Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    SYKP Avrupa’dan NATO’ya karşı ortak mücadele çağrısı

    4 Temmuz 2026

    İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

    3 Temmuz 2026

    Avrupa’da aşırı sıcaklar en az 3 bin 700 can aldı!

    3 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      NATO Zirvesi’nin ötesi

      3 Temmuz 2026

      Ateşin sesindeki hakikat: Madımak

      2 Temmuz 2026

      Madımak katliamını unutma, unutturma!

      1 Temmuz 2026

      Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

      23 Haziran 2026

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    TUNCAY YILMAZ ETHA'yla dayanışma için yazdı: Bu operasyon, dışarıda Rojava'ya yönelik saldırı ve içeride yargı tetikçisi Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na getirilmesiyle birlikte düşünüldüğünde, devletin yeniden yapılandırılması ve siyasal alanın faşist biçimde tahkim edilmesi stratejisinde yeni bir aşamaya geçilmek istendiği ortadadır. 
    Tuncay Yılmaz12 Şubat 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Faşist AKP-MHP iktidarının Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik son gözaltı ve tutuklama saldırısı, Türkiye’de rejimin niteliğine dair süregiden tartışmalar açısından yeni bir aşamaya geçişi işaret etmekte. ESP yöneticileri ve üyeleriyle birlikte emek, kadın, medya ve gençlik alanlarında demokratik siyasal faaliyet yürüten çok sayıda kişinin hedef alınması, basit bir “güvenlik operasyonu” değil; faşizmin kurumsallaşma sürecinin bilinçli ve planlı bir hamlesidir.

    Bu operasyon, dışarıda Rojava’ya yönelik saldırı ve içeride yargı tetikçisi Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na getirilmesiyle birlikte düşünüldüğünde, devletin yeniden yapılandırılması ve siyasal alanın faşist biçimde tahkim edilmesi stratejisinde yeni bir aşamaya geçilmek istendiği ortadadır. 

    Müzakere söylemi ile tasfiye pratiği arasındaki çelişki

    AKP-MHP blokunun bugün geldiği aşama, otoriterleşmenin ötesinde, faşizmin kurumsal ve süreklilik kazanmış bir rejim formuna doğru ilerlediğini gösteriyor. Yasama, yürütme ve yargının tek elde toplandığı; hukukun açık biçimde siyasal iktidarın ihtiyaçlarına göre işlediği; kolluk ve ceza mekanizmalarının muhalefeti tasfiye aracına dönüştürüldüğü bu süreç, artık istisnai değil, adeta rejimin normatif pratiği haline geldi.

    Bu bağlamda ESP’ye yönelik saldırı, rejimin kendi sürekliliğini tehdit eden devrimci ve toplumsal dinamikleri daha ortaya çıkmadan bastırma refleksinin ürünüdür. Faşizm, yalnızca mevcut muhalefeti değil, gelecekteki olası siyasal ve toplumsal kopuşların taşıyıcılarını da hedef alır. ESP bu açıdan, rejime karşı süregiden ve yükselme potansiyeli taşıyan toplumsal direnişin öncü güçlerinden biri olarak kodlanmaktadır.

    Müzakere söylemi ile tasfiye pratiği arasındaki çelişki

    AKP-MHP iktidarı bir yandan Kürt meselesinde “müzakere”, “yumuşama” ve “barış” söylemlerini dolaşıma sokarken; diğer yandan bu sürecin gerçek bir demokratik çözüme evrilmesini engelleyecek tüm siyasal ve toplumsal güçleri tasfiye etmeye yöneliyor. Elbette bu çelişki tesadüfi değil.

    Devlet aklı açısından mesele, Kürt sorununu çözmek değil; ülke içinde ve bölgedeki riskleri azaltarak, fırsatları maksimum düzeyde kullanabilecek bir siyasal ortam yaratmaktır. Bunun için Kürt özgürlük hareketinin Türkiye soluyla, kadın hareketiyle, emek mücadelesiyle, Alevilerle, seküler demokratlarla ve diğer toplumsal dinamiklerle kurduğu tarihsel bağlar koparılmak isteniyor. ESP’ye yönelik saldırı tam da bu noktada anlam kazanıyor. Devrimci bir özne olarak ESP, Kürt özgürlük mücadelesi ile Türkiyeli sosyalistler, ezilenler ve sınıf eksenli mücadeleler arasında kurulan politik köprünün önemli halkalarından biridir.

    Toplumsal muhalefeti parçalama stratejisi

    Faşizmin kurumsallaşma sürecinde iktidarın temel hedeflerinden biri, toplumsal muhalefeti ortak bir politik hat etrafında birleşemez hale getirmektir. Bu nedenle saldırılar yalnızca sosyalist örgütlere değil; kadın hareketinden LGBTİ+ mücadelesine, ekoloji direnişlerinden Alevi toplumuna, işçi sınıfı direnişlerinden emeklilerin mücadelesine ve hatta sistemin partisi olan CHP’ye dek yönelmekte.

    Bu kesintisiz saldırı hattı, faşizme karşı mücadelede yanyana durma potansiyeli taşıyan tüm dinamikleri ya kriminalize ederek ya da birbiriyle yürüyemez hale getirerek yalnızlaştırmayı ve etkisizleştirmeyi hedefliyor. Böylece hem devrimci siyaset darbelenmek hem de Kürt halkı toplumsal müttefiklerinden yoksun bırakılmak ve böylece kırıntı düzeyindeki demokratik haklar tamamen boğularak faşizm bir yönetim rejimi olarak kurumsallaştırılmak, gelinen aşama anayasal güvence altına alınmak isteniyor.

    Bölgede yeni dizayn ve ülkede rejimin tahkimi

    ESP’ye yönelik saldırı, yalnızca Türkiye içi siyasal dengelerle açıklanamaz. Ortadoğu’da emperyalist güçlerin yürüttüğü yeni dizayn süreci -Abraham Planı, yeni Sünni eksen arayışları ve bölgesel yeniden paylaşım projeleri- Türkiye’deki rejim inşasıyla doğrudan bağlantılıdır.

    AKP-MHP iktidarı, bu yeni emperyalist dizaynda kendisine biçilen rolü yerine getirebilmek, ortaya çıktığını düşündüğü fırsatlardan maksimum düzeyde yararlanabilmek için içeride mutlak bir siyasal kontrol ve toplumsal sessizlik yaratmak istiyor. Kürt özgürlük hareketinin teslimiyeti kabul etmeyen çizgisi, devrimci sosyalistlerin anti-emperyalist ve halkçı perspektifi bu nedenle hedef alınıyor.

    Süreklileşen saldırılara karşı, sürekli direniş

    ESP operasyonu, Türkiye’de sosyalist ve devrimci hareketlere dönük ilk saldırı değil şüphesiz. Cumhuriyet, kuruluşundan bu yana, gerek tek adam iktidarı ve darbe süreçlerinde, gerekse de görece demokratik işleyişin var olduğu süreçlerde sosyalist harekete yönelik benzer tasfiye girişimleriyle ilerledi. Ancak bu saldırılar ne devrimci örgütleri sonlandırabildi ne de devrimci mücadeleyi durdurabildi. Aksine her seferinde yeni biçimler ve yeni yollarla mücadele sürdü, sürüyor.

    Bu gerçek, faşist iktidarın en büyük korkusu aynı zamanda: Yıllardır var gücüyle, baskı, zor ve katliamlarla, bütün devlet imkanlarını kullanarak muhalefeti bastırmaya, diz çöktürmeye çalışsa da bunu başaramamış olması, gelecek planları açısından en büyük tehdit olarak görülüyor.

    Devrimci mevziiyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz

    Bütün bu çerçeveden bakıldığında, bugün ESP’ye sahip çıkmak, devrimci dayanışmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor. Bu tutum, faşizmin kurumsallaşmasına karşı devrimci mevzinin savunulmasıdır. Türkiye’de ve bölgede halkların eşit, özgür ve birlikte yaşam perspektifini savunmanın zorunlu bir parçasıdır.

    Önümüzdeki süreçte daha da saldırganlaşacağı aşikar olan AKP-MHP faşist iktidar bloğuna karşı devrimcilerden demokratlara en geniş mücadele cephesini kurmaktan başka bir yolumuz yok. Faşizme karşı mücadelede önderliği sistem içi güçlere kaptırmamadan kapitalizmi aşacak üçüncü kutbun önünü açabilmek de ancak bu geniş cephenin içerisinden yükselteceğimiz mücadeleyle mümkün olacaktır.

    Faşizmi yenmek, demokrasiyi ve barışı kazanmak, sosyalizme doğru yürüyüşümüzün önünü açmak için birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacağız!

    Kaynak: ETHA

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    NATO Zirvesi’nin ötesi

    3 Temmuz 2026

    Ateşin sesindeki hakikat: Madımak

    2 Temmuz 2026

    Madımak katliamını unutma, unutturma!

    1 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    NATO Zirvesi’nin ötesi

    Asya Erdal

    Ateşin sesindeki hakikat: Madımak

    Muhsin Dalfidan

    Madımak katliamını unutma, unutturma!

    Toros Korkmaz

    Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Sermayeye vergi muafiyeti, emekliye sefalet ücreti

    3 Temmuz 2026

    MESEM raporları: MEB 13, İSİG en az 20 öğrencinin yaşamını yitirdiğini açıkladı

    1 Temmuz 2026

    Ağaç A.Ş. işçileri 6 yıl sonra güvenlik soruşturmasıyla işten çıkarıldı

    1 Temmuz 2026
    KADIN

    EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: “Eşit miras hakkı tehlike altında”

    27 Haziran 2026

    Batman’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporu ortaya çıktı: Tırnak örneğinde erkek DNA’sı bulundu

    25 Haziran 2026

    TJA’nın Özel Batman Şifa Bakım Merkezi önündeki adalet nöbeti devam ediyor

    21 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.