Çapa Tıp Fakültesinde yıllardır hastalar ve sağlık personeli için yemek üreten 100’e yakın temizlik ve mutfak işçisi, dün saat 12:00 itibarıyla işten çıkarıldı. Ancak skandal bununla sınırlı kalmadı; işten atıldıklarından habersiz olan işçiler, firmanın mutfak malzemelerini kamyonlara yüklemek de dahil olmak üzere gece geç saatlere kadar çalıştırıldıktan sonra kapının önüne koyulduklarını öğrendi.
DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası ile birlikte derhal hastane önünde direnişe geçen işçilere; Dev Sağlık-İş, Sağlık-İş ve SES üyesi sağlık çalışanları da destek verdi.
“Değeriniz bir çatal, bir patates kadar bile yok!”
Hastane önündeki direniş alanında konuşan DİSK Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Olcay Ozak, taşeron sisteminin işçileri nasıl köleleştirdiğini sert sözlerle eleştirdi:
“Yıllarca bu hastanenin mutfağında emek verdiniz. Ama o firmanın gözünde bir çatal, bir kaşık, bir kepçe, bir soğan veya patates kadar bile değeriniz yok. Taşeron sistemi bizi en zayıf halka haline getiriyor. Hastane yönetimi ‘Ben bilmem, firma bilir’ diyerek sorumluluktan kaçamaz. Burada yemek üretimi sürdüğü müddetçe bu işçiler çalışmaya devam edecek. İşimizi geri alana kadar gerekirse aylarca bu kapıda oturacağız.”
Ozak ayrıca, hastane idaresinin bilgisi dahilinde işçilere uzun süredir mobbing uygulandığını, hakaret ve küfürler edildiğini belirterek bu koşulları kabul etmeyeceklerini vurguladı.
Skandal iddia: “Tuvalet temizleyen işçiye yemek dağıttırdılar”
Dev Sağlık-İş Genel Sekreteri Erdoğan Demir ise iş yasasına göre asıl işveren olan hastane yönetiminin de taşeron kadar sorumlu olduğunu hatırlattı. Yemekhane işçilerinin atılmasının ardından hastanedeki işleyişin tamamen bozulduğunu iddia eden Demir, şu tehlikeye dikkat çekti:
“Yemekhane işçilerini attıktan sonra yemek dağıtım işini, hastanedeki diğer sağlık işçilerine zorla yaptırdılar. Sağlık işçisi arkadaşlarımız dün gece vicdani duygularla, hastalar mağdur olmasın diye bu işi yaptı. Ancak tuvalet temizleyen bir personelin hastaya yemek vermesi hijyen açısından uygun değildir. Buradan yetkililere sesleniyoruz; oluşacak bir sağlık skandalında hesabı kim verecek?”
Engellemelere rağmen hastane içinde büyük yürüyüş
“İşçiler burada, yönetim nerede?”, “Taşeron işçilik kaldırılsın” ve “Taşeron işçi köle değildir” sloganları atan işçiler, hastane kampüsü içinde bir protesto yürüyüşü gerçekleştirdi.
Güvenlik güçlerinin ve hastane yönetiminin “Hastalar rahatsız oluyor” bahanesiyle eylemi engellemeye çalışmasına işçiler, “Biz bir gecede işsiz bırakıldık, herkes bize destek oluyor” diyerek tepki gösterdi. Yürüyüş sırasında hastanede görevli doktor, hemşire ve sağlık çalışanları da pencerelere ve camlara çıkarak işçileri alkışlarla destekledi.
“İnsan gibi çalışmıyorduk: 15 günlük sigorta, sıfır mesai ücreti”
Direnişteki işçiler, uzun süredir maruz kaldıkları hak gasplarını ve sömürü düzenini şu sözlerle anlattı:
- Düşük Ücret: Ortalama 32 bin TL (asgari ücret artı yol parası) gibi piyasanın çok altında ücretlerle çalıştırılıyorlardı.
- Kesintiler ve Sözleşme Oyunu: %30’luk primler açıklamasız şekilde %15’e düşürüldü, banka promosyonları ödenmedi ve bodrolardaki usulsüz kesintiler “Vergi dilimi” denilerek geçiştirildi.
- Günübirlik Sigorta: 20 yıldır aynı yerde çalışan bir kadın işçi, “Şirket sürekli isim değiştiriyor. Şimdi adı Efsane Kadro oldu. Hastane ile bazen 3 aylık, bazen 15 günlük sözleşme yapıyorlar. Günübirlik sigorta yapıp çıkardıkları bile oluyordu. İnsan gibi çalışmıyorduk” diyerek güvenceli iş istediklerini vurguladı.
Müzakereler tıkandı: “Pazartesi sabahı işe gelir gibi buradayız”
Gelişmeler üzerine Çapa Dekanlık yönetimi işçi temsilcilerini görüşmeye çağırdı. Ancak yapılan toplantıdan işçilerin beklediği sonuç çıkmadı; hastane yönetimi yeni anlaşılan şirketin mevcut işçileri işe almayacağını kesin olarak bildirdi.
Bu yanıtın ardından işçiler “kesin direniş” kararı aldı. Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak, eylemi büyüteceklerini ilan ederek şu çağrıyı yaptı:
“Biz buraya gelirken zaten işimiz yoktu, kaybetmiştik. Küçük bir hareketimizle hemen görüşmeye çağırdılar ama bizim karnımız bu oyalara tok. Tek bir arkadaşımızı bile geride bırakmayacağız. Pazartesi günü sabah tam mesai saatinde, işe gelir gibi yine bu hastanenin önünde toplanacağız. Tüm emek örgütlerini ve kamuoyunu bu kölelik düzenine karşı dayanışmaya çağırıyoruz.”
Kaynak: Evrensel
