Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Doruk Madencilik işçilerine polis ablukası, bakanlığa yürüyüş engellendi

    27 Nisan 2026

    Direnişteki Doruk Maden işçilerine SYKP’den ziyaret

    27 Nisan 2026

    Engelliler “Onur Yürüyüşü” için 3 Mayıs’ta Diyarbakır’da buluşuyor

    26 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

      26 Nisan 2026

      Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

      25 Nisan 2026

      24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

      23 Nisan 2026

      Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

      21 Nisan 2026

      Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

      21 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

      25 Nisan 2026

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026

      Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

      24 Nisan 2026

      Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

      20 Nisan 2026

      Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

      20 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » “Sur’da bir bellek yok edilmeye çalışıldı”

    “Sur’da bir bellek yok edilmeye çalışıldı”

    Siyasi Haber1 Aralık 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi anmaları kapsamında dün Baro Evi’nde “Tahir Elçi ve Kültürel Miras” konulu bir panel düzenledi. Panelde yapılar ile insan ilişkisi, Sur’daki yıkım ve sonrasında yaşananlar ile verilen hukuki mücadele anlatıldı.

    Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi anmaları kapsamında dün Baro Evi’nde “Tahir Elçi ve Kültürel Miras” konulu bir panel düzenledi. Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın moderetörlüğünde yapılan panelin konuşmacıları müzisyen-mimar Mehmet Atlı, Diyarbakır Mimar Odası Başkanı Şerefhan Aydın ve avukat Nuray Özdoğan’dı.


    Remzi Budancir'in Artı Gerçek'te yer alan haberine göre panelde yapılar ile insan ilişkisi, Sur’daki yıkım ve sonrasında yaşananlar ile verilen hukuki mücadele anlatıldı.





    Tahir Elçi ve Sur



    Panelin ilk konuşmacısı olan Mehmet Atlı, Tahir Elçi’nin kültür ve kent hakları savunucusu olduğunu hatırlattı. Kentlerin insan ile yakından ilişkili olduğunu belirten Atlı, Tahir Elçi’nin herkesin konudan uzak durduğu dönemde inisiyatif aldığını söyledi. Elçi’nin, Sur’da yaşanan çatışmalı süreçte kentin belleğini korumaya çalıştığını ifade eden Atlı, “Yurttaşlık hakları, kent hakları, bir kentlilik bilinci ve o kente sahip olma bilinci son derece modern bir bilgidir. Tahir Elçi gerçekten üst düzey bir tarza, modern bir kentlilik biçimine işaret ediyor. Ben bu kentte oturuyorsam, yaşıyorsam, bu kentin sahibi benim. Bu kentin her şeyinden ben sorumluyum herkes kadar. Tahir Elçi bu konularda kafa yoran bir insandı. İnisiyatif aldı” dedi.


    Atlı, konuşmasının devamında mimari yapı ve insan ilişkisini anlattı, mekânların siyasal olduğunu söyledi. Atlı, “Bir kenti ve mimarisini anlayabilmek için bunları bilmek lazım. Örneğin fabrika mekanı anlaşılmaksızın kapitalizm üzerine konuşulamaz. Şatoları, sarayları çözmeden feodaliteyi anlayamazsınız. Kültürel miras bu açıdan çok önemlidir” diye konuştu. 



    ”Hani burası Toledo olacaktı?"


    Atlı, Suriçi'ndeki yıkım ve devamında uygulanan politikalara da değindi. İsim vermeden dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Sur ile ilgili açıklamasını hatırlatan Atlı, “Burası Toledo olacaktı… Böyle sözler hatırlıyoruz” diyerek, yaşanan yıkıma değindi. Atlı, konuşmasını insanın mimari yapılar ile olan ilişkisi, iktidarın mekana bakışı üzerinden sürdürdü: Tarih felsefecileri, ‘hafıza aynı zamanda unutmayı içerir’ der. Hafıza aynı zamanda unutulmuş, unutulmak istenen, görmezden gelinen, duymazdan gelinen, saklanan şeylerdir. Yüzleşilmeyen şeylerdir. Yüzleşme süreci ile ilişkisini görmemiz gerekiyor. Bu topraklarda yaşanan jenositler, kırımlar, yıkımlar, yok edilmiş kültürler… Kültürel olarak giderek neden daha çorak bir ülke oluyor burası sorusunun cevabı; kaybettiğimiz mimarlar, kaybettiğimiz sanatçılar, göçürttüğümüz kavimlerdir.



    ”Konu Osmanlı yapısı olunca kıyamet kopuyor"


    Tarihle, tarihsel yapıların hoyratça bir ilişkisi var. İdeolojik olarak, sürekli olarak onu bir retoriğin yedeğinde tutan, gerektiğinde onu kurşun gibi kullanacak, silah gibi kullanacak ideolojik argümanlar var. Örneğin ‘Bu ata yadigarıdır’ söylemi. Bazen Türkiye'nin sınırının dışındaki bir yapı, bir türbe için kıyametlerin koparıldığını görürsünüz, duyarsınız. Hele hele konu bir Osmanlı yapısıysa… Tarihe böyle bir seçmecilikle mi bakacağız? İster antik Yunan, antik Anadolu, Helen, ister Hristiyanlık, ister Roma’dan kalmış olsun, ister hiçbir medeniyete göndermesi olmayan yerel inanışlar, yerel kültürler olsun buradaki bütün varlıklar bizim mirasımızdır, bunların hepsi bizimdir diyebiliyor muyuz? Böyle bir kurumsallık, böyle bir akademi ya var mı? Böyle bir dil görüyor muyuz?”



    ”Amaç belleği yok etmekti"


    Diyarbakır Mimar Odası Başkanı Şerefhan Aydın ise Sur içinde yaşanan yıkım hakkında konuştu. Mekan ve insanın birbirini tamamlayan önemli birer parça olduğunu ifade eden Aydın, “Ortada politik bir amaç var. Bin yıllık geçmişi var diyoruz. Sur’un bin yıl değil, 700 bin yıl geçmişi olsaydı bile olsaydı yine yıkarlardı” dedi.



    Yıkımların, mekanların bellek üzerindeki etkisi nedeni ile yaşandığını ifade eden Aydın, “Sur'da bulunan 6 mahalle yıkılmamış olsaydı ne olurdu?” sorusunu gündeme getirerek, şunları söyledi: Otorite mekânın bellek üzerindeki etkisini çözdüğü için bunun üzerinden politika üretiyor. Kürt toplumunda hafızayı canlı tutma kültürü vardır, bunu biliyoruz. Otorite de bunu biliyor. Yıkım gerçekleşmemiş olsaydı, o sokaklarda anmalar yapılacaktı. Toplumsal hafıza daima canlı tutulacaktı. Bunun için Suriçi'nin tamamı yıkılarak ortadan kaldırıldı. Binlerce yıllık geçmişi olan Suriçi dümdüz edildi. Bir taşı bile bırakılmadı. Yıkımdaki amaç bir hafızayı silmekti.



    ”Yıkılmaması için işaretlenen tarihi yapıları yıktılar"


    Suriçi'nde sadece evler yıkılmadı. Farklı medeniyetlerin iz bıraktığı tarihi yapılar da yıkıldı. Suriçi'nde bulunan 6 mahalleye girişler yasak olduğu için yıkımın boyutu net bilinmiyor. Aydın bu konu ile ilgili de çarpıcı bir bilgi paylaştı. Tarihi yapıların yıkımında ciddi suçlar işlendiğini ifade ede Aydın, içeriden aldığını ifade ettiği bir bilgiyi paylaştı: Sur’da çok ciddi suçlar işlendi. Suçların boyutu çok büyüktü. Tescilli olan yapılara dokunulamayacağı, zarar verilemeyeceği çok açık bir şekilde yasalarda belirtilmiş. Ancak Koruma Kurulu, (Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Müdürlüğü) çatışma sonrasında çok ilginç bir çalışma yapıyor. İçeriden aldığımız bilgiler doğrultusunda bunları anlatıyorum. Koruma Kurulu, Suriçi'nde yıkılmaması gereken tarihi yapıları işaretliyor. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çalışanları o işaretli yapıların yıkılması gereken yapılar olarak işaretlendiğini düşünerek gidip onları yıkıyor. Bu yerler bilinçli mi bilinçsiz mi yıkıldı onu bilemeyiz. Bunun sonucunda bu 6 mahallede 87 tane tescilli yapının yıkıldığını biz tespit ettik.



    ”Yargı İstanbul için verdiği kararı Sur için vermiyor"


    Avukat Nuray Özdoğan ise Sur başta olmak üzere, Cizre, Nusaybin ve diğer yerleşim yerlerinde yaşanan yıkım ile ilgili verdikleri hukuk mücadelesini anlattı. Özelikle Sur ile ilgili açtıkları davalar ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşandığını anlatan Özdoğan, İstanbul’da çok iyi kararlar veren ve yıkımı durduran heyetin, söz konusu Sur olunca aynı kararlar vermediğini söyledi. Zorla kamulaştırmanın hak ihlali olduğunu ve yargının benzer şekilde yurttaşların lehine kararlar verdiğini ifade eden Özdoğan, tüm bu sorunlara rağmen hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.


    (Artı Gerçek)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Yusuf Kazdal dosyası Tuncay Sonel şüphesiyle gündem: “Gülistan Doku gibi mi kapatıldı?”

    24 Nisan 2026

    İran’da üç Kürt mahpusa idam cezası

    21 Nisan 2026

    Ayşegül Doğan: “Türkiye’de kimsenin hayatı güvende değil, siyasi sorumluluk alınmalı”

    16 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

    Remzi Altunpolat

    Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

    Toros Korkmaz

    24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

    Mehmet Murat Yıldırım

    Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Feyyaz Kerimo

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    Yetvart Danzikyan

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    Füsun Sarp Nebil

    Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

    Sertan Batur

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Doruk Madencilik işçilerine polis ablukası, bakanlığa yürüyüş engellendi

    27 Nisan 2026

    Direnişteki Doruk Maden işçilerine SYKP’den ziyaret

    27 Nisan 2026

    Mersin Limanı’nda 114 günlük direniş: “Suç işleyen biz değiliz, anayasal hakkımızı istiyoruz”

    24 Nisan 2026
    KADIN

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026

    Dêrsim’de kadınlar adalet için yürüdü: “Gülistan için açılan kapı tüm failleri yakacak”

    24 Nisan 2026

    Gemlik’te kadınlardan barış yürüyüşü: “Müzakere koşulları derhal oluşturulmalı”

    19 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.