Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    29 Haziran 2026

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Venezuela’da kritik 72 saat aşıldı, can kaybı 1.450’yi geçti

    29 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

      23 Haziran 2026

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026

      CHP’nin ötesi

      16 Haziran 2026

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026

      CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

      18 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Robert Fisk: Türkiye yalnız, Erdoğan tehlikeli bir yolda, sırada ne var?

    Robert Fisk: Türkiye yalnız, Erdoğan tehlikeli bir yolda, sırada ne var?

    Siyasi Haber2 Ocak 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    The Independent’ın deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, IŞİD’in İstanbul Ortaköy’de bir gece kulübüne dönük gerçekleştirdiği ve 39 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının ardından gazetesinde “Batı’da biz Türkiye’deki ölümler üzerinde bu yüzden durmuyoruz?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

    Robert Fisk, Ortaköy Katliamı’nın ardından kaleme aldığı yazıda siyasi iktidara ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eleştiriler yöneltti. Fisk, “IŞİD’i bombaladığını iddia ederek Kürtleri bombalayabilen, kendisi Suriye ve Irak’a asker konuşlandırırken ülkesinin ‘iç işlerine’ hiçbir gücün müdahaleye kalkışmamasını isteyebilen biri, açık ki çok tehlikeli bir yolda yürüyordur. Pakistan’ın Afganistan’a dokunup karşısında İslamabad’a yürüyen Taliban’ı bulması gibi, Suriye’ye dokunursan sen de arka bahçende patlamalarla karşılaşırsın” dedi.


    The Independent’ın deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, IŞİD’in İstanbul Ortaköy’de bir gece kulübüne dönük gerçekleştirdiği ve 39 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının ardından gazetesinde “Batı’da biz Türkiye’deki ölümler üzerinde bu yüzden durmuyoruz?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.


    Siyasi iktidara ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ülkede ve Ortadoğu’da izlediği politikalar nedeniyle eleştirilen yönelten Fisk, Erdoğan’ı kastederek, “IŞİD’i bombaladığını iddia ederek Kürtleri bombalayabilen, kendisi Suriye ve Irak’a asker konuşlandırırken ülkesinin ‘iç işlerine’ hiçbir gücün müdahaleye kalkışmamasını isteyebilen biri, açık ki çok tehlikeli bir yolda yürüyordur” değerlendirmesinde bulundu.


    Fisk’in yazısı şöyle:


    ‘Olay Türkiye olunca manşetler unuttu gitti’


    Türkiye yalnız. Önce bunun arkasındaki ırkçı sebeplere bakalım. 39 kadın ve erkek yılbaşı günü Paris, Brüksel veya Berlin’de katledilmiş olsaydı, manşetler üç dört gün durulmazdı. Kurbanlar doğu Avrupalı olsa en fazla iki veya üç gün. Ama elbette olay Müslüman bir ülke olan – ve halkı her zaman Hıristiyanlar kadar beyaz olmayan –Türkiye’de olunca, manşetler birkaç saat sonra unuttu gitti. Nasıl olsa bizden değiller, dedi Batılılar.


    Dolayısıyla, oransal olarak bu kitlesel katliamda en fazla can kaybı verenler arasında Araplar olduğunu bu makalenin çok az okuru bilecektir: el kadar Lübnan’dan hem Müslüman hem de Hıristiyan üç ölü, dört yaralı var. Katliam kurbanlarına dair yerel televizyonların haberlerine yansıyan Lübnan’daki öfkenin hiç farkında değiliz: olayın haberi ile çökmüş ailelerle yapılan dehşet verici, sansasyonel ve hiç sınır gözetmeyen röportajlar öylesine acımasızdı ki Lübnan başbakanı gazetecilere ölenlerin yakınlarını rahat bırakma çağrısı yaptı.


    ‘Suriye’ye dokunursan sen de arka bahçende patlamalarla karşılaşırsın’


    Bir de askeri sebepler var. Türkiye Suriye savaşına ipini koparmış gibi dalmamış mıydı? Sınırından IŞİD’e ve Nusra Cephesine (yani El Kaide’ye, 11 Eylül katliamcılarına ve doğu Halep’in kahramanlarına) silah ve para akışına ve ne kadar katliam yapsa da “cihatçı” sayılmayan bir sürü ABD ve İngiliz ‘ılımlısının’ geçişine izin vermemiş miydi? Türkiye kendi Kürtleri ve üstüne bir de Suriyeli Kürtler ile yeniden savaşa tutuşmamış mıydı? Türk ordusu, ki bugünlerde bir sebeple bundan pek bahsetmesek de NATO’nun en büyük ordusudur, son zamanlarda bir miktar vefasızlaşmamış mıydı?


    Temmuz’daki darbe – ‘Gülenciler’ konusunda sıkılan onca palavraya rağmen – aslında Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmeye dönük bir ordu girişimiydi. Seçimle gelmiş bir diktatör (ki dünyada sayıları hızla artıyor) komşusunun iç savaşında geçiş yolu vazifesi görmek istiyorsa eğer – aynen Pakistan’ın Ruslara karşı savaşmak için Amerikan ve Suudi yardımı ve teşvikiyle silah, fon, savaşçı sokarak Afganistan’da yaptığı gibi – kendi büyük şehirlerinde katliamlardan başka ne bekliyor ki? Pakistan’ın Afganistan’a dokunup karşısında İslamabad’a yürüyen Taliban’ı bulması gibi, Suriye’ye dokunursan sen de arka bahçende patlamalarla karşılaşırsın.


    Ve bir de politik sebepler var. Türkler eskiden AB’ye üye olmak istiyorlardı; şimdi o kadar istekli görünmüyorlar ve kim onları suçlayabilir ki? Bu yüzden mevcut politikaları bir taraftan Rusya, İran, Çin ve dost olabilecek Arap hariç tüm uluslarla arayı yaparken diğer taraftan AB’den devasa rüşvetler alıp (Angela Merkel’in halt yemesi bu da), karşılığında deniz geçişini Avrupa’ya ulaşmaya çalışan Müslüman mültecilere kapatmak ve 79 milyon vatandaşı için vaat ettiği vizesiz Avrupa seyahatini talep etmek oluyor.


    ‘Erdoğan dış politikasında Osmanlı karşıtı bir çizgiye geldi’


    Eski Türk imparatorluğu notaljisi duyan (İstanbul’daki yeni gösterişli sarayının sebebi bu sanırım) bir adama göre tuhaf ama Erdoğan dış politikasında Osmanlı karşıtı bir çizgiye geldi: 2011 devrimleri sonrasında flört ettiği Arapları büyük güçlerin lehine neredeyse görmezden geliyor.


    O zaman başkan adayı iken Müslüman göçmenlere yönelik kısıtlamalar getirilmesini savununca Trump’ın adının İstanbul’daki kuleden silinmesini isteyen Erdoğan, şimdi Beyaz Saray’a gelecek yeni adamla birlikte eleştirilerden kurtulacağını düşünüyor. Ben olsam o kadar emin olmazdım.


    Problemin bir bölümü de bu zaten. Önce bir Rus jetini düşürüp sonra Putin’e yaltaklanan, Suriye devriminin başında Esad sevdalısı olup sonrasında ondan nefret eden, Avrupa’yla flört edip sonra AB’yi aşağılayan Erdoğan ittifak politikasında o denli kaypaklaştı ki, aklı başında hiç kimse Halife efendiye fazla yanaşmak istemeyecektir.


    ‘Erdoğan çok açık ki tehlikeli bir yolda yürüyor’


    IŞİD’i bombaladığını iddia ederek Kürtleri bombalayabilen, kendisi Suriye ve Irak’a (ki Türkiye’nin Musul dışındaki mevcudiyeti Bağdat hükümetinde büyük rahatsızlık yaratıyor) asker konuşlandırırken ülkesinin “iç işlerine” hiçbir gücün müdahaleye kalkışmamasını isteyebilen biri, açık ki çok tehlikeli bir yolda yürüyordur.


    ‘Sırada ne var?’


    Öyleyse sırada ne var? Daha fazla katliam mı? Tabi ki. IŞİD’den, Kürtlerden, Marksistlerden… adını siz koyun. Daha fazla darbe girişimi mi? Daha önemli siyasi ve askeri soru bu.


    Ekim itibariyle 164 general dahil 7000’den fazla Türk askeri tutuklanmış vaziyetteydi. Elbette ki cezalandırma maksatlı değil. Aklı başında her ordu, bu kadar çok askeri kodese tıktığınızda bunun sebebinin onları yargıya (ki onun da birçok mensubu tutuklamalardan nasibini aldı) teslim etmek olmadığını bilir.


    Hayır, NATO’nun en büyük ordusu içindeki kitlesel tutuklamalar, ordunun – Halife efendinin sonunun cezaevi veya daha beteri olacağı – daha başarılı bir darbe düzenlemesini önlemek için.


    (Dünyadan Çeviri)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İstanbul’da Onur Yürüyüşü yasaklarına rağmen Kadıköy’de eylem: Onlarca gözaltı var

    28 Haziran 2026

    Diyarbakır ve İstanbul’da on binler ‘Özgürlük Mitingi’nde buluştu: “Barış için cesur adımlar atılmalı”

    28 Haziran 2026

    Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlandı: “Vasiyetin sorumluluğumuzdur”

    28 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Nevzat Onaran

    Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

    Niyazi Aytaç

    CHP’nin ötesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Ercüment Akdeniz

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Meslek lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Efe’nin yaz tatili gerçeği: “Bizim için tatil yok, sömürülmeye devam ediyoruz”

    26 Haziran 2026

    Öğretmenlerin açlık grevi 10’uncu gününde: “Haklarımız iade edilene kadar direneceğiz”

    24 Haziran 2026

    Platform işçileri için küresel hak adımı

    23 Haziran 2026
    KADIN

    EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: “Eşit miras hakkı tehlike altında”

    27 Haziran 2026

    Batman’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporu ortaya çıktı: Tırnak örneğinde erkek DNA’sı bulundu

    25 Haziran 2026

    TJA’nın Özel Batman Şifa Bakım Merkezi önündeki adalet nöbeti devam ediyor

    21 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.