ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının, insani ve çevresel felaketlerin yanı sıra gıda krizine de yol açacağı iddia edildi. Dünya Gıda Programı’na göre, mevcut kriz nedeniyle 45 milyon insanın daha şiddetli açlıkla karşı karşıya kalması muhtemel.
Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) analistleri, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın enerji piyasalarında şok dalgaları yarattığını, gübre maliyetlerini artırdığını ve gıda güvenliğini, acil krizin çok ötesinde de devam edebilecek şekillerde tehdit ettiği konusunda uyardı.
2024 yılında, küresel gübre ticaretinin yüzde 30’a kadarı, Basra Körfezi’nden dünyanın dört bir yanındaki ihracat pazarlarına Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu. Ayrıca gübre hammaddesi olan sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) tahmini yüzde 20’si ve küresel olarak ticareti yapılan petrolün yüzde 27’si de bu boğazdan taşınıyordu.
ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşılık olarak, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda yapılan sevkiyatı kısıtlamasıyla birlikte gübre ve enerji fiyatları artmaya başladı. Gübre gibi önemli tarımsal girdilerin tedarik zincirlerinin aksaması, küresel eşitsizliğin daha da kötüleşmesine yol açtı.
Gübre ve enerji fiyatlarındaki artışlardan özellikle Afrika ve Güney Asya olmak üzere, Basra Körfezi’ndeki gübre ve doğal gaza büyük ölçüde bağımlı olan ülkeler en çok etkilenen ülkeler oldu.
Körfez’den yapılan LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ihracatı, Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Türkiye de dahil olmak üzere, doğal gaz kaynakları sınırlı olan ülkelerde gübre üretimi için hayati önem taşımakta.
Avrupa’daki gübre üreticileri, doğal gaz fiyatlarındaki sert artışla karşı karşıya kalırken, yerli üretimi sürdürmek için gübre endüstrisine ve çiftçilere hükümet desteği talep etti.
Al Jazeera’de yer alan bir haberde, Almanya’daki Bonn Üniversitesi Kalkınma Araştırma Merkezi’nin yöneticisi Matin Qaim’a göre, önümüzdeki aylarda gıda fiyatları kesinlikle artacak. Bu durum, dünyanın dört bir yanındaki birçok insanın yeterli ve sağlıklı beslenmeyi karşılamasını daha da zorlaştıracak ve bundan en fazla Afrika ve Asya’daki yoksullar etkilenecek.
Krizin etkileri farklı bölgeler arasında son derece eşitsiz bir şekilde dağılıyor
Roza Luxemburg Vakfı sitesinde Schluwa Sama imzalı yazıya göre, Hürmüz Boğazı’nda trafiğin kısıtlanması, fosil yakıtlar ve küresel gıda sistemi arasındaki karşılıklı bağımlılığın doğasında var olan tehlikeleri ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda Küresel Güney’i yapısal olarak dezavantajlı duruma düşürürken petrol, gıda ve gübre şirketlerinin karları hızla artıyor.

Greenpeace Almanya’nın yaptığı bir araştırmaya göre, ABD-İsrail’in İran’a karşı sürdürdüğü savaşın başlamasından bu yana petrol şirketleri günde fazladan 21 milyon Euro kazanıyor. Benzer bir durum gıda sektöründe de görülüyor.
“Mevcut krizin etkileri farklı bölgeler arasında son derece eşitsiz bir şekilde dağılıyor” diyen Sama, “Körfez Arap devletlerinin ürettiği gübrenin büyük çoğunluğu Avrupa’ya değil, Asya, Latin Amerika ve Afrika’ya ihraç ediliyor. Çiftçilerin girdi maliyetlerini karşılayamadığı ve devlet sübvansiyonlarının yetersiz olduğu bölgelerde geleneksel tarım hakim ve hasatlar risk altında. Hindistan veya Brezilya gibi ülkeler özellikle savunmasız durumda. Hürmüz Boğazı gibi hayati öneme sahip ticaret yollarındaki aksamalar, özellikle Küresel Güney ülkelerini sert bir şekilde etkilemektedir” diyor.
Kriz fırtınası
Londra Üniversitesi’nde SOAS Orta Doğu Enstitüsü direktörü Adam Hanieh, democracynow sitesinde yer alan röportajında, ABD-İsrail’in İran’a saldırısı karşılığında İran’ın Hürmüz Boğazı’nda trafik kısıtlamasına gitmesi ile oluşacak olan gıda krizinin birden fazla krizin kesişimi olarak anlaşılması gerektiğini belirtiyor.
Hanieh, “Elbette, gıda ve yakıt fiyatlarında artışlar göreceğiz, ancak şu anda Küresel Güney’in büyük bir bölümünde iklim ve borç krizlerini de yaşıyoruz. Dolayısıyla, bu gıda, yakıt, iklim ve borç krizlerinin mükemmel bir fırtınası diyebiliriz; hepsi birbirine çok derinden bağlı. Bu anlamda, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından yaşanan 2008 veya 2022 gibi önceki gıda krizlerinden farklı” dedi.
