Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Özgür Özel’den yeni parti için tarih açıklaması: “Resmi adımlar ağustos başında atılacak”

    15 Temmuz 2026

    Haluk Levent’in ifadesi ortaya çıktı: “Usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz”

    15 Temmuz 2026

    Kırılma noktası

    15 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026

      Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

      13 Temmuz 2026

      Ne AHBAP ne AFAD!

      13 Temmuz 2026

      Öcalan’ı eleştirmek

      9 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Çocuktun, çalıştın ama yoksun!

      14 Temmuz 2026

      NATO zirvesinin ekonomi politiği

      12 Temmuz 2026

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Münih’te Kürtler ve Diplomasi Eşiği

    Münih’te Kürtler ve Diplomasi Eşiği

    ÖMER BÖLÜM yazdı: Ben bu katılımı bir “zafer” olarak değil, bir “sınav” olarak görüyorum. Münih’te bulunmak önemlidir; ama asıl mesele Münih’ten sonra ne yapılacağıdır. Diplomasi süreklilik ister. İçeride birlik, net strateji ve bölgesel gerçekçilik ister. Kürtler açısından tarihsel hafıza temkinli olmayı öğretiyor. Büyük güçlerin verdiği sözler kadar, geri çekildiği anlar da hafızalarda taze.
    Ömer Bölüm17 Şubat 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Münih’te çekilen o kare, sıradan bir diplomasi fotoğrafı değil. O kare, uzun yıllar “saha aktörü” olarak görülen bir yapının uluslararası güvenlik mimarisinin kalbine yürüyüşünün sembolü.

    Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in Münih Güvenlik Konferansı’na katılımı, Rojava açısından ne bir diplomatik turistik gezi ne de abartıldığı gibi bir “devrimsel tanınma”dır. Bu, daha karmaşık bir eşikte duruş hâlidir: fırsatlarla risklerin iç içe geçtiği bir dönemeç.

    Sembolik eşik aşıldı

    Önce haklarını teslim edelim. Kürtler uzun yıllar Ortadoğu’nun en büyük statüsüz halkı olarak güvenlik masalarında temsil edilmeden konuşuldu. Münih’te ise temsil edilen bir özne vardı. Bu, azımsanacak bir gelişme değil.

    Rojava’nın askeri gücü üzerinden kurduğu meşruiyet ilk kez bu kadar net biçimde diplomatik zemine taşındı. IŞİD’le mücadelede oynanan rol zaten Batı başkentlerinde biliniyordu; ancak bilinen bir şey ile masada yer almak arasında ciddi fark var. Münih, bu farkın kapatıldığı bir eşik oldu. Fakat semboller kadar soğukkanlı analiz de gerekir.

    Meşruiyet var, statü yok

    Münih’teki varlık hukuki ya da siyasi bir tanınma anlamına gelmiyor. Rojava hâlâ uluslararası hukukta tanımlı bir statüye sahip değil. “Yerel yönetim” vurgusunun öne çıkması da bunun göstergesi. “Özerklik” kelimesinin dikkatle telaffuz edillmemesi diplomatik bir tercih olabilir; fakat tabandaki beklentiler açısından soru işaretidir.

    Uluslararası sistem duygusal değil çıkarcıdır. Kürtlerle kurulan temasın temel motivasyonu değerler değil güvenliktir. Bu gerçek unutulursa hayal kırıklığı kaçınılmaz olur.

    Görünürlük ve gerilim

    Bu katılımın en sert yankısı Ankara cephesinde hissedilecektir. Türkiye devleti Rojava yapılanmasını PKK ile bağlantılı gördüğü için uluslararası platformlardaki görünürlüğü doğrudan güvenlik tehdidi olarak okuyor.

    Dolayısıyla Münih’te kazanılan diplomatik görünürlük sahada askeri ve siyasi baskı riskini de artırabilir. Diplomasi bazen koruma sağlar; bazen de hedefi büyütür. Suriye sahasında dengeler kırılgan.

    Mazlum Abdi her ne kadar Türkiye ile doğrudan temas halinde ve bunun olumlu bir tablo olduğunu söylese de, Türkiye’nin askeri varlığı, sınır hattındaki operasyon kapasitesi ve güvenlik doktrini ortada. Böyle bir tabloda “olumlu diyalog” vurgusu, gerilimi düşürmeye dönük bilinçli bir mesaj olabilir.

    Bu mesajın muhatabı sadece Ankara değil; aynı zamanda Washington ve Avrupa başkentleri. “Biz çatışma değil diyalog istiyoruz” demek, Rojava’nın kendini istikrar arayan aktör olarak konumlandırması anlamına gelir. Uluslararası sistemde bu tür bir dil her zaman avantaj üretir.

    Ancak burada ince bir çizgi var: Eğer sahada karşılığı olmayan bir iyimserlik yaratılırsa, bu söylem zayıflık olarak da okunabilir.

    Rojava’nın önündeki temel soru şudur: Uluslararası meşruiyet artarken bölgesel gerilim nasıl yönetilecek?

    Kürtler arası denge

    Bir başka önemli başlık Kürt iç siyasetidir. Irak Kürdistanı ile verilen görüntüler olumlu bir birlik mesajı üretse de, Kürt siyasi geleneğinin tarihsel bölünmüşlüğü herkesin malumu. Münih’teki temaslar kalıcı bir koordinasyona dönüşmezse, bu fotoğraf da arşivlik bir an olarak kalabilir. Birlik söylemi ile kurumsal birlik arasındaki mesafe hâlâ ciddi.

    Şam ile yeni denklem mi?

    Suriye rejimi açısından da tablo karmaşık. Şam yönetimi ülkenin toprak bütünlüğünü kırmızı çizgi olarak görüyor. Rojava ise yerel demokratik özerklikten geri adım atmak istemiyor.

    Münih’teki görünürlük, Kürt tarafının elini müzakerede güçlendirebilir. Fakat bu güç ancak gerçekçi talepler ve esnek diplomasiyle anlamlıdır. Maksimalist hedefler süreci kilitleyebilir.

    Bölgesel avantajlar ve dezavantajlar

    Rojava artık uluslararası güvenlik mimarisinin görünmez aktörü değil. Kürt meselesi Suriye bağlamında küresel ajandaya taşındı. Diplomatik kanallar genişledi.

    Türkiye ile gerilim artabilir. Statü beklentisi yükselip karşılık bulmazsa içeride hayal kırıklığı doğabilir. Batı’nın çıkar değişimleri Rojava’yı yeniden yalnız bırakabilir.

    Soru şudur: Bu bir başlangıç mı?

    Ben bu katılımı bir “zafer” olarak değil, bir “sınav” olarak görüyorum. Münih’te bulunmak önemlidir; ama asıl mesele Münih’ten sonra ne yapılacağıdır. Diplomasi süreklilik ister. İçeride birlik, net strateji ve bölgesel gerçekçilik ister.

    Kürtler açısından tarihsel hafıza temkinli olmayı öğretiyor. Büyük güçlerin verdiği sözler kadar, geri çekildiği anlar da hafızalarda taze.

    Münih’te çekilen fotoğraf güçlüydü.
    Ama fotoğraflar tek başına tarih yazmaz.

    Tarihi yazacak olan; sahadaki istikrar, masadaki akıl ve içerideki birliktir

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kırılma noktası

    15 Temmuz 2026

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    13 Temmuz 2026

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    13 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Musa Piroğlu

    Kırılma noktası

    Mahsuni Gül

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    Cemalettin Efe

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    Tuncay Yılmaz

    Ne AHBAP ne AFAD!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    M. Ender Öndeş

    Çocuktun, çalıştın ama yoksun!

    Ümit Akçay

    NATO zirvesinin ekonomi politiği

    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    En düşük emekli aylığında komisyon onayı: 23 bin 552 TL de emekliyi sefaletten kurtaramadı

    14 Temmuz 2026

    İSİG raporu: Bir ayda en az 228, yarım yılda 1.063 ölüm

    14 Temmuz 2026

    AFP’de grevin 9. günü: “Avrupalı gazetecinin yarısı kadar maaşa, 7/24 sahada sömürülüyoruz!”

    14 Temmuz 2026
    KADIN

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.