Editör: Mehmet Murat YILDIRIM, (SH)
27 Şubat 2025’te yapılan “Barış ve demokratik toplum” çağrısının birinci yıldönümünde Ankara’da dikkat çeken bir buluşma gerçekleşecek. Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre, Öcalan’ın sürecin ikinci aşamasına dair değerlendirmelerini içeren yeni mesajı kamuoyuyla paylaşılacak.
Basın toplantısı, 27 Şubat Cuma günü saat 11.00’de düzenlenecek.
Toplantıya, DEM Parti eş genel başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile İmralı Heyeti üyeleri katılacak. Etkinlikte siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri, aydınlar ve gazetecilerden oluşan geniş bir davetli grubunun da yer alması bekleniyor.
Birinci yılın değerlendirmesi
Toplantının ana gündem maddelerinden biri, 27 Şubat 2025’te başlayan sürecin bir yıllık bilançosu olacak. Öcalan’ın son görüşmelerde dile getirdiği “ikinci aşamada yapılması gerekenler” başlığı altında; demokratik siyasetin güçlendirilmesi, hukuki güvencelerin sağlanması ve toplumsal entegrasyon konularının öne çıkacağı ifade ediliyor.
Öcalan, bir yıl önceki mesajında “Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı olabilir” diyerek demokratik uzlaşı vurgusu yapmış ve silah bırakma çağrısında bulunmuştu.
Sürecin dönüm noktaları
Süreçte dikkat çeken gelişmelerden biri, Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’teki tokalaşma adımı ve 22 Ekim 2024’teki Meclis grup toplantısında yaptığı açıklamalar olmuştu. Bu siyasi iklimin ardından 2025 yılı başında önemli temaslar gerçekleşti.
İmralı’da yapılan görüşmelere; Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Ahmet Türk, Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları’nın yanı sıra milletvekili Cengiz Çiçek ile Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Özgür Faik Erol katıldı.
27 Şubat 2025’te gerçekleştirilen üçüncü görüşmenin ardından Öcalan’ın deklarasyonu kamuoyuna İstanbul’da duyuruldu. Açıklamada, PKK’ye kongre toplayarak silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yapılmıştı.
Öcalan mesajında, “Demokrasi dışı bir yol yoktur. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir” ifadelerini kullanarak, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında kalıcı barışın ancak demokratikleşmeyle mümkün olabileceğini vurgulamıştı.
Birinci yıl toplantısında açıklanması beklenen yeni mesajın, sürecin bundan sonraki yönünü belirlemesi açısından kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.
