Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
AAKB’nin Düsseldorf Cemevi’nde gerçekleştirdiği panel, kadın mücadelesi, eşit temsiliyet ve demokratikleşme başlıkları etrafında yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Düsseldorf Cemevi Onursal Başkanı Canan Sarı, Alevi inancında kadın ve erkeğin eşit yaratıldığını vurgulayarak, kadının geri bırakıldığı bir toplumda adalet ve demokrasiden söz edilemeyeceğini ifade etti.
AAKB Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) Başkanı Mehtap Çıplak, kadınların iş hayatında ve kamusal alanda yürüttüğü mücadelelere dikkat çekerek, özgürlük mücadelesi verirken hayatını kaybeden kadınları andı.
Panelde söz alan FEDA Eşbaşkanı Huriye Kabayel, kadınların yaşadığı sorunların evrensel olduğuna işaret ederek, özellikle Avrupa’da Kürt Alevi kadınlarının asimilasyon ve baskıya maruz kaldığını söyledi. AAKB Genel Başkanı Özgür Demir ise cem evlerinde kadın emeğinin görünmez kılındığını belirterek, “Hak verilmez, alınır” dedi.
Göçmen Kadınlar Derneği Başkanı Dr. Esma Çakır Ceylan da Almanya’daki göçmen kadınların şiddet karşısında dil, ekonomik bağımlılık ve oturum statüsü gibi engellerle karşılaştığını belirterek, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine vurgu yaptı.
Hatimoğulları: “Kadın temsiliyeti yönetimlerde gerçek olmalı”
Panelde konuşan Tülay Hatimoğulları, kadınların tarih boyunca patriyarkal sistemler tarafından sömürüldüğünü belirterek, Alevi inancında kadın-erkek ayrımı olmadığını söyledi. Eş başkanlık sisteminin sembolik olmadığını ifade eden Hatimoğulları, DEM Parti’de kadın kotasının yüzde 50’ye ulaştığını kaydetti.
İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasanın kadınlar için hayati önemde olduğunu dile getiren Hatimoğulları, kadın bedeni üzerinden siyaset yapılmasına karşı tüm kadın hareketleriyle dayanışma içinde olduklarını söyledi.
“Rojava’daki kadın kazanımları hedef alınıyor”
Hatimoğulları, Rojava’daki kadınların elde ettiği kazanımların aynı zamanda kadın özgürlük mücadelesinin bir parçası olduğunu belirterek, bu modelin erkek egemen güçler tarafından hedef alındığını savundu. Bölgedeki çözümün dış müdahalede değil, kadın hareketleri ve ezilen kesimlerin dayanışmasında olduğunu ifade etti.
Barış süreci ve AİHM kararları
Hatimoğulları, 27 Şubat’ta yapılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısının ardından başlayan sürece de değinerek, kalıcı barış için demokrasi, hukuk ve özgürlük ilkelerinin temel alınması gerektiğini söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Gezi davası tutukluları arasında bulunan Osman Kavala, Can Atalay ve Çiğdem Mater’in serbest bırakılması çağrısında bulundu.
AAKB Avrupa Genel Başkanı Leyla Solmaz ise Alevi kurumlarına yönelik devlet politikalarını eleştirerek, Avrupa’daki cemevlerine yapılan resmi ziyaretlerin şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
