Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği’nden Eğitim Sen ve DİSK Sosyal-İş’e kadar sekiz önemli kurumun imzasıyla yayımlanan açıklamada, vakıf üniversitelerindeki işten çıkarma dalgasının ürkütücü boyutları gözler önüne serildi. Basına yansıyan verilerden derlenen bilgilere göre, 1 Ocak 2024 ile 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında en az 446 akademisyenin işine son verildi.
Gerçek rakamların bu verilerin çok daha üzerinde olduğunu belirten örgütler, her akademik yıl sonunda aynı senaryonun devreye sokulduğunu ifade etti:
“Her yıl aynı oyun sergileniyor. Akademik yılın sona ermesiyle birlikte üniversite yönetimleri ‘norm kadro fazlası’, ‘ekonomik daralma’ ve ‘sözleşme süresinin dolması’ gibi gerekçelerin arkasına sığınıyor. Oysa akademik kadrolar daimidir, iş sözleşmeleri ise belirsiz süreli olmak zorundadır. Hatta mahkemeler tarafından verilen işe iade kararları bile bazı üniversite yönetimlerince açıkça çiğnenmekte ve uygulanmamaktadır.”
“Kâr getirmeyen bölüm kapatılıyor, akademisyen sürülüyor”
İşten çıkarmaların arkasındaki temel nedenin üniversitelerin kâr odaklı birer ticarethaneye dönüştürülmesi olduğu savunulan açıklamada, eğitim sisteminin geldiği nokta şu sözlerle eleştirildi:
“Vakıf üniversiteleri ticarethane, akademisyenler ise sadece birer ‘gider kalemi’ olarak görülüyor. Programlar ve bölümler, bilim yuvası olarak değil, gelir getiren ticari birimler olarak değerlendiriliyor. Hedeflenen kâr sağlanamadığında bölümler kapatılıyor, akademisyenler kapı dışarı ediliyor. Bu baskılar, aynı zamanda içerideki sendikal örgütlenme ve hak arama özgürlüğünü de sindirmeyi amaçlıyor. Yaşananlar sadece akademisyenlerin çalışma hakkını değil, öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını ve memleketin bilimsel geleceğini de baltalıyor.”
Akademisyen örgütlerinden 4 acil talep
Ortak açıklamada, vakıf üniversitelerindeki hukuksuzlukların önüne geçilmesi için şu dört temel talep sıralandı:
- Keyfi Fesihler Durdurulsun: Keyfi ve hukuksuz işten çıkarmalar derhal son bulmalı, işten çıkarılan tüm akademisyenler görevlerine iade edilmelidir.
- Yargı Kararları Uygulansın: Mahkemelerin verdiği işe iade kararları gecikmeksizin uygulanmalı; yargı kararını tanımayan üniversite yönetimlerine ağır yaptırımlar getirilmelidir.
- YÖK Göreve: Yükseköğretim Kurulu (YÖK), vakıf üniversiteleri üzerindeki tabela denetimlerini bırakıp mali ve idari denetim görevini hakkıyla yerine getirmelidir.
- İş Güvencesi Sağlansın: Akademisyenlerin iş güvencesi yapısal reformlarla korunmalı ve sendikal örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmalıdır.
📝 Bildiriye imza atan kurumlar:
- Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği
- Bilim Sanat Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği
- Çukurova Öğretim Elemanları Derneği
- DİSK Sosyal-İş Vakıf Üniversiteleri Komisyonu
- Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi
- Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği
- Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi
- Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği
