İtalya’da kısmi yerel seçimlerde merkez sol oylarını ve elindeki belediyeleri artırdı. 2020’de Covid-19 salgını nedeniyle seçimleri Mayıs’tan Ekim ayına ertelenen belediyeler 2025 Nisan’ındaki yerel seçimlerin dışında kalmış, bu belediyelerin seçimleri 2026’ya ertelenmişti. İlk turu 24 -25 Mayıs’ta, ikinci turu 7-8 Haziran’da yapılan seçimlerde il merkezlerinden sekizi sola, altısı sağa, ikisi sivil veya bağımsız adaylara (Messina ve Fermo), ikisi ise partinin veya müttefiklerinin desteğinden yoksun Demokrat Parti üyelerine (Salerno ve Enna) giderken, 15.000’den fazla nüfusa sahip 118 belediyenin 50’sini merkez sol, 40’ını merkez sağ, 28’ini de sivil toplum gruplarının adayları veya bağımsızlar kazandı.
Genel olarak, iki blok arasındaki denge beş yıl öncesine kıyasla çok az değişti. Analistlere göre, bu yerel seçim turunun sonuçları, güneyden kuzeye uzanan güçlü bir sağcı koalisyonun Emilia, Vignola (Modena) ve Comacchio (Ferrara)’daki zaferleriyle de teyit edildiği gibi, gerilemekten çok uzak olduğunu gösteriyor.
Meloni: “İkinci tur seçimleri, merkez sağın gücünü teyit etti”
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni öncülüğünde referanduma götürülen yargı reformu konulu anayasa değişikliğinin, yüzde 53,7 “Hayır” oyuyla reddedilmesinin ardından yerel seçimlerde de kayba uğrayan Meloni, yenilgiyi kabul ettiğini açıkladı. Giorgia Meloni sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Tüm siyasi partilerden ikinci tur seçimlerinde seçilen tüm belediye başkanlarını tebrik ediyor ve en iyi dileklerimi iletiyorum” dedi. İtalyan Özgürlükler Birliği lideri, “Sonuçlar bir kez daha merkez sağın gücünü, koalisyonun sağlamlığını ve yerel topluluklardaki köklerini teyit ediyor” diye ekledi. “Ciddiyet ve somutlukla böyle devam edelim.”
“İtalya’nın her açıdan en düşük performans gösteren şehirlerinden birini yönetmek kolay olmayacak, hepimiz birlikte çalışmalıyız”

Tapınaklar şehri diye bilinen Agrigento’da belediye başkanlığını ilk kez sol aday kazandı. Merkez solun (Controcorrente, Partito Democratico ve Casa Riformista) adayı Michele Sodano ikinci turda oyların %72,31’ini alarak, %27,69 oy alan sağ ittifakın (aşırı sağcı FdI/İtalya’nın Kardeşleri Partisi, Forza Italia, UdC/Merkez Birliği ve MdA/Özerklik Hareketi) adayı Gerlando ‘Dino’ Alonge’yi yendi ve Agrigento’nun yeni belediye başkanı oldu.
Sodano, sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada, “Her zaman sıralamaların en altında olmak zorunda değiliz. Sosyal adalet, liyakat ve istihdam şehri için çalışıyoruz. Bu zafer tek bir adamın değil, yeni bir projeye inanan tüm bir topluluğun hedefiydi. İtalya’nın her açıdan en düşük performans gösteren şehirlerinden birini yönetmek kolay olmayacak, hepimiz birlikte çalışmalıyız” dedi.
Schlein: “İlerici ittifakın açık bir teyidi”
Demokrat Parti Genel Sekreteri Elly Schlein, “Görüyorum ki Giorgia Meloni hesap makinesiyle hâlâ sorun yaşıyor. İster bu hükümetin kamu sağlığı yatırımlarının yetersizliğini ister yerel seçim sonuçlarını kabul edecek olsun, her zaman aynı şeyi yapmaya çalışıyor: gerçeği alt üst etmek. Biz ise, hesaplamayı en sonda yapacağımızı söylemiştik. Seçime giden 18 bölge başkentinde, ilk turla ikinci tur arasında, merkez sol sekiz belediye başkanını, merkez sağ ise altı belediye başkanını kazandı,” dedi. “Chieti’de, Trani’de ve onların iktidarda olduğu Agrigento’da büyük zaferler elde edildi. İlk turda, 15.000’den fazla nüfusa sahip belediyelerden 37’sinde merkez sol, 25’inde ise merkez sağ kazandı. Bu ikinci turda da, Molfetta’daki muhteşem zafer de dahil olmak üzere, çok sayıda belediyede zafer kazanıldı.”
Demokrat Parti: “Şehirler merkez solu tercih ediyor. Bu, hükümete bir sinyal.”
Temsilciler Meclisi ve Senato’daki Demokrat Parti Grup Liderleri Chiara Braga ve Francesco Boccia ile Avrupa Parlamentosu’ndaki Demokrat Parti Delegasyon Başkanı Nicola Zingaretti seçim sonuçlarına ilişkin yaptıkları ortak açıklamada, “Yerel seçim sonuçları, merkez solun İtalyan şehirlerindeki gücünü ve köklerini teyit ediyor. İlk turda, il başkentlerindeki nihai sonuç merkez sol için 10’a 6 oldu. Bu, yerel yöneticilerin çalışmalarını ve toplulukların somut ihtiyaçları etrafında inşa edilen projelerin güvenilirliğini ödüllendiren önemli bir sonuçtur. Ülke için karmaşık bir dönemde, kanıtları reddeden bir hükümetle birlikte, vatandaşlar merkez solu ciddi, yetkin ve halk dostu bir öneri olarak tanımaya devam ediyor. Kamu hizmetlerini, istihdamı, sürdürülebilirliği ve sosyal uyumu merkeze koyabilen geniş, birleşik ve güvenilir koalisyonlar kurulduğunda, rekabetçi oluyoruz. Bu, gelecek için önemli bir göstergedir: merkez sol, iktidardaki sağa sağlam bir alternatif oluşturmaktadır” ifadeleri yer aldı.
Bonelli: “Merkez sol, somut programlar ve yerel topluluklara kök salmış adaylarla birlik içinde ortaya çıktığında kazanır”
AVS milletvekili ve Europa Verde’nin eş sözcüsü Angelo Bonelli, “Yerel seçim sonuçları açık bir siyasi gerçeği doğruluyor: Merkez sol iyi durumda, büyüyor ve yerel topluluklarda yeni destek kazanıyor. Seçime giden 18 il başkentinde, merkez sağın altı belediye başkanına karşılık 10 belediye başkanı seçtirdi; bu da önceki yönetimlerin sonuçlarını iyileştirerek güvenilir ve rekabetçi bir öneri olduğunu kanıtlıyor” yorumunu yaptı. “Merkez sol, somut programlar ve yerel topluluklara kök salmış adaylarla birlik içinde ortaya çıktığında kazanır. Bu, yerel seçimlerin ötesine geçen ve ülkeye hitap eden bir siyasi mesajdır: Yaşam maliyeti, kamu sağlığı, ücretler ve sosyal kriz konusunda cevap veremeyen sağcı bir parti karşısında değişime yönelik artan bir talep var. Bu sonuçlar, Meloni hükümetine güçlü ve güvenilir bir alternatif oluşturmak için çalışmalarımıza devam etmemizi teşvik ediyor. Sosyal adalet, ekolojik dönüşüm, sağlık hakkı, istihdam ve eşitsizliğin azaltılmasına dayalı bir yönetim vizyonu için kararlılıkla çalışmalıyız. Sağ yenilmez değildir. Merkez sol birleştiğinde ve insanların gerçek ihtiyaçlarını ele aldığında kazanabilir ve yönetebilir.”
“Yerel düzeyde güçlü biçimde kök salındığında, radikal bir programla da başarı elde etmek mümkün”

Güneyde İtalya’daki Puglia bölgesinde 55 bin nüfuslu Molfetta belediyesinin yeni belediye başkanı, ikinci turda oyların %67,47’sini alan Komünist Yeniden Kuruluş (Rifondazione) Partisi’nden Manuel Minervini oldu. Minervini’nin zaferi şehirde “Bella Ciao” şarkısı eşliğinde gökkuşağı bayraklarıyla Rifondazione’nin orak çekiçli bayraklarını bir arada dalgalandırarak yapılan yürüyüşle kutlandı. Yürüyüşteki konuşmasında “Bugünden itibaren, sadece bize oy verenlerin değil, herkesin belediye başkanı olacağım. Değişimin mümkün olduğunu gösterdik. Şimdi bunu her gün hayata geçirmemiz gerekiyor” diyen Minervini, il manifesto gazetesineyse şunları söyledi:
“Burada, Puglia bölgesindeki yaygın modelden farklı olarak, gerçek anlamda ilerici bir siyasi zemin inşa ettik, söz konusu modelde çoğunlukla çeşitli sivil oluşumlar yer alıyor. İttifakımızın kapsamı, sağdan gelerek siyasi kimlik değiştiren isimleri veya partileri içermiyor. Sivil listem, sol eğilimli sivil toplum örgütlerinde yer alan kişilerden oluşuyor.
“Solun, kendi kimliğiyle hareket ederek, emekçi ve kırılgan kesimleri temsil ederken aynı zamanda orta sınıflar ve üretici kesimlerle de diyalog kurarak seçim kazanabileceğini gösterdik. Yerel düzeyde güçlü biçimde kök salındığında, radikal bir programla da başarı elde etmek mümkün.
“Bu katılım düzeyinde seçim kazanmak için, sandığa gitmeyerek çekilen seçmeni yeniden sürece dahil etmek gerekiyor. Bunun için sokak sokak yürütülen, derinlemesine bir çalışma ve güven veren, empati kurabilen kişilerle sahada olmak şart. Radikal söylem ile yerel kökler birleştirilmeli, aday ya da ittifakların bir ‘pazarlama ürünü’ gibi tasarlanması doğru değil. İletişim sürecinde bir ajansla çalışmadım, bu süreci Komünist Yeniden Kuruluş Partisi militanları yürüttü.”
Sağa ve neoliberal merkez sola karşı “anayasa cephesi”
Minervini’nin başarısını kutlamak üzere Molfetta’ya gelen Rifondazione Genel Sekreteri Maurizio Acerbo ise seçim sonuçlarını şöyle değerlendirdi:
“Bir komünistin adaylığı -New York’ta olduğu gibi Monfetta’da da- seçmenleri uzaklaştırmadı; tersine, güçlü bir katılım ve coşku yarattı. Çok karmaşık bir ulusal bağlamda olumlu bir işaret bu. Siyasal olarak yeni bir şey var: Zaferimiz önemli, çünkü siyasal bir öneri olarak sunduğumuz “anayasa cephesi” yönünde uzanıyor: Anayasayı benimseyen demokratik güçleri yeni bir koalisyonda bir araya getirmek istiyoruz. Yalnızca sağa alternatif olarak değil aynı zamanda eski neoliberal merkez soldan da kopuş olarak.”
