Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Engelliler “Onur Yürüyüşü” için 3 Mayıs’ta Diyarbakır’da buluşuyor

    26 Nisan 2026

    2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

    26 Nisan 2026

    Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

    25 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

      26 Nisan 2026

      Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

      25 Nisan 2026

      24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

      23 Nisan 2026

      Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

      21 Nisan 2026

      Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

      21 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

      25 Nisan 2026

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026

      Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

      24 Nisan 2026

      Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

      20 Nisan 2026

      Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

      20 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » SYKP Ordu: ‘Fındık üreticisinin sabrı tükendi’

    SYKP Ordu: ‘Fındık üreticisinin sabrı tükendi’

    Siyasi Haber21 Ekim 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SYKP Ordu İl Temsilciği, fındık üreticilerinin sorunlarına dikkat çekmek için bir basın metni yayımladı. Metinde, fındık üreticilerinin sorunları ile bu sorunlara ‘duyarsız kalan’, ‘hatta bu sorunların müsebbibi olan hükümet’ de teşhir edildi.

    SiyasiHaber


    Geçtiğimiz günlerde, MHP’nin fındık üreticilerinin sorunlarının ve çözüm yollarının araştırılmasına yönelik TBMM’ye sunduğu araştırma önergesi, oylamada CHP, HDP ve İyi Parti’nin de desteğini aldı. İktidar partisi AKP ise, önergeye karşı oy kullanarak önergenin reddedilmesini neden oldu. Dünyadaki tüm fındık üretiminin yüzde 70’ini karşılayan ve ihracatın da yüzde 75’ine sahip olan Türkiye’de fındık üreticilerinin sorunları günbegün artıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) fındık için bir taban fiyat açıklamış değil. AKP'nin bölge milletvekillerinin yaşanan sorunlara yaklaşımı geniş bir kesim tarafından eleştiriliyor.


    Oysa sadece meclisteki siyasi partiler değil, diğer muhalefet partileri de fındık üreticilerinin sorunlarına dikkat çekmek ve onlara destek vermek için çabalıyorlar. SYKP Ordu İl Temsilciği de bugün yayımladığı basın metninde, fındık üreticilerinin sorunlarını sıraladıktan sonra çözümün nasıl sağlanacağını açıkladı.


    AKP hükümetinin de bu sorunların müsebbibi olduğunun, şimdiki AKP’li bölge milletvekillerinin de sorunlara duyarsız kaldığının ve lakayıt yaklaştığının belirtildiği basın metnini tamamını aşağıda bulabilirsiniz:


    "Basına ve Kamuoyuna,


    Sorunu nerede aramalı? 


    Sorun sadece fındıkla ilgili araştırma önergesine ret oyu veren AKP’li milletvekillerinde mi, yoksa bu vekilleri meclise taşıyan fındık üreticisi seçmenlerde mi? 


    Birkaç gün önce MHP, fındık üreticisinin sorunlarının araştırılması için meclis araştırma komisyonu kurulmasını talep etmişti. Bu önerge HDP, CHP ve İyi Parti tarafından da destek görmüştü. Dört partinin desteğini alan araştırma önergesi iktidar partili milletvekillerinin ret oyları ile kabul görmedi.


    İster istemez insanın aklına neden acaba sorusu geliyor?


    Çünkü fındık, devletin kasasına milyar dolarlar getiren bir üründür. Şu veya bu şekilde sekiz milyon üreticiyi yakından ilgilendiren bir üründür. Üstelik 2002 yılından beri AKP iktidarına, her seçim döneminde yaklaşık yüzde 65 gibi yüksek destek veren üreticinin ürünüdür.


    Daha bir kaç ay önce yapılan seçimlerde dahi, AKP’li adaylar fındığa destek verileceğini ve TMO'nun piyasaya girerek taban fiyatının belirlenmesinde rol alacağını defalarca belirtmişlerdi. Hatta  AKP’li aday Şener Yediyıldız, Gülyalı ilçesinde yapılan bir toplantıda, bir üreticinin sorduğu soru karşısında bunalarak üreticinin her iki kulağından tutarak 'TMO fındık alacaaakkk, TMO fındık alacaaakkkk' diyerek avazı yetercesine bağırmıştı.


    Nerede şimdi bu milletvekili?


    Bu vekil ve o esnada mecliste bulunan 154 partidaşı, bırakın TMO'nun piyasaya girmesini, araştırma komisyonunun dahi kurulmasına ret oyu verdiler.


    Çok ilginç değil mi? 2002 yılından beri omuzlarınızda taşıdığınız parti ve milletvekilleriniz, sizlerin biricik ürünü olan fındıkla ilgili sorunların araştırılmasını dahi istemiyorlar ver ret oyu veriyorlar.


    Ama aynı iktidar sanayi üretimindeki krizlere karşı devletin her türlü imkânını seferber ederken, neden başta fındık olmak üzere diğer tarım ürünlerine destek vermemekte?


    Her ne hikmetse özellikle AKP’li Ordu ve Giresun il yönetimleri, bu sorun karşısında dut yemiş bülbül gibi susmaktalar.


    Hani bir yazarın şöyle bir cümlesi var: "Duvardaki ayna kırık olunca düz çizgi eğri gözükürmüş." Karadenizli fındık üreticisi de bir türlü kırık aynadan başını alıp düz çizgiyi görememekte.


    Hani derler ya ne ekersen onu biçersin diye? Evet, kapitalist sistem kendi ektiğini biçiyor. Kendi bağnaz, baskıcı, gerici ve canavar sömürü sisteminin devamı için kendi vekillerini meclise gönderiyor ve istediği gibi kendi çıkarları doğrultusunda yasalarını onaylattırıyor.


    Böylesi canavar bir gücün karşısında sisteme göbeğinden bağlı milletvekillerinin hayır deme şansı var mı?


    Durum böyle olunca dün seçim meydanlarında vaat ettiklerinin tam tersini yapmak zorunda kalıyorlar. Bu iktidar, 17 yıllık iktidar sürecinde, ne üretici köylünün ne de çalışan işçinin çıkarına hiçbir şey yapmamıştır. Bu iktidarın ne fındık üreticisi için ne de diğer tarım üreticileri için söyleyeceği hiçbir şey yoktur.


    Daha bir kaç gün önce, yine yerel bir kanalda AKP Ordu milletvekili Metin Gündoğdu şöyle diyordu: "Biz iktidar partisi olarak HDP, CHP gibi partilerin peşine takılarak evet oyu vermeyiz, biz 3-4 aydan beri bu sorunla ilgili kalıcı bir çözüm arayışı içerisindeyiz" ve devam ediyor…


    Konuşmasının devamında tarımla ilgili hiç bir çözüm yolunun olmadığı, hatta  tam bir çaresizlik içersinde olduklarının işaretlerini vermektedir. Daha da kötüsü, üretici köylünün köylerini bırakıp kaçmaları için, enerji politikası adı altında, tüm dereleri uluslararası sermayeye peşkeş çektiler.


    Akan her bir dere üzerine, nerdeyse her 10 km’de bir HES kurdular. Ellerinden gelse, her köye bir taş ocağı veya bir maden ocağı açmak istemektedirler. Amaç üretici köylüyü göçe zorlamak ve üreticinin elindeki fındık bahçelerini Ferrori gibi fındık sektöründe tekelleşmiş şirketlere ya kiralamaya ya da satışa zorlamak istemektedirler.


    AKP'nin fındıkla ve diğer tarım ürünleri ile ilgili ulusal tarım politikası budur. Diğer bir çözüm önerileri ise; lisasnlı depoculuk adı altında, üreticinin ürününü tekellerin söz sahibi olduğu depolara doldurarak istediği zaman istediği fiyatı vermek. AKP iktidarı bunların altyapısını oluşturmaya çalışıyor. 


    Sonuç olarak çözüm aslında üreticinin kendi ellerinde. Günübirlik geçici çıkarlar yerine, daha uzun ömürlü kalıcı çıkarlar esas alınmalıdır. Her şeyden önce üretici, iktidarın gelip geçici, günübirlik palavralarına kanmaktan vazgeçmelidir.


    Sorun, sadece fındıkta taban fiyat değildir. Sorun, üretici birliklerinin karşısındaki tüm bürokratik uygulamaların kaldırılması sorunudur. Ve üretici, devletin hiçbir engeline takılmadan kendi ürününü pazarlayabilmelidir.


    Sorun, Fiskobirlik’in hiçbir siyasi partinin arka bahçesi haline getirilmeden, üreticinin bağımsız öz örgütü haline getirilme sorunudur.


    Sorun, yaşlanmış olan bahçelerin sökülme ve tüm araç-gereç, gübreleme maliyetlerinin desteklenme sorunudur.


    Sorun, aynı zamanda mevsimlik işçilerin eğitim, barınma ve iş güvenliği sorunudur.


    Sorun, aynı zamanda devletin ve yerel halkın şovenizmle mücadele sorunudur.


    Hepsinden de öte sorun, demokrasi sorunudur.


    Eğer yaşadığınız bu ülkede demokrasi yoksa üreticinin de kendi haklarını alma, sorma ve sorgulama hakkı da yok demektir."


    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi


    Ordu İl Temsilciliği

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Yusuf Kazdal dosyası Tuncay Sonel şüphesiyle gündem: “Gülistan Doku gibi mi kapatıldı?”

    24 Nisan 2026

    İran’da üç Kürt mahpusa idam cezası

    21 Nisan 2026

    Ayşegül Doğan: “Türkiye’de kimsenin hayatı güvende değil, siyasi sorumluluk alınmalı”

    16 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

    Remzi Altunpolat

    Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

    Toros Korkmaz

    24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

    Mehmet Murat Yıldırım

    Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Feyyaz Kerimo

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    Yetvart Danzikyan

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    Füsun Sarp Nebil

    Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

    Sertan Batur

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Mersin Limanı’nda 114 günlük direniş: “Suç işleyen biz değiliz, anayasal hakkımızı istiyoruz”

    24 Nisan 2026

    Madencilerin Ankara direnişinde kritik eşik: Biber gazlı müdahale, beş işçi hastanede

    24 Nisan 2026

    Hatimoğulları maden işçilerini ziyaret etti: “İktidar işçinin değil, sermayenin yanında”

    23 Nisan 2026
    KADIN

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026

    Dêrsim’de kadınlar adalet için yürüdü: “Gülistan için açılan kapı tüm failleri yakacak”

    24 Nisan 2026

    Gemlik’te kadınlardan barış yürüyüşü: “Müzakere koşulları derhal oluşturulmalı”

    19 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.