Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

    15 Haziran 2026

    15-16 Haziran’ın öğrettiği: Başka bir sendikacılık mümkün!

    15 Haziran 2026

    Cenevre’den yükselen ses: “G7’ye ve tüm emperyalist ittifaklara hayır!”

    14 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026

      Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

      11 Haziran 2026

      Arnavutluk Satılık Değildir!

      9 Haziran 2026

      Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

      9 Haziran 2026

      Sosyal demokrasi ve aşırı sağ arasına sıkışmak: İspanya deneyimi

      7 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      15-16 Haziran’ın öğrettiği: Başka bir sendikacılık mümkün!

      15 Haziran 2026

      CHP, devlet aklı ve hakim toplumsal blok

      14 Haziran 2026

      Flamingo Devrimi

      13 Haziran 2026

      Yeni/geç faşizm ve emeğin atomizasyonu

      13 Haziran 2026

      Kürtlüğün tanısal halleri; muayene odasındaki sessizlik

      7 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Toplumsal direniş rengarenk (Seçtiklerimiz)

    Toplumsal direniş rengarenk (Seçtiklerimiz)

    Siyasi Haber15 Mart 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Nurettin Demirtaş yazdı: Toplumsal direniş rengarenk (Seçtiklerimiz)

    Tüm yerel ve evrensel hakların reddi için yaşam hakkını ortadan kaldırmaları yetiyor. Bunlar faşizmin karakterinde vardır, ne kadar vahşi de olsa bunların doğasına göre garip değil. 


    Garip olan şey faşizmin saldırıları değil, bu saldırılara karşı toplumun yeterli tavrı göstermemesidir; ama yeterliliğe ulaşması için var olanı doğru değerlendirmek gerekir.


    Muktedir sıklıkla bu tabloya dikkat çekiyor: “Ne kadar diktatörlüğümüzü konuştursak da halkı ayaklandıramıyorsunuz” diyor. Ayaklanmadan anladığı nedir bilinmiyor ama galiba korktuğunun başına geldiğinden habersiz görünüyor.


    Yeryüzünün en soğukkanlı yalancısının bir an için doğru söylediğini farz edelim. Nedenleri sorgulandığında ilkin militarizmin toplum üzerindeki baskısı ve militarizmin içselleştirilme düzeyinden bahsedilebilir. Buna karşı bilinç, örgütlülük ve eylem geliştirmekten, yani öncülükten sorumlu olan kadroların yaşadığı yetersizlikler de sıralanabilir. Daha başka nedenlerden de bahsedilebilir. Fakat hiçbir neden Davutoğlu’nu ve yaptıkları zulmü zere kadar haklı çıkarmaz.


    Hitler, Almanya’daki taban örgütlenmelerine dayanmıştı ki her zaman “oyların tümü” onundu; Saddam her seçim sandığından yüzde 99 oy alıyordu; Kenan Evren’in Anayasası bile oy rekoru kırmıştı. Bunları bilmek sonucu değiştirmese de darbe gölgesindeki seçim sandıklarının ya da zayıf toplumsal tepkilerin faşizmi güçlendirdiğini göstermeleri bakımından önemlidir. 


    Şimdi gelelim esas soruna: Toplum gerçekten sessiz midir veya bu sessizlik hükümetin yaptıklarına onay vermek anlamına mı geliyor? Davutoğlu böyle olduğunu iddia ediyor.


    Öyle midir değil midir? Buna kim karar verecek? Kim kazanırsa o mu?


    Göründüğü kadarıyla tarihin tüm savaşlarında kazananların hükmü geçerli olmuştur. Peki, hakikat öyle midir?

    Kerbela katliamını yapanların hükmünün geçerli olduğunu hangi vicdan-ahlak sahibi insan iddia edebilir?

    Kim Babek’in unutulduğunu, Şeyh Bedreddin’in hayallerinin bittiğini söyleyebilir? 

    Hz İsa çarmıha giderken Roma kazanmış görünüyordu ama öyle olmadı; Hz İsa’nın inancı tüm Roma’nın ve dünyanın büyük çoğunluğunun dini haline geldi. Böylesi örnekler çoktur.


    Faşizmin “Kazan-kazan” tarzında bir amacı olmaz, hiçbir zaman olmamıştır. Hesaplarına göre ömürleri yettiğince saldıracaklar yoksa bir anda devrilip gidecekler.


    Hitler yenilgiye uğrayıp intihar etmeden sadece 3 gün önce, iktidarının bin yıl süreceğini söylemiş.

    Faşizmin kazanması olası mıdır? Teorik olarak mümkündür ancak günümüz dünyasında en büyük zaferleri de elde etse, en güçlü faşizmin ömrü en fazla Hitler’in ömrü kadar olabilir. 

    Faşizmin en güçlüsü toplum karşısında en zayıf olanıdır. 

    Faşizm ne kadar katılaşmışsa toplumla alakası o kadar kalmamış demektir. Faşizm ve toplum diyalektiği de böyledir. Şimdi “toplum sessiz midir?” sorusunu bir kez daha soralım. 

    Faşizm toplumdan destek görmüyor, sadece toplumu bastırıyor.

    “Fırtına öncesi sessizlik” sözü mevcut gerçekliği kısmen açıklayabilir; “dipten gelen dalga” sözü de gerçeğin bir başka şekilde ifadesi sayılabilir fakat sosyoloji bilimi çağımızı demokrasi çağı olarak tarif etmektedir. Bu pencereden bakalım. 

    Demokrasinin evrensel kabul görmüş tek tanımı, toplumun kendini yönetmesidir. Toplumun kendini yönetme hakkı, yani demokrasi ortadan kaldırıldığında toplum asla tepkisiz kalmaz çünkü o an artık varlık-yokluk anıdır. 

    Toplum sessiz değildir, ne denli zorlansa da faşizmin araç ve yöntemlerini kullanmadan, en demokratik şekilde direnmektedir. Mutlak sessizlik yoktur. Zulme karşı her yerde mutlaka direniş vardır. 


    Üstelik sadece güncel değerler değil, tarih ve doğa hep beraber direniyorlar. Tüm yitikler harabelerinden çıkmış, geleneğin gücüyle direniyorlar.

    Herkes aynı şekilde, aynı yöntemle direnmez; çünkü toplum, seslerin her renginin çiçeklendiği bir demokrasi bahçesidir. Hepsinin görünür kılınması gerekir. 


    Direnişin toplumsallaşması demek nicelik kazanmasından çok toplumun her kesiminin direnişe katılması demektir:


    Öz yönetim kentlerinde cansiperane direnenler;

    Okulda, evde, iş yerinde, yolda, meydanda, yürüyüşte, hücrede direnenler;

     “Bu suça ortak olmayacağız” diyerek direnenler;

    Müzikle, resimle, edebiyatla, sinemayla, tiyatroyla, sporla direnenler;

    Aklıyla, diliyle, kalemiyle, yüreğiyle, inancıyla, azmiyle, emeğiyle, eylemiyle direnenler;

    Gülüşüyle hatta “heyecanıyla” direnenler…

    Tüm renkler ve sesler aynı denize akan nehirler gibidirler!

    Ve kışın karları eridiğinde coşarlar,

    8 Mart kutlamalarının müjdelediği gibi


    (Nurettin Demirtaş'ın bu yazısı 14 Mart tarihinde Yeni Özgür Politika'da yayınlanmıştır.)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    15-16 Haziran’ın öğrettiği: Başka bir sendikacılık mümkün!

    15 Haziran 2026

    CHP, devlet aklı ve hakim toplumsal blok

    14 Haziran 2026

    Flamingo Devrimi

    13 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

    Siyasi Haber

    Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

    Aycan E. Prifti

    Arnavutluk Satılık Değildir!

    Nuran Gelişli

    Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    15-16 Haziran’ın öğrettiği: Başka bir sendikacılık mümkün!

    Ümit Akçay

    CHP, devlet aklı ve hakim toplumsal blok

    Kıvanç Eliaçık

    Flamingo Devrimi

    Volkan Yaraşır

    Yeni/geç faşizm ve emeğin atomizasyonu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    24 saattir yerin 1200 metre altında: Madenciler açlık grevinde, direniş sürüyor

    14 Haziran 2026

    Özel sektör öğretmenlerine Ankara’da polis müdahalesi: Sendika Başkanı gözaltına alındı

    14 Haziran 2026

    Özşen Madencilik işçileri yerin 1200 metre altında açlık grevine başladı

    13 Haziran 2026
    KADIN

    KCDP Mayıs 2026 Raporu: 16 kadın katledildi, 33 şüpheli ölüm var

    5 Haziran 2026

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.