Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Amedspor Süper Lig’de: Iğdırspor deplasmanında tarihi puan

    2 Mayıs 2026

    1 Mayıs’ta gözaltına alınan 576 kişinin tamamı serbest

    2 Mayıs 2026

    Saldırıya uğrayan Küresel Sumud Filosu yolcularından Thiago Ávila ve Saif Abukeshek hâlâ serbest bırakılmadı

    2 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

      30 Nisan 2026

      1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

      30 Nisan 2026

      Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

      29 Nisan 2026

      İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

      27 Nisan 2026

      2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

      26 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

      30 Nisan 2026

      Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

      30 Nisan 2026

      Güney Kore’de Samsung Elektronik’te Grev Sesleri

      30 Nisan 2026

      Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

      25 Nisan 2026

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kara: Anayasa’yı ilgadan yargılanacaklar

    Kara: Anayasa’yı ilgadan yargılanacaklar

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    17 Aralık soruşturmasını yürütürken önce dosyadan el çektirilen Savcı Celal Kara, daha sonra görevden uzaklaştırıldı, ardından da mesleğin şeref ve onurunu bozma suçlamasıyla (3 savcıyla birlikte) meslekten el çektirildi.

    Bir tutuklama kararı beklenirken Kara, dün Cumhuriyet Gazetesi’nden Can Dündar’a konuştu ve “Menderes, anayasayı ihlalden mahkûm olmuştu. Bunların yaptığı onun yaptıklarını fersah fersah aştı. Bizimle ilgili kararı veren hâkimler de, bu karar için baskı yapan iktidarla birlikte anayasayı ilga suçundan yargılanacak. Dik dursunlar. Buna alet olmasınlar” dedi. Celal Kara’ya göre, HSYK’nin ihraç kararının nedeni, yolsuzluk soruşturmasının intikamını almak. ‘Yargıya emir komuta zinciri içinde dayattılar’ diyor
    HSYK’nin meslekten ihraç kararını televizyondan öğrendiğini söyleyen Celal Kara, soruları şöyle yanıtladı:

    Ben anlamıyorum; bunlar mesleğin şeref ve haysiyetini nasıl zedeliyor. Kararda,Sarraf’ın mal varlığının tamamına tedbir koydurmaman lazımdı, yeterli araştırmayı yaptırmamışsın’ diyor. Peki sen yaptırdın mı? ‘Yani bir miktar yolsuzluk var, ama sen fazla tedbir koydurmuşsun’ demek istiyor. Rıza Sarraf’ın bütün şirketleri tabela şirketi… Ne kadarına el konması gerektiğini sen nereden biliyorsun? Buna ilişkin bir mali araştırma yaptırdın mı?

    O konuşmalar özel görüşme değil ki, suç içerikli rüşvet konuşmaları… Bahsedilen tape rüşvet suçuyla başlıyor, sonda nitelikli dolandırıcılığa dönüyor.

    Sarraf’ın bağlantılı olduğu bazı adamlarla ilgili bir soruşturmada, savcıya verilmek üzere Sarraf’tan 200 bin dolar rüşvet parası alıyorlar. Telefonda Ebru Gündeş abisine ‘Verebildiniz mi?’ diye soruyor. Savcı temiz adam, almıyor parayı… Sonra bakıyorsunuz abi maddi olarak batak durumda… Bu kılıf altında Sarraf’tan para koparmaya çalışıyorlar. Gündeş abisini, kocasını dolandırmaya azmettiriyor; ‘200 bin dolar isteyeceksin daha aşağısı değil’ diyor. ‘Parayı verecek p…nk’ gibi konuşmalar geçiyor. Anakız- oğul, Sarraf’ı 200 bin dolar dolandırıyorlar. Konuşma rüşvetle ilgili başladığı için bizim dosyaya girmiş. Biz Ebru Gündeş’in nitelikli dolandırıcılık içeren dosyasını bizimkinden ayıracaktık.

    İntikam duygusu… Yürüttüğüm yolsuzluk soruşturmasının intikamını alıyorlar. Bunu da yargıya emir-komuta zinciri içinde dayatıyorlar. Alınan kararın hukukla ilgisi yok, tamamen siyasi…
    Bakın Adana’da TIR’ları durduran savcıların, İstanbul’da tahliye kararı veren yargıçların tutuklanması da tamamen siyasi senaryo… Kararı veren hâkimlerin hepsi çok genç; bizim stajyerimiz olacak yaştalar. AKP kadrosundan avukatlıktan yeni atanmış kişiler. Geliyorlar duruşma salonuna, ‘Sizi tutukladık’ deyip kaçıyorlar. Var mı böyle bir şey?
    O savcı ve yargıçlar da darbeyle suçlanıyor. Hukuk yoluyla darbe nerede görülmüş? Ben yolsuzluk soruşturması yapmak suretiyle nasıl darbe yapabilirim? Tersten sorayım: Bir yolsuzluk soruşturmasını nasıl yapmalıydım ki darbe olarak nitelendirilmesin?

    O kurulda görev yapan Cumhurbaşbakan’ın avukatının kardeşinin tarafsız olması mümkün mü?
    AKP’de ilçe başkanlığı yapmış, yönetim kurulunda olmuş türbanlı bir bayanın tarafsız olma şansı var mı?
    Cumhurbaşbakan’ın atadığı 4 kişinin tarafsız olma ihtimali var mı?
    Adalet Bakanı’nın, müsteşarının tarafsız olma ihtimali var mı?
    Hiçbir hukuki dayanakları yok. Bazıları da ağır baskı altında… ‘Ben yaptım oldu’diyorlar.
    Ben bu kararı reddediyorum. Kurul üyelerinin tarafsızlığına inanmadığıma dair dilekçe verdim, cevap bile vermediler.

    Endişe duymamak tabii ki mümkün değil. Ama sadece kendi adıma değil, Türkiye için endişeliyim. Ülke tımarhaneye dönmüş durumda. Yargının bittiğini hukuk profesörleri söylüyor. Balyoz ve Ergenekon davalarındaki avukat bile ‘Bunlar hukuksuz uygulamalar’ diyor. Şu an tam bir darbe düzeni var ve kesinlikle hukuk yok. Anayasa kesinlikle mülgadır. Yargı ve yasama tamamen felç. İktidara bağımlı halde… Bitirildi.

    Eğer yapılan işlemlerde bir hukuksuzluk varsa soruşturursunuz, ama poliste yaptığınız gibi yargının altını üstüne getirmezsiniz. Benimle ilgili ne suçlama var?Muammer Akkaş ne yapmış da ihraç ediliyor?

    Öyle bir suç yok ki… Aynısı Rusya’da oldu. Putin’le irtibatlı birinin adı bir kaçakçılık olayına karıştı. Soruşturmayı yürüten savcının elinden dosya alındı. Savcı, ‘Bu tamamen siyasi bir operasyondur’ diye açıklama yaptı. Meslekten ihraç edildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ‘Bu ifade özgürlüğü kapsamındadır’ kararı verdi. Akkaş da ‘Yürüttüğüm soruşturma elimden alındı, yargı engellendi’ diyor. Bu da bizim ifade özgürlüğümüz. Ben de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğim. Çünkü Türkiye’deki hukuktan, Anayasa Mahkemesi’nden zerrece umudum yok.  

    2802 Sayılı Kanun’un 88. maddesi açık:
    “Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü halleri dışında, suç işlediği öne sürülen hâkim ve savcılar yakalanamaz, üstleri ve konutları aranamaz, sorguya çekilemez. Buna aykırı hareket eden kolluk kuvvetleri hakkında doğrudan soruşturma açılır.”
    Yani, ‘Sen yargıca, hâkime dokunamazsın. Dokunan olursa ona soruşturma açarım’diyor yasa…

    Kesinlikle… Ayrıca dosyada delil yok, neye göre karar veriyorsun? Hukuk yoluyla darbe suçunu nereden çıkardın?
    Beni ‘cebir ve şiddet kullanarak düzeni ortadan kaldırmak’la suçluyorsun? Nerede burada cebir ve şiddet? Hangi silahlı eyleme kalkışmışım? Nerede örgüt? Yolsuzluk soruşturması yürütmek cebir midir?

    Siz yargılayan pozisyonda olsanız, bu yapılanı nasıl değerlendirirdiniz?
    ‘Anayasayı ilga’ suçu, bilfiil gerçekleşmiş durumda…
    Yargı lağv edilmiştir. Anayasanın ilgası, yargının bu şekilde tehditlerle ve baskılarla ağır baskı altına alınması nedeniyle anayasayı ihlal suçu işlendi. Hukukun bittiğini milletvekilleri de anayasa hukukçuları da söylüyor. TCK’nin 309. maddesinde‘Anayasanın ihlali’ suçu var. Cezası ağırlaştırılmış müebbettir.

    Somut kişi ve konum belirtmeyeyim. Bu, yapılacak hukuksal soruşturmalarla belirlenir. Ama siyasi iktidar, resmen 309. maddedeki suçu işlemiş durumdadır. Ve iktidarın talimatlarıyla hareket ederek karar alan savcılar, hâkimler, mahkemeler de aynı suçu işlemiştir.
    Bakın, “Cumhurbaşbakan” ‘Yargıda başka tutuklamalar da olabilir’ diyor. Nereden biliyorsun bunu? Senin emrinle mi hareket ediyorlar?

    Öyle olduğu belli. Tarafsızlık yeminini çiğneyip meydanlarda partin lehine açıkça miting yapıyorsun. Bu da anayasa ihlali…

    Cesur olanların başına gelenleri gördükten sonra kimse buna cesaret edemez. Bir de kim vasıtasıyla, nasıl müdahale edeceksiniz? Delilleri nereden toplayacaksınız?

    Öyle bir soruşturma başlattığınız anda sizi pasifize ederler. Hemen açığa alma kararı gelir peşinden… Hemen.

    Değilim. Bunların cezasız kalacağına kesinlikle inanmıyorum. Uzun vadede endişem yok. Seçim öncesi sindirme amaçlı bir hukuksuzluk uyguluyorlar. Göreceksiniz; anayasayı ihlalden yargılanacaklar. Bunu mahkemede de söyleyeceğim.

    “Bakın, (tasvip ettiğim için söylemiyorum) Adnan Menderes’in idamına gerekçe olan kararın dayanağı neydi, biliyor musunuz:
    Meclis’te Tahkikat Komisyonu kurmak suretiyle yargı yetkisinin gaspı… Bunu anayasanın ilgası saydılar. O, çok basit bir olaydı. Bugün yapılanlar onun fersah fersah ötesinde…
    İçişleri Bakanı Meclis kürsüsünden, ‘Ben bu anayasayı tanımıyorum’ dedi. ‘Biz bu anayasayı parçalayacağız’ diyorlar. Fiilen de bu anayasayı tanımadıklarını ortaya koyuyorlar.
    Anayasayı tanımadığını itiraf eden, zorbalığı metot haline getiren, örgütlü ve hukuksuz bir yapı, anayasayı ilga etmiştir.
    Anayasal meşruiyetini uzun süredir yitirmiş, ülkeyi baskıyla yöneten, yargıyı tehditle yönlendirerek hukuksuz kararlar aldıran bir suç örgütü söz konusudur.
    Bu örgüt, ülkede uzun süre önce bir darbe gerçekleştirmiştir. Bu darbe düzeninde eksik olan tek unsur asker postalıdır. Bunu da muhaberat devleti kurmak suretiyle tamamlamaya çalaşıyorlar.
    Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in dediği gibi kurdukları dar oligarşik dikta düzenini daha da pekiştirmek için anayasal demokratik laik düzeni ve kurumları lağv eden uygulamalar içindeler. Laik demokratik cumhuriyeti, onun devlet düzenini ve teamüllerini yerle bir ediyorlar. Yürütme gücünü kullanarak yargı yetkisini işlemez hale getiriyorlar.
    Yargı yetkisinin gaspı, anayasayı ilgadır. Cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir.
    Açıkça söylüyorum ki; suça iştirak edenler ve altına imza atanlar 309’dan yargılanacaktır. Buna ihtimal vermeyenlere, yakın tarihimizin, kendilerini muktedir görerek aynı hukuksuzlukları yapanların kötü akıbetleri ile dolu olduğunu hatırlatırım.”

    Edebiyatta bu nasıl ifade edilir bilmiyorum. Ama benim bildiğim, en ağır suçları kapatmadığım için bir intikam operasyonu yapıldığı ve bunun başka kılıflara sokulduğudur…
    Ne yaptıklarını da biliyorlar. “Bir kaybedersek yandık, hepimiz Silivri’deyiz” diyorlar. Başlarına geleceği biliyorlar.
    O günleri göreceğimizden hiç şüphem yok.

    Hukukçu olduklarını unutmasınlar. Dik dursunlar.
    Tarihe nasıl geçeceklerine karar versinler. Bu tarihi bir süreçtir. Hukuk fakültelerinde okutulacak bir süreçtir. Yarın başları yerde gezmek istemiyorlarsa bugün dik dursunlar.
    Adnan Menderes’e idam kararını verenler, hayatları boyunca yalnız yaşadılar, yalnız öldüler. Hatta Salim Başol için anlatırlar: Pazara gittiğinde pazarcı, “Sana satacak mandalinam yok” demiş.
    Ben, yarın başım dik gezebileceğim; bu hukuksuzlukları yapanlar yarın bu cinnet furyası bittiğinde, meslektaşlarının çocuklarına, torunlarına nasıl hesap verecekler?
    “Yolsuzluk soruşturması yaptı diye meslektaşımı tutuklattım” diye anlatabilecekler mi?
    En iyisi, hukuka aykırı kararları baskı altında aldıklarını mertçe ifade etmeleridir.
    Yoksa unutmasınlar:
    Onlara bu talimatı verenlerle birlikte anayasayı ilga suçundan yargılanacaklar.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Dünya halkları emperyalizme karşı ve alın teri için  1 Mayıs alanlarını doldurdu

    2 Mayıs 2026

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    30 Nisan 2026

    Alevi kurumlarından Gümüşhacıköy uyarısı: “Kutsal mekanlarımıza dokunmayın!”

    28 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    Burak İmrek

    1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

    Altug Ç. Akalan

    Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

    İrem Kabataş

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Yetvart Danzikyan

    Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

    Ertuğrul Kürkçü

    Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

    Siyasi Haber

    Güney Kore’de Samsung Elektronik’te Grev Sesleri

    Feyyaz Kerimo

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    1 Mayıs’ta biri MESEM öğrencisi 5 iş cinayeti

    2 Mayıs 2026

    MESEM’li çocuklar ve gençler 1 Mayıs’ta alanlara çıkıyor

    1 Mayıs 2026

    Çay üreticileri: “Alın terimiz buharlaştı”

    1 Mayıs 2026
    KADIN

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.