Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Öfkenin filozofu Fanon -1- Öfkeyi hatırlamak

    24 Eylül 2026

    Hak savunucularından “Özgürlük İstiyoruz” hamlesi: “Her yer zindan, özgürlük istiyoruz”

    23 Eylül 2026

    Çin’den ABD’nin İran yaptırımlarına rest: “Tek taraflı kısıtlamaları tanımıyoruz”

    23 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Öfkenin filozofu Fanon -1- Öfkeyi hatırlamak

      24 Eylül 2026

      İnkılap Müzesi’ne verilen 6.500 eşya nerede?

      23 Eylül 2026

      “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

      23 Eylül 2026

      Kürt sorununun çözümü ve yeni ideolojik zemin bağlamında Alevilik

      22 Eylül 2026

      Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

      20 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » TSH VE KÖH – Metin Çulhaoğlu

    TSH VE KÖH – Metin Çulhaoğlu

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İleri’deki son yazıyı bitirirken, üzerinde düşünülmesi gereken başlıklar arasında Kürt hareketini de saymıştık.

    Yazıda sık geçeceğinden KÖH (Kürt özgürlük hareketi) diye kısaltalım.

    Konu, KÖH ile Türkiye sosyalist hareketi arasındaki ilişkilerin bundan sonra nasıl bir seyir izleyebileceğidir. O zaman ikincisine de TSH diyelim.

    Ve başlayalım:

    TSH içinde her kesim, bugünkü sınırlarıyla bu ülkede Kürtler olmadan sosyalist bir iktidarın gerçekleşemeyeceğini herhalde kavrıyordur. Ya “devrim”? Düşük bir olasılıktır; ama hadi oldu diyelim, “iktidar” hiç mümkün görünmemektedir.

    Bu durumda, akla gelebilecek iki yol vardır: Birincisi, güçlenen bir TSH’nin siyasal ve örgütsel anlamda KÖH’ü de kapsayarak devrime ve iktidara yürümesidir. İkincisi ise, TSH’nin, kendisi de “sosyalizm” diyen, bunu isteyen KÖH tarafından kapsanması, böyle yürünmesidir.

    TSH, eğer aklında varsa, bu iki yoldan önce birincisine ciddi bir rezerv koymalıdır.

    TSH’nin Kürtler olmadan da güçlenmesi, bu ülkede ağırlıklı bir siyasal özne durumuna gelmesi mümkündür. Ancak böyle olduğunda bile, otuz yıllık kesintisiz bir mücadele ve örgütlenme deneyimine sahip, üstelik en küçük yerel ölçekten bölge ölçeğine kadar kendi perspektifini ve modelini geliştirdiğini düşünen bir hareket mutlaka ayrı ve bağımsız konumunu sürdürmek isteyecektir.

    TSH’nin, KÖH’yi de kapsadığı 1960’lı yılları ve Türkiye Kürdistanı’ndaki ileri dinamiklere ağırlıklı özneler olarak nüfuz edebildiği 1970’li yılları bir daha yaşaması pek mümkün görünmemektedir.

    Ya ikinci yol?

    Bu da mümkün görünmemektedir.

    Neden?

    Bir kere, KÖH’nin en azından bugün sahiplenir göründüğü sosyalizm anlayışı, etkisi giderek azalan post-modern ve post-Marksist çevreler dışında TSH’nin ana öbekleri tarafından paylaşılacak gibi değildir. Ayrı bir tartışma konusudur ve şu an için o kadar da önemli değildir.

    Geçelim.

    İkincisi, KÖH’nin temsilcisi göründüğü Cumhuriyet tarihi okumasının TSH tarafından aynen kabullenilmesi, bu hareketin tarihini ve kendini inkâr etmesidir.  Uzanabileceği bir birikimden büsbütün vazgeçmesi demektir. Neden yapsın ki?

    Üçüncüsü, TSH en azından belirli bir güç ve etki eşiğini aşmadan, KÖH’nin Kürdistan’ın dört parçasını ve giderek bölgenin tamamını kapsayan (ya da kapsayacağı öngörülen) devrim perspektifine kendini bağlaması ne mümkündür ne de doğru olacaktır.

    Dördüncüsü ve güncel durum açısından en önemlisi: TSH’nin, diğer tarafın çözüm sürecinde “politika” ya da “esneklik” adına giriştiği ve bundan sonra da girişecek gibi göründüğü her manevraya ayak uydurmaya çalışması söz konusu olamaz.  Gezi’den “darbe” kokusu alınması, bugün bile yeri geldi diye darbe edebiyatına başvurulması, “hükümetle uyum içinde yol alma” mesajları, “AKP giderse ne yaparız?” tasasına işaret etmektedir.
    AKP defolup gitsin diyen TSH’nin böyle bir tasaya ortak olması da beklenemez.

    ***

    O zaman bu işin hiç mi yolu yok?

    Kuşkusuz vardır ve bu yolun giriş kapısında bir tek sözcük yazmaktadır: İttifak…

    Denecektir ki KÖH’nin yukarıda dört madde halinde sıralanan konumu “ittifakı” da büsbütün gündemden düşürmez mi?

    Hayır, düşürmez…

    Evet, KÖH’nin (eğer gerçekten istiyorsa) böyle bir ittifak için yapması gerekenler mutlaka vardır; ama bu alandaki “ev ödevinin” asıl ağırlıklı kısmı TSH’ye düşmektedir…

    Hayır, her işi bırakıp Kemalizm’le hesaplaşsın; Proudhon’u, Bookchin’i ve Negri yi başka bir gözle yeniden okusun ya da Türkiye ölçeğini gölgeye itecek kadar bölgeye odaklansın vb. demiyoruz. Yapması gereken önemli dört iş vardır.

    Birincisi: Etkili olduğu çevrelerde Kürt düşmanlığına karşı ödünsüz mücadele vermek. İkincisi: Yaşanan süreçlere ihtiyatla yaklaşmak; önemli her uğrakta ya da kırılma noktasında “evet, şimdi kesin sattılar”, “tamam, artık uzlaştılar” gibi “süpürücü” ve “bitirici” hükümlerden mümkün olduğunca kaçınmak. Üçüncüsü: Kürdistan adı verilen coğrafyada ciddi bir sol-sosyalist birikim olduğunu; daha önemlisi KÖH’nin kendi içinde zengin ve ileri dinamikler barındırdığını unutmamak. Ve dördüncüsü: Başka konular gündeme geldiğinde pek de önem verilmeyen Marksizm’i Kürt sorunu söz konusu olduğunda hatırlayıp eleştiri oklarını sivriltme aracı olarak kullanmaktan vazgeçmek…

    Ne dersiniz? TSH bunları yapabilir mi?

    Yapabileceğini gösteren ciddi oluşumlar devrededir.

     

    İlerihaber.org

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -1- Öfkeyi hatırlamak

    Mahsuni Gül

    İnkılap Müzesi’ne verilen 6.500 eşya nerede?

    Kerem Berk

    “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

    Toros Korkmaz

    Kürt sorununun çözümü ve yeni ideolojik zemin bağlamında Alevilik

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

    23 Eylül 2026

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    20 Eylül 2026
    KADIN

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.