Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye genelinde yaşanan hak ihlallerini ve toplumsal baskı politikalarını mercek altına alan 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu’nu kamuoyuna duyurdu. Raporda, Kürt meselesinde çatışmalı sürecin çözümüne dair muhtelif adımlar atılsa da, idarenin “yargı kılıcı ve kolluk sopası” ile toplumsal muhalefeti baskılama çizgisini sürdürdüğü kaydetildi.
En çok ihlalin yaşandığı il İstanbul olurken, nüfusa oranla en sık hak ihlali tespit edilen kent Dersim oldu.
Emekçiler ve çocuklar iş cinayetlerinin hedefinde: 10 yılda 20 bin ölüm
Rapora göre, 2025 yılında yaşam hakkı ihlalleri sonucu en az 2 bin 749 kişi yaşamını yitirdi. İhlallerin en belirgin alanını iş cinayetleri oluşturdu:
- İş cinayetleri: 2025 yılında en az 2 bin 105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Son 10 yılda (2016-2025) iş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçi sayısı 20 bin 9’a ulaştı.
- Çocuk işçiliği: MESEM ve benzeri güvencesiz çalıştırma politikalarının etkisiyle, 26’sı 14 yaş ve altı olmak üzere en az 94 çocuk çalışırken hayatını kaybetti.
Kadın katliamları ve “Aile Yılı” çelişkisi
İktidarın “Aile Yılı” ilan ettiği 2025’te erkek şiddetinin tırmandığına dikkat çekilen raporda, kadınların en çok ev içinde yakınlarındaki erkekler tarafından katledildiği vurgulandı. Öte yandan, ihmal ve denetimsizlikler sonucu 159 kişi yaşamını yitirirken; Bolu’daki otel yangınında 34’ü çocuk 78 yurttaş hayatını kaybetti. Kolluk araçlarının karıştığı kazalarda ise 29 kişi öldü.
25 yıllık çatışmalı sürecin bilançosu
Kürt meselesinde askeri operasyon ve çatışma kaynaklı yaşam hakkı ihlallerinde geçmiş yıllara kıyasla düşüş yaşandığı belirtildi. 2025 yılında operasyon ve çatışmalarda 49’u silahlı militan, 20’si asker ve 1’i gazeteci olmak üzere 70 kişi yaşamını yitirdi.
İHD verilerine göre, 1991 yılından bu yana devam eden çatışmalı süreçte toplam 36 bin 479 kişi hayatını kaybetti. Bu ölümlerin 27 bin 25’i doğrudan çatışmalarda, 9 bin 454’ü ise bağlantılı saldırı ve ihlallerde gerçekleşti.
Yerel yönetimlere kayyum gaspı ve siyasi baskılar
Siyasal iradeye ve örgütlenme hakkına dönük müdahalelerin sürdüğüne işaret edilen raporda şu veriler yer aldı:
- Kayyumlar ve tutuklamalar: 2024 yerel seçimlerinden 2025 sonuna kadar 27 belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı, 13 belediyeye kayyum atandı ve 16 belediye başkanı tutuklandı. DEM Partili 10 belediyenin tamamına, CHP’li 3 belediyeye (Esenyurt, Şişli, Ovacık) kayyum atandı.
- Protesto yasakları: Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını takip eden 9 günde 1 bin 879 kişi gözaltına alındı, 260 kişi tutuklandı. 13 ilde toplam 126 gün eylem ve etkinlik yasağı uygulandı.
- Toplantı ve gösteriler: Kolluk müdahalelerinde 1 bin 493 kişi sokakta kötü muameleye maruz kaldı, 8 bin 477 kişi gözaltına alındı.
Basına, sanata ve ifade özgürlüğüne yargı zırhı
Yargısal taciz ve sansürün basın ile sanat dünyasını hedef aldığı raporda şu detaylarla ifade edildi:
- Gazeteciler hedefte: Gazeteci Hakan Tosun uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Yıl içerisinde 42 gazeteci tutuklandı, 303 gazeteci yargısal tacize uğradı. RTÜK TV kanallarına 146,7 milyon TL ceza kesti.
- Düşünce ve sanat sansürü: İfadeleri nedeniyle 507 kişi gözaltına alındı. Manifest grubunun 6 üyesi ile Müzisyen Mabel Matiz’e “teşhircilik” suçlamasıyla dava açıldı. Grup Yorum’un 6 üyesi tutuklandı, dijital platformlardaki albümlerine erişim engeli getirildi.
- Sendika ve baro baskısı: İstanbul Barosu yönetiminin görevine son verilirken, Genç LGBTİ+ Derneği kapatıldı, 2 grev Cumhurbaşkanlığı kararıyla yasaklandı.
Raporun tamamına, bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Fotoğraf: Evrensel
