Diyarbakır’da (Amed) sokak ortasında meydana gelen silahlı saldırı dehşeti bir kez daha can güvenliği sorununu gündeme taşıdı. Olayla hiçbir ilgisi bulunmayan gazeteci Mürsel Acay, çatışmanın ortasında kalarak kurşunların hedefi oldu ve yaralandı. Hastaneye kaldırılan Acay’a meslektaşları ve kentteki sivil toplum kuruluşları geçmiş olsun dileklerini iletti.
GGC’den sert tepki: “Bu mesele yaşam hakkı meselesidir”
Yaşanan olayın ardından Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) yazılı bir açıklama yayımlayarak kentte ve ülke genelinde tırmanan bireysel silahlanmaya ve çeteleşmeye karşı toplumsal mücadele çağrısı yaptı.
Açıklamada, saldırının yalnızca bir gazetecinin yaralanması olarak görülemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Her gün bir sokakta silahlar konuşuyor. Organize suç örgütleri ve çeteler şehirlerin huzurunu gasp ediyor. Ruhsatsız ve kontrolsüz bireysel silahlanma her geçen gün büyüyen bir toplumsal tehdide dönüşüyor. Bugün Mürsel Acay yaralandı; yarın aynı kurşun herhangi birimizin evladına, eşine, kardeşine isabet edebilir. Hiç kimse ‘Bana dokunmaz’ demesin, kurşunun kimi vuracağını kimse seçemez.”
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin 5 Temel Talebi
GGC, yaşanan bu acı olayın ardından tüm sivil toplum kuruluşlarını, siyasi partileri ve vicdan sahibi herkesi ortak ses çıkarmaya davet ederek acilen atılması gereken adımları şöyle sıraladı:
- Caydırıcı Yasal Düzenlemeler: Ruhsatsız ve kontrolsüz bireysel silahlanmaya karşı etkili ve caydırıcı yasalar çıkarılmalıdır.
- Çetelerle Etkin Mücadele: Şehirleri korku iklimine sürükleyen organize suç örgütlerine karşı tavizsiz önlemler alınmalıdır.
- Denetimlerin Artırılması: Ruhsatsız silah ticaretinin önlenmesi için polis ve güvenlik güçlerinin denetimleri sıkılaştırılmalıdır.
- Yargı Desteği: Yargı kurumları, çetelerle mücadelede güvenlik güçlerinin çalışmalarına kolaylaştırıcı ve destekleyici adımlar atmalıdır.
- Güvenli Şehirler: Çocukların güvenle oynayabildiği, gazetecilerin, esnafın ve yurttaşların korkusuzca yürüyebildiği sokaklar inşa edilmelidir.
