“Sarı, kırmızı ve yeşil kültürel bir kimlik ve duygusal ifade aracıdır”
Başvurucu Tufan İlbaş, cezaevi idaresinin resmi izniyle temin ettiği boncuklarla ürettiği bilekliğin engellenmesi üzerine yaptığı başvuruda; sarı, kırmızı ve yeşil renklerin sembolik ve kültürel bir derinliğe sahip olduğunu, manevi dünyasını bu renklerle ifade ettiğini vurgulamıştı.
Anayasa Mahkemesi de kararında, bu renklerin yalnızca sıradan birer görsel unsur olmadığını ve bireyin kimliği ile bağını kabul etti:
- Kültürel Anlam ve Dışavurum: AYM, başvurucunun sarı, kırmızı ve yeşil renkleri kullanarak duygularını dışa vurduğunu; renklerin kültürel sembolizminin ve bir hissin el işi vasıtasıyla aktarılmasının Anayasa’nın 26. maddesindeki ifade özgürlüğü güvencesi altında olduğunu belirtti.
- Keyfi Engelleme: Kültürel kimliğin ve sembollerin ifadesi niteliğindeki bu el işi ürünün sırf içerdiği renkler sebebiyle yasaklanmasının veya “izinsiz üretildi” bahanesiyle engellenmesinin hukuki dayanağı bulunmadığı tespit edildi.
Yargının ihmali: UYAP’taki resmi izin ve renklerin yasaklanma çabası
Süreç boyunca yerel makamların renklerin taşıdığı simgesel anlamı ve yasal izinleri göz ardı ettiği Yüksek Mahkeme tespitleriyle ortaya kondu:
- Cezaevi İdaresinin Tutumu: Resmi izin verilerek temin edilen malzemelerle yapılan bileklik, barındırdığı sarı, kırmızı ve yeşil renkler nedeniyle cezaevi yönetimi tarafından yakınına verilmedi; ancak mahkemeye verilen yazıda renk yasağından bahsedilmeyip “izinsiz yapıldı” iddiası öne sürüldü.
- Mahkemelerin İncelemesiz Reddi: İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi, UYAP sisteminde açıkça yer alan resmi izin kararını incelemeksizin idarenin yazısını esas alarak renk kısıtlamasına dolaylı onay verdi.
- Sonuç: AYM, hak ihlalini gidererek kararı yeniden yargılama yapılmak üzere Tekirdağ 2’nci İnfaz Hakimliğine gönderdi ve İlbaş lehine 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
