Nâzım Hikmet, sadece ülkemizin değil, dünyanın da kabul ettiği büyük bir şair. “Putları kırması”, idealleri uğruna hapislerde, sürgünlerde yıllarını geçirmesi, o çok sevdiği ülkesinden ayrı kalınca da “karşı yaka memleket” diye haykırmasıyla herkesin sevdiği bir şair. Ancak ülkemizde, bir dönem tümden yasaklıydı, gerçi şimdi de bırakın okumayı, düşünmemize bile izin verilmiyor, devlet yasakları ve sansürüyle engelliyor sanatı ve sanatçıları…
Nazım Hikmet’in İzmir’de, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Folkart işbirliğiyle Melih Güneş’in bilgi birikimi ve belgeleriyle birlikte çeşitli arşiv ve belgeliklerden topladıklarıyla düzenlediği “Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi 5 Eylül’de, Kültür Park’ta, Atlas Pavyonunda açılıyor.
Sosyal, siyasal, ekonomik, ekolojik, kültürel sorunlar yumağında çözümsüz yaşayanlar için sanat, bir uyarıcı, yol gösterici, hedef belirleyici ve yaşamı güçlendiren en önemli kanaldır. “Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi”, şairin yaşamını, üretimini ve günümüzde devam eden etkisini; Türkiye ve yurtdışındaki önemli arşiv ve koleksiyonlardan bir araya getirilen belgeler, elyazmaları, kişisel eşyalar ve görsel-işitsel kayıtlar aracılığıyla ele alıyor. Nazım Hikmet üzerine Türkiye’de bugüne kadar açılmış en büyük ve kapsamlı sergi projesi olan “Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” Yüksek Mimar ve Nâzım Hikmet Araştırmacısı M. Melih Güneş’in küratörlüğünde hazırlandı ve sergi tasarımını Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ömer Durmaz üstlendi. Yine Melih Güneş’in, Küçükçekmece Belediyesi işbirliğiyle hazırladığı “Ellerinin İzinde” sergisi de geniş kapsamlı ve çok önemliydi, ama bu kez edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı disiplinler buluşturuldu.
Ziyaretçilerini Nâzım Hikmet’in dünyasında çok katmanlı bir yolculuğa çıkaracak “Romantika”, 5 Eylül’de açılıyor; şairin doğum günü 15 Ocak 2027’ye kadar da sürecek.
Bizlerin, “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” olarak okuduğu romanın ilk adı “Romantika” bu serginin adı olmuş… Neler yok ki… Bilinmeyen (dünya çapında tanınan, sevilen şairin okunmamış, yayınlanmamış şiirlerini buluyor araştırmacılar, ama hâlâ var, hem de çok var) fotoğraflarından el yazması belgelere, eşi Vera Tulyakova’nın Melih Güneş’e verdiği yazı, mektup, fotoğraflardan; dünyanın dört bir yanındaki arşivlerden bu sergi için özel çıkarılan belgelere kadar her şey var. Ek olarak; Ara Güler imzalı, özel baskılı fotoğraflarla Sedat Girgin’in, bu sergi için “Kuvayı Milliye Destanı”ndan esinlenerek hazırladığı bir eser de yer alıyor…
Daha güzel bir dünya umudu
Nazım Hikmet, eşitlik ve demokrasi içinde mutlu, müreffeh yaşamayı arzu eden, o yaşamın inşası için herkesle birlik ve dayanışma içerisinde olmayı isteyen biriydi; şiirleri de kanıtı. Yaşanası bir dünyayı kurmak için kendi hayatlarını hiçe sayanlar çok da iyi bilirler ki, “bir gün mutlaka” ulaşacaklardır bu emellerine…
Bugün, yoksulluk, yoksunluk, yağma, toprakların peşkeş çekilmesi gibi birçok olumsuzluğu bir arada yaşıyoruz. Umudumuzu üzmüyoruz ama. Biliyoruz ki, bize sanat ışık tutacaktır.
Bir eksik var (yine de)…
Sergiler, hepimizin bildiği gibi belli bir süre ziyarete açıktır, sonrasında yaşamın hızı belirleyici olur ve unutulur. Onun için önemli ve belge niteliğindeki sergiler için katalog hazırlanır. Hem akademisyenler, sanat tarihçileri, sosyologlar hem ilgililer ve sanatçılar için önemli bir yol gösterici olur o kataloglar. Ancak “Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” gibi iddialı adı taşıyan serginin kataloğu yapılmamış, yapılmayacakmış. Olacak şey mi?
Bu tür kapsamlı sergilerin prodüksiyonu çok meşakkatli ve pahalıdır. Kim, elindeki belge ve bilgileri size bir kez daha verir; nasıl ve neye (ülkenin ekonomik politik durumunu benden çok daha iyi biliyorlar) güvenecek de yatırım yapacak? Hiç düşündünüz mü? Bir de, bırakın sanat, bildiği yolda, kendi gücüyle etkilesin insanları ve insanlar kendi yollarını (hedeflerini) bulsunlar. Belki aşkları büyüyecek, belki okuldaki başarıları artacak, belki de yeni bir buluşla yaşamı daha bir güzelleştirecekler.
Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi, Nazım Hikmet
Küratör M. Melih Güneş
Sergi Tasarımı Ömer Durmaz
Sergi Yeri: Atlas Pavyonu, Kültür Park, 5 Eylül 2026 – 15 Ocak 2027
