer alan “İmha an.” önceki sayfada yer alan imha ambarından başka bir şey değildir.

    İmha ambarının devamında tahtadan küçük kutu içinde Mevlevi sikkesi ve kırmızı zemin üzerine çiçek nakışlı ve zincirli … çanak kandil bilgisi okunmaktadır.

    Görüldüğü gibi Mevlevi sikkesi ve çanak kandili içinde güve vb. haşerat tarafından yenildiği için yıpranmış, çürümüş veya onarılamayacak derecede hasar görmüş olduğu ve eski oldukları bilgisi yer almamaktadır.

    Bu bilginin altında İn. Mü. Müd. imzalı:

    “Evkaf anbarından inhilab müzesi (İnkılab Müzesi) için tekye (Tekke) eşyasından ayrılmış bulunan aded (Adet) ve mikdarları (Miktar) yukarda yazılı olan eşyayı tamamen aldım”

    bilgisi yer almaktadır.

    İn. Mü. Müd.’ün imzası yoktur.

    Bu bilgiden anlaşılıyor ki İnkılab Müzesi Müdürü, eşyaları Evkaf anbarından İnkılab Müzesi için Tekke eşyasından ayrılmış bulunan adet ve miktarları yukarda yazılı olan eşyayı tamamen almıştır.

    Demek oluyor ki imha, Ayasofya ve Şehzade ambarının dışında bir de Evkaf ambarı var.

    Muhakkak ki bahse konu olan bu imha, Ayasofya, Şehzade ve Evkaf ambarları da başlı başına araştırma konusudur.

    Umud edilir ki araştırmacılar bu ambarları araştırsınlar ve eşyaların akıbetleri geç de olsa ortaya çıksın.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

    12 Ekim 2026

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    10 Ekim 2026

    Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

    10 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Cemalettin Efe

    Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    Toros Korkmaz

    Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

    Mahsuni Gül

    Eski eserler nasıl tahrip edildi? Arşiv belgeleri geçmişin izlerini anlatıyor

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Maral Dink

    Biraz da var olacağımıza inanmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Solar işçileri sokakta: “Direne direne kazanacağız”

    12 Ekim 2026

    Dr. Hikmet Kıvılcımlı mezarı başında anıldı

    12 Ekim 2026

    Karadeniz’de Türkiye bağlantılı ticari gemilere saldırılarda 1 haftada 15 deniz işçisi öldü

    11 Ekim 2026
    KADIN

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.