Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    20 bin yıllık Cilo Buzulları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya: Önlem yerine ticarete açılıyor

    24 Temmuz 2026

    Doruk Madencilik’te işçilerin kararlı direnişi kazandı: Brikmiş alacaklar ödendi

    24 Temmuz 2026

    Trump yönetiminden 60 ülkeye ek gümrük vergisi

    24 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Lozan Antlaşması’nın paradigması

      24 Temmuz 2026

      Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

      23 Temmuz 2026

      Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

      22 Temmuz 2026

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

      17 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

      16 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » SYKP 4. Kongre Sonuç Bildirgesi açıklandı: “Ya sosyalizm ya yok oluş”

    SYKP 4. Kongre Sonuç Bildirgesi açıklandı: “Ya sosyalizm ya yok oluş”

    Siyasi Haber20 Ağustos 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    7-8-9 Ağustos’ta “Bu Ablukayı Dağıtacak, Birlikte Yeni Bir Dünya Kuracağız” şiarıyla düzenlenen SYKP 4. Olağan Kongre/Konferansının sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildirgede, “kapitalizmin dayattığı “yok oluş” zorlaması karşısında” mücadele çağrısı yapıldı.

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) 4. Olağan Kongre/Konferans Sonuç Bildirgesi yayımlandı.

     

    Bildirgede; savaş, ırkçılık, faşizm, LGBTİ+ ve kadın düşmanlığından beslenen kapitalizm ve patriyarkanın insanlık ve doğayı bir felakete sürüklediğinin altı çizilirken topyekun bir direniş hattına, anti-faşist bir birlikteliğe işaret edildi. 

     

    Bildirgede, “Bugün bizlere, kapitalizmin dayattığı “yok oluş” zorlaması karşısında ceplerimize dayanışmayı, cüreti, kararlılığı ve umudu doldurarak egemenlerin hayallerini kabusa çevirecek yolları gerçeğe dönüştürmek düşüyor” ifadeleri kullanıldı.

    Tweet URL: twitter.com/SYKPgenelmerkez/status/1428721859625988105

    Bildirgenin tamamı şöyle:

     

    Kapitalizmin ağırlaşarak süregelen ekonomik krizine eşlik eden Koronavirüs pandemisi, kapitalizmin politik, ideolojik ve kültürel krizini ve tıkanıklığını yeniden görünür hale getirdi. Ortaya çıkışından itibaren insanlığın başına gelen felaketlerin başlıca kaynağı olan kapitalist sistem artık insanlığın toptan yok oluşuna kapı aralıyor. “Ya sosyalizm ya yok oluş” ifadesinin artık çok daha yakın bir tehdit olduğu günümüzde; kapitalist felakete tüm dünyada otoriterleşme, ekolojik yıkım, patriyarkal saldırılar eşlik ederken, Türkiye’de ise bu süreç faşizmin bir devlet biçimi olarak inşasının zorlanması ile şekilleniyor. 

     

    Kapitalist sistem, girdiği bu çok boyutlu krizi yeni felaketler yaratmaya hazırlanarak aşmaya çalışıyor. Sanayi 4.0 olarak ifade edilen ve yapay zekaya dayanan sermaye birikim rejimiyle yaşadığı krizden çıkmayı hedefleyen kapitalist egemenlik, devletin bütün olanaklarını kullanarak insanlığı fiziksel ve zihinsel olarak kontrol altına almaya çalışıyor. 

     

    Dünyadaki otoriterleşme eğilimi; birçok devlet biçimini hayata geçirmiş olan burjuvazinin, gözetlemeden sonra şimdi denetim devleti biçimindeki yeni bir egemenlik sisteminin üretimine işaret ediyor. 

     

    Artık eski biçimlerle ilerleme imkanlarının ortadan kalktığını, 2008 krizinden bugüne kadar geçen 13 senede attığı bütün adımların kendisini tekrar tekrar başladığı noktaya getirdiğini gören burjuva sınıfı, yaşadığı krizden çıkabilmek için, sermaye birikim modelindeki bu değişiklikle birlikte toplumsal ilişkileri yeniden dizayn etmeye hazırlanıyor. Tüm bu süreç uluslararası ve bölgesel çatışmaları tetikliyor, kapitalizmin sürekli yeni savaşlar üretmekten başka çaresi kalmıyor. 

     

    Kapitalizm kölece çalışma düzenini yetkinleştirmeye çalışırken, sadece sömürüyü arttırmıyor. Kapitalizmin bu sürecine katlanarak büyüyen ırkçılık, kadın ve LGBTİ+ düşmanlığı eşlik ediyor. Patriyarkal kapitalizm, kadın emeğine dayalı toplumsal yeniden üretimi içselleştiriyor ve özünün bir parçası haline getiriyor. Tüm bu krizler ve saldırı dalgasıyla birlikte iklim değişikliği, toprağın ve suların kaybı ekolojik krizi derinleştiriyor. Kapitalizm sadece insanlığı değil, insan dışı yaşamı da tehdit ediyor.

     

    Covid-19 pandemisi ile hızlanan yeni birikim modelinin bir çıktısı da patriyarkanın kapitalizmle kurduğu ilişkinin sonucu olarak, ev içi bakım işlerinin, ücretsiz çalışma saatlerinin artışı ile ücretli işlerinde çalışmanın dayanılmaz bir boyuta ulaşması ile kadınların zorunlu “rıza” üretilerek işlerini bırakması, daha fazla kazanan erkeğin işine devam etmesi sonucunu doğuruyor.

     

    Tüm bunlar, emekçileri ve dünya halklarını bir yol ayrımına getiriyor. Ya kapitalizm kendini yeniden tahkim edecek ve insanlığı ve insan dışı yaşamı yok oluşa sürükleyecek ya da görkemli bir şekilde “gerçek insanlık çağına” ilerleyerek bütün egemenlik, tahakküm, iktidar, sömürü, cinsiyet ve ezme/ezilme ilişkilerinin, hiyerarşik yapılanmaların topyekûn aşılmasını sağlayacak yolu açacak. 

     

    İçinde bulunduğumuz bu geçiş döneminde, Türkiye’de ise faşizmin kurumsallaştırılması ve ülke dışında savaş kışkırtıcılığı devam ediyor. Dışarıda nüfuz alanları yaratmaya ve yayılmaya çalışan Türkiye egemenleri, toplumu devletin ‘beka’ sorununa boyun eğmeye zorlarken diğer taraftan siyasal islam ile geleneksel faşist hareket harmanlayarak “İslam-Türk sentezine” dayalı faşist bir diktatörlüğün inşasını hedefliyor. 

     

    Kürt halkına ve Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı tasfiye savaşını genişletmek isteyen Türk Devleti, Kürdistan’ın tüm parçalarında bu savaşı yaygınlaştırmaya çalışıyor. Rojava’da savaş hukukuna, uluslararası hukuka, sınırların değişmezliği ve toprak bütünlüğü ilkelerine tamamen aykırı gerekçelerle sürdürülen saldırılar Kürt sorununda yeni bir evreye, sorunun köklü biçimde uluslararasılaşmasına işaret ediyor. Devletin bu saldırılarına karşı Kürt Özgürlük Hareketi ile sosyalist hareketimizin stratejik ittifakı ve birleşik mücadelesi hem sosyalizm mücadelesinin hem de aktüel antifaşist mücadelenin en yakıcı gündemlerinden birini oluşturuyor. 

     

    AKP-MHP Faşist İktidar Bloğunun sözcülerinin ve liderleri Erdoğan’ın ağzından düşürmediği ‘sosyal ve kültürel hegemonyanın tesisi’ sorunu, faşist blok tarafından hala aşılamıyor. Bu kurumsallaştırma süreci, yasal zeminleri hazırlanmış olmasına rağmen tamamlanamıyor. Çünkü halkın büyük çoğunluğu faşist diktatörlük inşasına rıza göstermiyor. 

     

    Bunun önündeki en önemli engellerden birinin HDP’nin varlığı olduğu açıktır. Bu nedenle faşist blok, HDP’den kurtulabilmek için çeşitli Ali Cengiz oyunlarına başvurmaktadır. HDP’nin kapatılması için açılan dava da, parti çalışanı bir genç kadına işkence edilerek ölümüne neden olunduğu gibi HDP binalarına yapılan saldırılar da, iktidarın kışkırtması ile paramiliter milis güçler tarafından Kürt halkına çeşitli illerde yapılan ırkçı saldırılar da bu oyunların parçasıdır.

     

    Faşist diktatörlük tehlikesi en yakıcı tehlike olmaya devam ederken, faşist bloğun aşamadığı bu problem onu yeni provokasyonları devreye sokmaya itiyor. Faşist blok tarafından hayata geçirilen baskı, sindirme, şiddet, çatışma, savaş politikaları ve bunlara eşlik eden yoksulluk, işsizlik, kadın cinayetleri, doğa yıkımı ve birçok sorun kendi tabanlarında da büyük bir erimeye yol açıyor. 

     

    Bütün bunlar sosyalist hareketin acil ve öncelikli görevinin faşist bloğu iktidar katından indirmek olduğunu yeniden hatırlatıyor. Dönemin devrimci/kurucu önderlik perspektifi, faşizme karşı farklı mücadele anlayışlarını, biçimlerini, enstrümanlarını karşı karşıya koymadan, birbirini boşa düşürecek tarzda işletmeden faşizme karşı birleşik bir görevin parçaları olarak anlayan bir sorumlulukla hareket etmektir.

     

    Kararlı, programatik ve taktik anlamda yapı sahibi bir demokrasi cephesi olmaksızın anti-faşist kesişim/bulutsu ittifak, iktidarı sarsmaya, iç çelişkilerini daha şiddetlendirmeye, başka faktörlerinde etkisiyle varoluş için onu yeni yollar aramaya zorlasa da bu yolların bulunmasını sağlayamaz.

     

    Su götürmez bir şekilde karşımızda olan gerçek; sosyalist hareketin güncel siyasal görevinin faşizmi kurumsallaştırma ve yerleştirme hamlesine son verecek, faşist bloğu iktidar katından indirecek en geniş cephe siyasetini hayata geçirmektir. Bu siyaset ancak ezilenlerin tarihsel blokunu kurmak için yürütülen mücadeleler içinde ete kemiğe bürünecek ve anlamlı bir iktidar alternatifi olma seviyesine yükselme imkanına kavuşacaktır.

     

    Sosyalizmin yeni bir tarihsel döneme girdiği bu süreç, yeniden yapılanma problemini sosyalist hareketin gündemine almasının zorunluluğunu apaçık biçimde ortaya koyuyor. Sosyalist hareketin ve sosyal mücadelelerin herhangi bir kümesinin, bu çok kapsamlı ve çok boyutlu problemler yumağını çözmeye ve çözüm üretmeye yeltenmediği ölçüde kendi sorunlarını çözemeyeceği hakikati karşımızda durmaya devam ediyor. Sosyalist hareketin yeniden kuruluşu problemi, 20. yüzyılın belirlenmeleri üzerinde gerçekleşen ayrışmaların geride bırakılarak, 21. yüzyıl gerçekliğine uygun çözümlemelere dayalı yeni saflaşmaları dayatıyor. 

     

    Demokrasi mücadelesini kesintisiz bir biçimde sosyal bir cumhuriyet ve giderek sosyal devrim çerçevesine oturtarak, demokrasi ittifakı içerisinde ortak tutum geliştirmeyi başarmak yaşadığımız çağın gerçeklikleri, yıkılan sosyalizmlerin zaaflarında çıkarılan derslerle birleştirilerek daha ileri bir adımın yapısal olarak da gerçekleştirilebilmesinin imkanlarını içerisinde taşıyor. 

     

    SYKP’nin ortaya çıkış deneyiminde gördüğümüz gibi, söylediklerimizin ve yaptıklarımızın ortaya çıkan yeni duruma uyarlanarak tekrarlanması bir farklı düzeyde yeni bir ‘SYKP’nin yaratılmasının imkânlarını ortaya koyabilir. 

    Bugün bizlere, kapitalizmin dayattığı “yok oluş” zorlaması karşısında ceplerimize dayanışmayı, cüreti, kararlılığı ve umudu doldurarak egemenlerin hayallerini kabusa çevirecek yolları gerçeğe dönüştürmek düşüyor. 

     

    Mülksüzleştirenlerin, sömürücülerin yalanları yaşananlarla tekrardan görünür hale gelirken, “Tarih bitti” diyenler, “proletaryanın sonu”nu vaaz edenler suspus! 

     

    Her yaşanan, tarihin sürdüğünü bize tekrar hatırlatıyor. Bütün ezme ve ezilme ilişkilerinin tasfiye edildiği bir toplumun hala gerçek olduğu her gün kanıtlanırken, bu gerçek, işçi sınıfının, kadınların, gençlerin, LGBTİ+’ların ve tüm ezilenlerin kapitalizmin ve patriyarkanın çürüyen setlerini yıkıp geçerek gerçek insanlık çağına ulaşmamız için bize sesleniyor.  

     

    Ve şüphe yok ki bu gerçek; bütün sırça köşkleri ateşe verecek, mülksüzleştirenleri mülksüzleştirecek, bayrağında “herkesten yeteneğine göre herkese ihtiyacı kadar” yazılı bir dünyayı kuracaktır.

     

    Yaşasın devrim ve sosyalizm!

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Lozan Antlaşması’nın paradigması

    Mehmet Murat Yıldırım

    Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

    Ömer Bölüm

    Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

    Asya Erdal

    Bir teşhir metni olarak Kefernahum

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Doruk Madencilik’te işçilerin kararlı direnişi kazandı: Brikmiş alacaklar ödendi

    24 Temmuz 2026

    Çapa Tıp Fakültesi’nde işten çıkarılan işçilerin nöbeti 15’inci gününde

    24 Temmuz 2026

    Ankara yürüyüşünün ikinci gününde işçilere polis müdahalesi: DİSK Enerji-Sen yöneticileri gözaltına alındı

    22 Temmuz 2026
    KADIN

    AKP iktidarında kadın hakları ve can güvenliği raporu: Binlerce kadın katledildi

    22 Temmuz 2026

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.