Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İngiltere’de “Burnham Dönemi” başladı: 10 yılda gelen 7. Başbakan görevi devraldı

    20 Temmuz 2026

    Patronlara rekor kâr, işçiye ağır sömürü ve sendika düşmanlığı

    20 Temmuz 2026

    Suruç Katliamı’nın 11. yılı: Gerçek failler ve kamu görevlileri hâlâ yargılanmadı

    20 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026

      Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

      13 Temmuz 2026

      Ne AHBAP ne AFAD!

      13 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

      17 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

      16 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » PKK’nin kendisini feshi üzerine

    PKK’nin kendisini feshi üzerine

    ERTUĞRUL KÜRKÇÜ kendi web sitesinde yazdı: Öcalan’ın çağrısı ve PKK’nin kararları, bu yarım yüzyılda hak arama bağlamında yeni toplumsal ilişkiler ve yeni bilinç durumlarının hasıl olduğu saptamasından güç alıyor. Bu saptamaya göre, bir çağ dönümünü haber veren tarihsel, toplumsal ve politik değişimler kapsamında, eşitsizlik, sömürü ve tahakküm üzerinde yükselen bir sosyopolitik rejimden özgürlüğe giden biricik yol cephe savaşı olmayabilir.
    Ertuğrul Kürkçü13 Mayıs 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1. Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) 12. Kongresi’nin partinin kurucusu ve önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısı doğrultusunda “silahlı mücadele” esasına dayalı “halk savaşı” stratejisini terk ve partiyi fesih kararı, mücadelenin Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde, bir bağlamdan başka bir bağlama geçişine dairdir.

    2. Bu karar, 20. yüzyıl sonlarından 21. yüzyıl başlarına kadar 52 yıl boyunca süregiden Kürt halk isyanının tarihsel haklılığının bu mücadelenin öznelerince inkârı ve devlet ve toplumun var olan şekil ve içeriğine yönelttikleri eleştirinin geri alınması anlamına gelmiyor. Bu çağrı ve kararlar, bu yarım yüzyılda hak arama bağlamında yeni toplumsal ilişkiler ve yeni bilinç durumlarının hasıl olduğu saptamasından güç alıyor. Bu saptamaya göre, bir çağ dönümünü haber veren tarihsel, toplumsal ve politik değişimler kapsamında, eşitsizlik, sömürü ve tahakküm üzerinde yükselen bir sosyopolitik rejimden özgürlüğe giden biricik yol cephe savaşı olmayabilir. Tüm yurttaşların birbirlerinin hak ve hukukunun savunucusu olacakları yeni bir yurttaşlık anlayışı arayışının içinde gerçekleşeceği bir siyasal iklimin oluşmasına, herkesin özgürlüğünü Kürtlerin özgürlüğüyle ilişkilendirmesine kapı açan, daha geniş dolayımlarda ilerleyecek  mücadele yordamları arayışına şans vermek  gerekir. Öte yandan gerek Öcalan’ın gerekse PKK’nin karşılıklı açıklamalarında dikkat çektikleri gibi, 20. Yüzyıl sosyalizmlerinin çöküş süreçlerinin eseri olan kafa karışıklıklarının bir yandan bu gelişmelerin yaratıcı bir biçimde değerlendirilmesini ve “nihai hedef”e giden yeni yolların layıkıyla değerlendirilmesini güçleştirdikleri, öte yandan devrimci hareketleri kendi kendilerini tekrara ya da geleceğe kaçışa sevk ettiği de bir hakikattir.

    3. Öcalan ve PKK bu açmazdan toplumsal güçleri seferber ederek çıkılabileceğinin idrakiyle, kendi zeminlerini harekete geçirerek tartışmanın terimlerini değiştiriyorlar. Yarım asırda çok büyük bedeller karşılığında kazanılmış mücadele deneyimlerine güvenerek, bütün imkân ve kabiliyetlerini ölçüp biçerek giriştikleri büyük muhasebe sonucunda attıkları bu adım, yönetici sınıf ve güçleri kendi mantıklarıyla sınıyor. “Beka” gerekçesiyle devletin ve toplumun halkların talep ve ihtiyaçları doğrultusunda dönüşmesi gerekliliğinden doludizgin kaçan iktidar sahiplerini mutlak “barışçılık” yolundan giderek -silahsızlanarak- “terörizm” sığınağından çıkma mecburiyetiyle karşı karşıya bırakıyor. Öcalan’ın 27 Şubat Çağrısı ve PKK’nin 12. Kongre kararları sonrasında Türkiye ve Kürdistan’da “terörizm”, kavramsal ve hukuksal olarak herhangi bir demokratik hakkın teslimi veya gerçekleşmesinin önünü kesmenin gerekçesi olmaktan çıkıyor. Bu kararlarla, -şiddetin hangi bağlamda olursa olsun “terörizm” sayılıp sayılmayacağı tartışması bir yana- her itirazın, her sosyal medya mesajının, her milliyetçilik ve ırkçılık eleştirisinin, devletin kutsallığına dönük her şüphe belirtisinin “terör örgütü propagandası” suretinde muhalefete iade edilmesinin de sonuna gelinmiş, ülkeyi yönetenlerin elinden her türlü hukuk dışılığın kutsal dayanağı, “beka” mugalatası bir seferde geri alınmıştır. Bunun topluma göreli olarak nasıl geniş bir eleştiri özgürlüğü alanı kazandırmış olacağı yakın gelecekte “yasak” duvarları bilfiil yıkıldıkça daha açıkça görülecektir.

    4. Öcalan ve PKK’nin son kararlarının ardından sıra devleti yönetenlerin sorumluluklarını sırtlanmalarına geliyor. Şimdi Kürdistan devrimcilerinin yarım yüzyıldır büyük bedeller ödeyerek mevcudiyetini tüm dünyaya kabul ettirmekte asli pay sahibi oldukları Kürt halkının neden evrensel haklarından yoksun bırakıldığını açıklamak zorunda olan bu toplum ve bu devlettir: Kürtler neden ana dilinde eğitim göremiyor? Neden dilleri TBMM’de “bilinmeyen dil” olarak kayda geçiyor. Neden, seçtikleri belediye başkanları, milletvekilleri, belediye meclis üyeleri görevlerinden alınıyor, neden yerlerine “kayyım” atanıyor, neden hapsediliyorlar; neden en yoksul, en ihmal edilen, gelir dağılımında, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda en geride olan iller Kürt illeri?.. Bundan böyle bu sorulara verilecek “terör” yanıtına inanacak Türk bulmak da eskisi kadar kolay olmayacak.

    5. Öcalan ve PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırmaya yönelik adımları Türkiye’nin siyasal ve düşünsel yaşamında, silahlı mücadeleyi başlatmakla yol açtıkları ölçüde uzun erimli, tarihsel sonuçları ima ediyor. Başkaldırının başını çekenler, attıkları ilk adımın hangi uyuklayan dinamikleri harekete geçireceğini, hangi toplumsal gerçekliğin akışını ne ölçüde dönüştürebileceklerini kesin olarak bilemezlerdi. Ancak yaşadıkları mücadeleler üzerinde düşünür, bunları anlamlandırmaya çalışır, kuvvetlerini derlemeye ve eğitmeye çabalarlarken sadece dünyayı değiştirmekle kalmadılar, dünyayı değiştirme pratiklerinden hareketle dünyayı kavrama yordamları, mücadele ve örgütlenme metodolojileri geliştirmeyi de başardılar. Yurtlarından, evlerinden, köy ve mezralarından kitleler halinde sürülenler, dünyanın beş kıtasında halklarının elçileri, fikirlerinin tebliğcisine dönüştüler. Kolombiya’dan İzlanda’ya, Güney Afrika’dan Kazakistan’a, Almanya’dan Japonya’ya, Moskova’dan Azerbaycan’a kadar, Kürdistan devrimcileri, kendi mücadele pratiklerinden edindikleri kavramsal sonuçları, başka dillerde yeniden düşünüyor ve her kıtada özgürlük dinamiklerinin birbirleriyle buluştuğu öbekler oluşturmayı başardılar. Bu maddi temel üzerinde halkların mücadelelerinin dünya çapında birbirleriyle eklemleneceği yeni bir küresel hareketlenmenin eli kulağında. Öcalan ve PKK’nin bu çok cesur kararının gerisinde, dünyanın bütün ülkelerinde her düzeyde hareket halindeki büyük dekolonizasyon pratiğinin meşruiyet alanlarını sınırsızca genişlettiğinin bilgisi ve sezgisi var. Öcalan’ın sistematik bir biçimde geleceğin örgütlenme modelinin enternasyonal bir hareket olarak şekillenmesi gerekliliğine dönük ısrarı boşuna değil. Bu, Kürtlerin dört parçada sömürgecilikle mücadele deneyimlerinin bilgisinin, insan varoluşunun küresel kapitalist hegemonyanın maddi ve sembolik mekanizmasınca sömürgeleştirilmesine isyanının bilgisiyle eklemlenme kabiliyetiyle ilgili. PKK’nin kendisini feshederken gösterdiği cesaret, yerel egemenlerin havsalasının alabileceğinden çok daha geniş bir alanda yaşayacağı bir rönesansa yönelmekte olduğu bilgisinden doğuyor.

    6. Nihayet, PKK ve Öcalan’ın içinden çıktıkları yerel zeminlere geri döndüğümüzde, attıkları adımı “güvenlik” penceresinden okuma gayretlerinin beyhudeliğine işaret etmeden olmaz. Sahip oldukları sosyal genlik ve giderek büyüyen ve Türkiye ve Kürdistan’ın bütün sanayi, ticaret ve kültür merkezlerine yayılan nüfusları dolayısıyla PKK ve Kürtlerin toplumsal ve politik varoluş tarzlarındaki her değişim, temas ettikleri her şeyin, her kurumun ve çevrenin değişmesini kaçınılmaz kılıyor. Bu bağlamda, Öcalan ve PKK’nin attıkları son adımın, yalnızca “güvenlik” konusu olarak kalmayacağını, kendileri değişirken herkesin ve her şeyin değişmesine etkide bulunarak siyasal ve kurumsal bir dizi değişikliği peşinde sürükleyeceğini ileri sürmek kehanet sayılmaz. Bunun için Öcalan ve PKK’nin son açıklamalarında kendisini gösteren “sosyalizm” vurgusundaki yükselişin siyaset alemindeki dolaysız etki ve imalarına göz atmak yeter: “Silah bırakma ve fesih” sonrasında milliyetçilik, liberalizm, bilinemezcilik, tanrı arayışı, metafizik, komplo teorileri, spiritüalizm vb., vb. tarafından istila edileceği umulan zihinlerin, “sosyalizm” ışığıyla aydınlanıvermesine bakarak, hareketin örgütsel ve siyasal formu ne olursa olsun, her dönüm noktasında modern sosyalizmle temasa geldiği ilk momentten güç alma ve 1968 devrimciliği ve 1971 isyancılığından geriye düşme ihtimalini kategorik olarak dışlama refleksinin stratejik ortaklığımızın sigortası olduğuna güvenmeye devam edebiliriz.  

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    20 Temmuz 2026

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    19 Temmuz 2026

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    18 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Bir teşhir metni olarak Kefernahum

    Musa Piroğlu

    Kırılma noktası

    Mahsuni Gül

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    Cemalettin Efe

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Patronlara rekor kâr, işçiye ağır sömürü ve sendika düşmanlığı

    20 Temmuz 2026

    Dilovası katliamı için Gebze ve Ankara’da adalet nöbeti: “Tüm meydanlar adalet nöbeti alanı olacak!”

    19 Temmuz 2026

    Staj değil cinayet: Alanya’da konteynerde yanan iki çocuk yaşam mücadelesini kaybetti!

    18 Temmuz 2026
    KADIN

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.