Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    New York Belediye Başkanı Mamdani, “savaş suçlusu” dediği Netanyahu’yu gözaltına alma yetkisini araştırıyor!

    19 Temmuz 2026

    Trendyol Pirtûkakurdî mağazasını kapattı, hukuki süreç başlıyor!

    19 Temmuz 2026

    Varto’da JES talanına karşı 77 günlük direniş: Mikail Aslan’dan dayanışma konseri

    19 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026

      Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

      13 Temmuz 2026

      Ne AHBAP ne AFAD!

      13 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

      17 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

      16 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 1 : Yeniden yapılanmanın siyasal iklimi

      15 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Küba’yı hırpalamak: Trump’ın rüyası ve kâbusu

    Küba’yı hırpalamak: Trump’ın rüyası ve kâbusu

    ZAFER YÖRÜK Yeni Yaşam icin yazdı: Maduro, Morales ya da Raul Castro: Amerikan yönetimi hepsinin peşinde; belli ki kıta üzerinde sosyalist hafızanın hiçbir izine tahammül edemiyor. (...) Trump’ın rüyası böyle. Ama her rüyada olduğu gibi bu da kendi kâbusunu içinde taşıyor. Çünkü Amerikan seçmeni, jeopolitik prestijden çok benzin pompasındaki rakamlarla ilgileniyor ve oradaki yükseliş devam ettiği sürece Kasım’da yapılacak seçimlerde Trump önderliğinde Cumhuriyetçilerin yenilgisi kaçınılmaz görünüyor.
    Zafer Yörük3 Haziran 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Raul Castro, sosyalist Küba’nın ikinci devlet başkanıdır. Ağabeyi Fidel’in önderliğinde gerçekleşen 1959 devriminin hayatta kalan son kurucu kadroları arasında yer alıyor. Geçtiğimiz hafta, Amerikan savcıları Raul Castro hakkında bir iddianame hazırladılar. 1996 yılında Küba hava sahasını ihlal eden iki sivil uçağı düşürme emrini vererek dört kişinin ölümüne neden olmak suçlamasıyla yargılanmak üzere ABD’ye teslim edilmesi isteniyor.

    30 yıl önceki bir vaka nedeniyle 94 yaşındaki bir devrim önderini yargılama talebinin hukukla ilgili olmadığı, hatta siyasi olmaktan da öte sembolik bir değeri olduğu açık. Sosyalist Küba, tarihi boyunca ABD ambargosu altında yaşadı. Amerikan yaptırımları, Trump yönetimi döneminde tam bir ablukaya dönüştü. Ülke halkı, uzun bir süredir temel gıda maddeleri ve yakıt sıkıntısı içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Başkan Trump ve Küba asıllı Dışişleri Bakanı Marco Rubio, belli ki bu koşullar altında sonuç alabileceklerini düşünüyorlar.

    Trump, Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu “cerrahi” bir askeri operasyonla kaçırarak önemli bir gövde gösterisi yapmıştı. Şimdi benzer bir “anlaşmalı” operasyonla Raul Castro’yu teslim alarak İran savaşında yaşadığı prestij kaybını telafi etmeyi umduğu anlaşılıyor. Geçen hafta içinde ABD donanmasına bağlı bir uçak gemisinin Küba karasuları yakınına gönderilmesi, savaş ve operasyon hazırlığı anlamına geliyor. CIA ile Küba yetkilileri arasında görüşme ve pazarlıklar yapıldığı konusunda Batı basınına sızan haberler var.

    Ama Amerikan yönetiminin motivasyonu, Trump’ın prestij telafisinden ibaret değil. Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin başından itibaren Amerika kıtasını yeniden Washington merkezli bir nüfuz alanı olarak tanımlayan bir siyasal dil kullanıyor. Bu yaklaşım, iki yüzyıl önce ilan edilen Monroe Doktrini’nin güncellenmiş bir versiyonu olarak değerlendirilebilir. Latin Amerika, bu perspektifte bağımsız bir jeopolitik alan değil; yeniden düzenlenmesi gereken bir “arka bahçe” olarak görülür.  Venezuela’da gerçekleşen ve Küba’da hedeflenen ‘rejim değişikliği’ gibi Arjantin’den Şili’ye ve oradan Kolombiya’ya kadar ‘ABD dostu’ sağcı hükümetlerin oluşmasına verilen açık destek, kapsamlı bir ideolojik yeniden yapılanma arzusunun göstergesidir.

    Ne var ki Latin Amerikalı halkların hafızasında ABD müdahalelerinin pek iyi bir yeri olmadığı bilinir. ABD dostu rejimlerle yönetilmenin karşılığı, demokrasi ve ekonomik refah değil, askeri diktatörlükler ve kronik yoksulluk olmuştur. Brezilya, Şili ve Arjantin başta olmak üzere, 1960’lı ve 70’li yıllarda bölgede ortaya çıkan sosyalist yönetimler, ardı ardına CIA güdümlü askeri darbelerle devrilmişti. Küba devrimi gibi, Venezuela, Honduras ve Bolivya da 21. yüzyıl başında iktidar olan Bolivarist akım da bu neo-kolonyal kadere başkaldırı girişimleriydi.

    Caracas’taki sarayından New York’a kaçırılarak bir ‘sirk’ mizanseni içinde dünyaya sergilenen Maduro, Bolivarist hareketin iktidarda kalan son temsilcisiydi. Aynı akımın Bolivya’daki önder figürü Evo Morales de kaçırılma tehdidi altında. Bolivya yerlileri, yeniden içine itildikleri yoksulluk ve sefalete karşı son bir yıl boyunca iktidarda olan sağcı hükümetin istifasını talep ederken ‘ABD dostu’ başkan Rodrigo Paz, başkent San Diego’yu kuşatan halkın Morales tarafından kışkırtıldığını iddia ediyor. Oysa Morales, 2019’dan bu yana emekli devlet başkanı olmak dışında herhangi bir resmi sıfat taşımıyor. Son iki yıldır MAS partisinin başkanlığını da bıraktı. Buna rağmen, CIA’in onu da kaçırıp hapsetme hazırlığı içinde olduğu iddia ediliyor. Bolivya yerli hareketi aktivistleri, geçen hafta içinde Morales’in yaşadığı bölgedeki bir havalimanının pistlerini bloke ettiler. Bu eylemin nedenini de ABD ordusuna bağlı askerlerle CIA operasyon timlerinin bir indirme harekatıyla emekli başkanı kaçırma planını engellemek olarak açıkladılar.

    Maduro, Morales ya da Raul Castro: Amerikan yönetimi hepsinin peşinde; belli ki kıta üzerinde sosyalist hafızanın hiçbir izine tahammül edemiyor. Onlar nezdinde aslında gerillacı, parlamenter sosyalist ya da Bolivarist bütün varyantlarıyla anti-kolonyal devrim anlatılarının tabutuna son çivi çakılacak.

    Bu açıdan bakıldığında ABD yönetiminin hedefi, yalnızca dış politikada bir başarı hikâyesi üretmek değildir. Daha derinde, Soğuk Savaş sonrasında tam olarak çözülememiş bir tarihsel hesabın kapatılmaya çalışıldığı görülüyor. Latin Amerika’da ABD hegemonyasına meydan okuyan bütün siyasal gelenekler itibarsızlaştırılabilirse, Monroe Doktrini yalnızca jeopolitik olarak değil, sembolik olarak da yeniden tesis edilmiş olacaktır.

    Bu nedenle Trump’ın çabası, İran fiyaskosunun tazmini için Küba’yı hırpalamak ya da birkaç eski devlet başkanını hapsetmekten ibaret olarak okunmamalıdır. Görünenin ötesinde önemli bir sembolik/patolojik anlam taşımaktadır. Anlaşılan o ki mesele, kriminalize edilen bu üç isim nezdinde Che Guavera, Fidel Castro ve Salvador Allende’nin 20. yüzyıl bakiyesi efsanelerini tarihe gömmektir. Trump’ın dokunuşu, Amerikan toplumunun hasarlı kolektif psişesini onaracak; ‘ABD yurttaşı’ imgesi, küresel hegamon olarak yeniden inşa edilecek(!)

    Trump’ın rüyası böyle. Ama her rüyada olduğu gibi bu da kendi kâbusunu içinde taşıyor. Çünkü Amerikan seçmeni, jeopolitik prestijden çok benzin pompasındaki rakamlarla ilgileniyor ve oradaki yükseliş devam ettiği sürece Kasım’da yapılacak seçimlerde Trump önderliğinde Cumhuriyetçilerin yenilgisi kaçınılmaz görünüyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    19 Temmuz 2026

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    18 Temmuz 2026

    DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

    17 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Bir teşhir metni olarak Kefernahum

    Musa Piroğlu

    Kırılma noktası

    Mahsuni Gül

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    Cemalettin Efe

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Staj değil cinayet: Alanya’da konteynerde yanan iki çocuk yaşam mücadelesini kaybetti!

    18 Temmuz 2026

    TGS ve AFP arasında uzlaşma: 12 günlük grev zaferle sonuçlandı

    18 Temmuz 2026

    KESK’in KHK nöbeti polis barikatını aştı: “İşimizi geri alacağız”

    18 Temmuz 2026
    KADIN

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.